Kayalık dağ,

Abel,
Taşlık dağ, 
Kayalık dağ, 
(Taş için) çok sert.

Çok sert taş ki, kırmızı, beyaz veya siyah renkli olur.

Abel kelimesinin diğer anlamı;
Ak, beyaz.
Ağaç yaprağının dökülmesi.
Yassı ve enli yaprak.

Ahbel, Divane, deli.

Taşlık dağ,

Abel,
Taşlık dağ, 
Kayalık dağ, 
(Taş için) çok sert.

Çok sert taş ki, kırmızı, beyaz veya siyah renkli olur.

Abel kelimesinin diğer anlamı;
Ak, beyaz.
Ağaç yaprağının dökülmesi.
Yassı ve enli yaprak.

Ahbel, Divane, deli.

Planya, Ağaç rendelemekte kullanılan uzun marangoz rendesi...

Planya,
Ağaç rendelemekte kullanılan uzun marangoz rendesi.

Bördübet, Gökova körfezinin güney kıyısında doğal güzelliğiyle ünlü bir koy...

Bördübet, 
Gökova körfezinin güney kıyısında doğal güzelliğiyle ünlü bir koy.

İspiriz, Van’ın güneydoğusunda yüksek bir dağ kütlesi.

İspiriz,
Van’ın güneydoğusunda yüksek bir dağ kütlesi.

Tarantula, Güney Avrupa’da yaygın iri bir örümcek cinsi...

Tarantula,
Güney Avrupa’da yaygın iri bir örümcek cinsi.

Tarantula,
İtalyanca Taranto, Tarantola,
Lycosa cinsinden bir örümceğin özel adıdır. Lycosa familyasından Lycosa tarantula.
Güney Avrupa’da yaygın iri bir örümcektir.

Sarık…

Destar,
Sarık, 
Farsça, دستار
Suvluk,
Salde,
Mişvaz,
Pansuman,
Sargı, 
Sarık,

Arapça, İmame.
Farsça, Destar.

Pamuklu veya ipek kumaştan yapılmış, doğrudan başa, fes, kavuk gibi bir başlığın üzerine sarılan kumaştan baş örtüsü.
Sih ve müslüman toplumlarında, genellikle Asya ülkelerinde yaygındır.
Türkçede sarık dendiğinde özel olarak Osmanlı'da kullanılan, fes veya kavuk üzerine sarılan sarık türü kastedilir.
Sarık pek çok Avrupa dilinde turban olarak anılır. 
Bu kelimenin kökeni Farsça dulband sözcüğüne dayanır. 
Türkçeye tülbent olarak geçen kelime Fransızcaya turban olarak geçmiştir.
Fransızcadan Türkçeye geçen türban kelimesi ise Türkçede kadın başörtüsü anlamında kullanılır.
Kavuk, 
Külah, 
Takke ve fes gibi bir başlıkla üzerine sarılmış ince uzun tülbent, ağbani veya şaldan meydana gelir. 

Başı aşırı sıcaklıktan koruma ve vücut ısısını muhafaza etme özelliği sebebiyle gündüzleri sıcak, geceleri soğuk olan karasal iklimin hüküm sürdüğü çöl ülkeleriyle Hindistan’da yaygındır. 
Sarığın Arapça’da pek çok adı bulunmakta, bunlar arasından daha ziyade imame (Farsça ve Türkçe’de amame) kelimesi kullanılmaktadır. 

Hz. Peygamber Mekke’nin fethi sırasında siyah sarık (imame sevda) giymiştir.

Başa giyilen kavuk, sikke, külah, börk, fes ve başka serpuşlar üzerine sarılan tülbent, ağbani, şal gibi kumaş ve bezler. (Sarık sarılış biçimine göre burma, silme, dardağan, dolama, örfi, şekeraviz, kafesi gibi adlar alır.

Başlık Üzerine Sarılan Sarık, Amane,

Mutancana’ya benzeyen Edirne’ye ait olan bir Osmanlı yemeği ..

Zirva,
Zirva yemeği,

Mutancana isimli yemeğe büyük benzerlik gösteren kuzu eti ve meyveler ile yapılan bir yemek. Kuşbaşı kuzu eti ve meyveler ile hazırlanan bu yemek hem Osmanlı mutfağını hem de Mevlevi mutfağını çağrıştırıyor. 


Malzemeler;
500 gr kuzu eti (Kuşbaşı), 
200 gr badem, 
1 küçük salkım üzüm, 
100 ml bal, 
10 kuru kayısı, 
2 kuru incir, 
3 kuru kara erik, 
Tuz,

Yapılışı;
Kuşbaşı, kuzu eti ile yapılır. Etleri küçük kuşbaşı kesin, 3 yemek kaşığı su ilave edip ateşin üzerinde etin rengi değişene kadar pişirin. Etlerin rengi dönünce yarım su bardağı su ilave edin. Piştikten sonra tuzunu ekleyin. Isıtılmış balı, soyulmuş ve az haşlanmış bademi, ince doğranmış, az haşlanmış kayısıyı, soyulmuş ve çekirdekleri çıkarılmış üzümü, soyulmuş eriği ete katın. Yemeği, helmeleneninceye kadar ateşin üstünde karıştırın. Yaklaşık 2 saat civarında pişirdikten sonra servis edebilirsiniz.

İçinde kuru erik, kuru incir, kayısı, üzüm gibi birtakım meyveler olan bu yemeğin en güzel özelliği ramazanda yapılmasıdır. Ramazan'da imarethanelerde dağıtılır. 

Portekiz’de bir kent....

Evora,
Portekiz’de bir kent.

Portekiz, 1500-1800 yılları arasında güçlü bir denizcilik imparatorluğuna sahip olmuş, İspanya sınırındaki İber Yarımadası' ndaki bir güney Avrupa ülkesidir.  
Atlantik Okyanusu'ndaki konumu ile kültürünün merkezi olmuş. 


Tuzlu morina balığı ve ızgara sardalye yemekleri ile ünlüdür. Algarve'nin plajları ise ülkenin en güzel yerlerindendir. 
Önemli şehirleri;
Braga, 
Coimbra, 
Évora, 
Lamego, 
Başkent, Lizbon, 
Porto, 
Silves, 
Viseu.

Osmanlı mutfağına özgü elmalı ve köfteli bir tencere yemeği ...

Mersmuye,
Osmanlı mutfağına özgü elmalı ve köfteli bir tencere yemeği.

Stefanos Yerasimos’un tarifiyle Mersmuye yapılışı;
Malzemeler;
500 gr. koyun budu
4 çorba kaşığı nebati yağ
2-3 soğan
200 gr. haşlanmış nohut
1 /1 dl koruk suyu
200 gr. kıyma
3 elma 
100 gr pirinç
Tuz
Nane
1 diş sarımsak

Yapılışı;
Soğanı ince doğrayıp, küçük kuşbaşı kesilmiş et ile birlikte yağda kavurun, 1 dl. sıcak su ilave edip pişmeye bırakın. Et pişince koruk suyunu ekleyip bir taşım kaynatın.
Kıymadan fındık büyüklüğünde köfteler hazırlayıp, elmaları ince dilimleyin ve daha önce ıslatılmış pirinçle birlikte tencereye ilave edin, tuzunu koyun, pişirin.
Üstüne ezilmiş 1 diş sarımsak ekleyip, taze nane serpin.

Bazı Osmanlı yemekleri;
Çeşidiyye, 
Hazariyye, 
Merserem, (koyun etiyle yapılan bir yemek)
Medfune, 
Mersmuye, (elmalı ve köfteli bir tencere yemeği),
Mutancana,
Nirbac, (havuç ve koyun etiyle yapılan bir tür yemek)
Piyaziyye.
Raşidiyye, 
Reştiye, (tulum peyniri, ceviz, maydanoz ve kırmızı biberle yapılan erişte yemeği)
Rummaniyye,
Tüffahiyye.
Zirva, (Kuşbaşı kuzu eti, badem, salkım üzüm, bal, kuru kayısı, kara erik ile yapılan bir tür yemek)


Bossanova, Brezilya kökenli bir dans ve müzik...

Bossanova,
Brezilya kökenli bir dans ve müzik.

Kopiluvar, Endonezya’da yaşayan bir hayvanın dışkısından elde edilen, dünyanın en değerli kahvesi...

Kopiluvar,
Endonezya’da yaşayan bir hayvanın dışkısından elde edilen, dünyanın en değerli kahvesi.

Sadekar, Kuyumculara taslak hazırlayan kimse...

Sadekar,
Kuyumculara taslak hazırlayan kimse.

Aretas, İstanbul’daki Göksu Deresi’nin antik dönemlerdeki adı...

Aretas,
İstanbul’daki Göksu Deresi’nin antik dönemlerdeki adı.

Rimaye, Araplarda silah kullanma ustalığına verilen ad...

Rimaye,
Araplarda silah kullanma ustalığına verilen ad.

Remy, Rimaye,
Silah kullanma
Ok atmayı ve ok atma yarışını ve 
Her türlü atıcılık ve atış yarışlarını ifade eder.


Arabistan dini çok tanrılı bir putperestlik. 
Araplarda, Bir insanın mükemmel sayılabilmesi için üç şart aranırdı. 
  • Belagat, duygu ve düşünceleri açık ve etkili olarak anlatma, 
  • Rimaye, silah kullanma, 
  • Furuiye binicilik.


Ünsiyet, Ahbaplık, arkadaşlık...

Ünsiyet,
Ahbaplık, arkadaşlık.

Pianit, Kuru ve pullu küçük leke ve kabarcıklar halinde deri lezyonu...

Pianit,
Kuru ve pullu küçük leke ve kabarcıklar halinde deri lezyonu.

Starets, Eski Rusya'da halk tarafından peygamber ya da keramet sahibi sayılan keşiş ve azizlere verilen ad ...

Starets, 
Eski Rusya'da halk tarafından peygamber ya da keramet sahibi sayılan keşiş ve azizlere verilen ad .

Tiryak, Bitkisel, hayvani yada madeni maddelerin karışımından yapılan macun, panzehir...

Tiryak,
Bitkisel, hayvani yada madeni maddelerin karışımından yapılan macun, panzehir.

Tifüs, “Lekelihumma” da denen ateşli ve tehlikeli bir hastalık...

Tifüs,
Yanıkara,
Yankın,
Lekelihumma, 
Ateşli ve tehlikeli bir hastalık.
Lekeli humma, 
Bitle geçen, ortalama 15 gün süren, vücutta pembe lekelerle beliren ateşli ve tehlikeli bir hastalık türüdür. 

İktibas, Bir yazıya başka bir yazarın yazısından alınmış parça...

İktibas,
Alıntı,
Bir yazıya başka bir yazarın yazısından alınmış parça.

Arapça iḳtibās,
Eskimiş Ödünç alma.
Eski dilde Ödünç alınan şey,

Lansman, Bir ürünün pazara verilmesi ...

Lansman,
Bir ürünün pazara verilmesine Lansman denir. 
Lansman, lanse etmek, sunmak gibi eş anlamlı sözlerle de ifade edilebilir.

Elleçleme, Lojistik tesislerde, ürünlerin yerinin değiştirilmesi, paket yapısının bozulup yeniden oluşturulması, kap boyutlarının değiştirilmesi, kontrol edilmesi, etiketleme, streçleme gibi işlemlerin tamamı için kullanılan bir terim ...


Elleçleme,
İng. Handling,

Lojistik tesislerde, ürünlerin yerinin değiştirilmesi, paket yapısının bozulup yeniden oluşturulması, kap boyutlarının değiştirilmesi, kontrol edilmesi, etiketleme, streçleme gibi işlemlerin tamamı için kullanılan bir terim. 

Bu işlemler Gümrük gözetimi altındaki eşyanın asli niteliklerini değiştirmeden yapılır.

Gümrük gözetimi altındaki eşyanın asli niteliklerini değiştirmeden  istiflenmesi, yerinin değiştirilmesi, büyük kaplardan küçük kaplara aktarılması, kapların yenilenmesi, tamiri, havalandırılması, karıştırılması ve benzeri işlemler için kullanılır. Gümrük yönetmeliğinin 63 sayılı ekinde elleçleme işlemlerinin neler olduğu ayrıntılı olarak belirtilmiştir. 

Elleçleme işlemlerinin yapılabilmesi için, eşya sahibinin yada temsilcisinin gümrük idaresine yazılı olarak müracat etmesi gerekir. Ancak eşyanın antrepo rejimine tabi olması dumunda elleçleme müracatları yetkilendirilmiş gümrük müşaviri vasıtasıyla  yapılır. 

Geçici depolama yerleri ve antrepolarda, elleçleme işlemlerinin yapılabilmesi için gerekirse ayrı bir bölüm de tahsis edilebilir. Her türlü ürün için ele alınması gereken 4 boyut vardır. 

  1. Hareket,
  2. Miktar,
  3. Zaman 
  4. Hacim. 

Ürünlerin herhangi bir depo veya alan içerisinde kısa mesafeli hareketlerinin verimli bir şekilde hareket, miktar,  zaman ve hacim boyutları ele alınarak ayrıştırılması ve sevk alanına veya araçlarına ilgili ekip ve ekipmanla taşınmasıdır.

Eliböğründe, Geleneksel Anadolu Türk konut mimarlığında, ahşap yapılardaki çıkmaların altına çapraz olarak konan destek...

Eliböğründe,
Geleneksel Anadolu Türk konut mimarlığında, ahşap yapılardaki çıkmaların altına çapraz olarak konan destek...

Tabularasa, İnsan zihninin deney edinmeden önce, üzerine hiçbir şey yazılmamış bir tabletten farksız olduğunu belirtmek için kullanılan deyim.

Tabularasa,
İnsan zihninin deney edinmeden önce, üzerine hiçbir şey yazılmamış bir tabletten farksız olduğunu belirtmek için kullanılan deyim.

Avoha, Madagaskar'da yetişen ve kağıt yapımında kullanılan bir bitki ...

Avoha,
Madagaskar'da yetişen ve kağıt yapımında kullanılan bir bitki.

İkfa, Aralarında ses benzerliği bulunan iki değişik harfin, kafiyenin son harfi olarak kullanılması ...

İkfa,
Aralarında ses benzerliği bulunan iki değişik harfin, kafiyenin son harfi olarak kullanılması.

Ulah, Osmanlılar döneminde Romanya’nın yerli halkına verilen ad...

Ulah,
Osmanlılar döneminde Romanya’nın yerli halkına verilen ad.

Borçlunun ödeme gücünü kaybetmesinden dolayı borçlarının tümünü veya bir kısmını ödeyemeyeceğini ilan etmesine verilen ad ...

Moratoryum, 
Moratoryum, borçlunun ödeme gücünü kaybetmesinden dolayı borçlarının tümünü veya bir kısmını ödeyemeyeceğini ilan etmesine Moratoryum adı verilir. 
İng. Moratorium,
Frn. Moratoire,
Alm. Moratorium.

Latincedeki geciktirme anlamına gelen mora kelimesi ve moratorius sözcüklerinden türetilmiştir. Vadesi gelmiş borçların yasayla, mahkeme ilamıyla, anlaşma ile ertelenmesine moratoryum denilir. Bu süreç genellikle borçlu ve alıcı arasında borcun yeniden yapılandırılması, borçların vadelerinin uzatılması ile sonuçlanır.

Bu durum genellikle devletler için dış borçlarından kaynaklı söz konusudur. Ayrıca uluslararası hukukta devletler tarafından bir durumun hatırlatılması amacıyla ilan edilen kararlara da moratoryum denilir.


Devletler de içine düştükleri yoğun döviz dar boğazı dolayısıyla dış borçların anapara ve faizlerini ödeyemeyeceklerini ilan edebilirler. Moratoryumda borç ortadan kalkmaz, ödemeler ertelenir, faiz oranları yeniden belirlenir.

Osmanlı İmparatorluğu 1875 yılında moratoryum ilan etmiş ve 1881’de Duyun-i Umumi idaresi kurulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti de 1958 yılında moratoryum ilan etmiştir.

Atuf, Çok esirgeyici, merhametli ...

Atuf,
Arapça, Atuf - atûf,
Çok acıyan, pek merhametli.  
Çok esirgeyici, merhametli.
Çok şefkatli, pek merhametli olan Allah.  
Karşılıksız seven ve acıyıp esirgeyen .

Jüri, Seçiciler kurulu ...

Jüri, 
Frn. Jury,
İng. Jury,
Alm. Jury,
Lat iurare, 
Yargı heyeti,
Hakem heyeti. 
Müntehib hakimler,
Seçiciler kurulu.
Herhangi bir mesele için hüküm vermek üzere toplanan heyet, cemaat.
Mahkeme etmek, yemin etmek.

Lat ius, iur, yasa, töre, yasak .
Herhangi bir mesele için hüküm vermek üzere toplanan yetkili kurul.
Bir mesele hakkında hüküm vermek için toplanan heyet.
İngiliz yargılama sisteminde yer alan ve diğer bazı ülkelerde de uygulanan, mahkeme esnasındaki konuşmalara ve delillere göre sanığın suçlu olup olmadığına karar verecek olan halktan kimseler topluluğu.
Bir konuda sınama, değerlendirme veya eleme yapmak üzere, alanında yetkin olduğu kabul edilen en az iki kişinin bir araya gelip oluşturdukları karar organı.

Anarya, Geri vites kolu ...

Anarya, 
Geri vites kolu.

İndi, Herkesçe kabul edilebilecek bir temele değil de kişisel görüşe dayanan ...

İndi,
Herkesçe kabul edilebilecek bir temele değil de kişisel görüşe dayanan.
Herkes tarafından kabul edilebilecek bir temele bağlanmayıp yalnız bir kişinin kendi kanısına dayanan.

Kişisel özellik.
Nitelik, 
Hasep.

Recül, Bir işin ustası olan kimse...

Recül,
Arapça, recul, (ﺭﺟﻞ) 
Erkek,
Yetişkin erkek,
Eski dilde Yetişmiş, ergin erkek.
Arapçada recül,
Bir işin ehli. 
Er kişi, Adam.
Erbab, Erbap.
Feriştah,
Abesi,
Bir işin ustası.
Bir işin ustası olan kimse.
Bir işi en iyi yapan kişi, usta.
İşin ehli olan kimse, bilgi ve ihtisas sahibi, erbap.

Bir hekimin ustalığı, mahareti, Hazakat, 
Becerikli, usta, Mahir,
Bir işi ustalıkla yapan, usta, mahir, sanatkar.

MİT, Milli Emniyet Hizmeti yerine kurulan, Türkiye'nin resmi istihbarat örgütünün kısaltma adı ...

MİT,
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), 
İstihbarat teşkilatı.
Kuruluş Tarihi, 22 Temmuz 1965,
Ulus, Ankara
Türkiye'nin resmi istihbarat örgütüdür.
Milli Emniyet Hizmeti yerine, 1965 yılında kurulmuş. 


Önceki örgütler;
Müsellah Müdafaa-i Milliye (1921-1923)
Milli Emniyet Hizmeti Riyaseti (1926-1965)

MİT, Türkiye Cumhurbaşkanlığı'na bağlı olarak görev yapar.  Türkiye'nin bölünmez bütünlüğüne, varlığına, bağımsızlığına, güvenliğine karşı içten ve dıştan gelecek mevcut ve olası tehditler hakkında bilgi toplamak, önlem almak ve gerekli durumlarda ilgili makamları uyarmakla görevli teşkilattır.

Devletin milli güvenliği ile ilgili her konuda istihbaratın tek elde toplanabilmesi amacıyla, TBMM tarafından 22 Temmuz 1965 tarihinde 644 sayılı kanun ile Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) olarak kuruldu. MİT, bir Müsteşar tarafından yönetilmesi ve Müsteşarın, kanun ile belirlenen görevlerin yerine getirilmesinde sadece Başbakan'a karşı sorumlu olması öngörüldü. 

Bu konular ile ilgili olarak, 1 Kasım 1983 tarihinde 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu çıkarıldı. Kanun 1 Ocak 1984 tarihinde yürürlüğe girdi. 

Boyuna iki düşey düzlem arasında inşa edilmiş kemer parçası...

Ano,
Boyuna iki düşey düzlem arasında inşa edilmiş kemer parçası...

Sert, şiddetli, katı...

Anif,
Anif, 
Arapça anif 
Eski dilde, Sert, kaba,

Steif,
Katı, sert,
Eğilmez, bükülmez,
Şiddetli, sert,
Ağdalı, koyu,
Resmi,

Perese, Duvarcıların doğrultu bulmakta kullandıkları çekül ipi...

Perese,
Duvarcıların doğrultu bulmakta kullandıkları çekül ipi.

Romans, Şarkı türünde ve piyano için hazırlanmış beste...

Romans,
Şarkı türünde ve piyano için hazırlanmış beste.

Enis, Dost, arkadaş...

Enis,
Barışık,
Adeş,
Sevgili, yar.
Dost, Arkadaş.
Birini riyasız ve samimi duygularla seven, her bakımdan kendisine güvenilir kimse, enis. 

Enîs, Arapça, انيس .
Dost.
Sevgili. 
Aralarında yakınlık bulunan,

Enis, Dost kelimesinden türetilmiştir. 
Sevilen insan, muhib, yâr.
Evlilik dışı ilişki kurulan kadın veya erkek.
Erkek veya kadın sevgili, maşuk, mahbub, maşuka, mahbube.

Arapça, yâr,
Farsça, yâr, یار .
Farsça, dost یار .
Dost, sevgili,
Arkadaş. 

Arapça, Ah, dost. 
Sevgili. Arkadaş. 
Ahbâb, Arapça, dostlar, احباب .

Farsça, dost, sevgili,  دوست .
Yakın arkadaş. 
Tanrı.    
Farsça, dûst, دوست .
Dost. 
Sevgili. 
Tanrı.

Dost,
Sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi anlaşılan kimse, düşman karşıtı,
Erkek veya kadının evlilik dışı ilişki kurduğu kimse, zamazingo.
Sahibine sevgi gösteren hayvan.
Bir şeye aşırı ilgi duyan, koruyan kimse
İyi geçinen, aralarında iyi ilişki bulunan, arkadaş.
Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, bacanak, eş, yâren, yoldaş.
Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik

Enis kelimesinin diğer farklı anlamları;
Sulu ve ağaçlı yerlerde bulunan ve sesi gayet hoş bir kuş.
Yaban horozu anlamında da kullanılır.

Tara, Güney Amerika’da yetişen, tohumu gıda ve kozmetik sanayisinde kullanılan, baklagillerden bir bitki...

Tara,
Güney Amerika’da yetişen, tohumu gıda ve kozmetik sanayisinde kullanılan, baklagillerden bir bitki.

Artvin’in Şavşat ilçesinde bir yayla...

Velat,
Arsiyan,
Artvin’in Şavşat ilçesinde bir yayla.

Velat Yaylası Artvin ili Şavşat ilçesi Kayadibi ve Pınarlı köylerine ait bir yayladır. 
Arsiyan yaylasının bitişiğindedir. 
Ilıca ve Pınarlı köyleri arasında kalır.

Dirayet, Yetenek, beceriklilik...

Dirayet,
Yetenek, 
Beceriklilik.
Zeka,

Hıdrellez’de genç kızların ve kadınların mâni çekerek baktıkları fal. ..

Mantıvar,
Hıdrellez’de genç kızların ve kadınların mâni çekerek baktıkları fal.
Anadoluda genç kızların ve kadınların, bir torbadan mani çekerek baktıkları fal.

İdrarda safra pigmentlerinin yokluğu...

Akolüri,
İng. acholuria, 
İdrarda safra pigmentlerinin yokluğu.
Pigment, Boyar madde.

Akolürik sarılık,
Glukuronik asitle birleştirememiş olan safra pigmentinin böbreklerden atılamaması sonucu biçimlenen sarılık.


İdrarda safra bulunması ...

Koluri,
İdrarda safra bulunması.

Türlü bitkilerin yaprak ve kabuklarıyla kokulandırılmış acımtırak bir içki..

Amer,
Türlü bitkilerin yaprak ve kabuklarıyla kokulandırılmış acımtırak bir içki.

Laik yaşama ait, dinden bağımsız olan ...

Seküler,
Fransızca, séculier,
İngilizce, secular,
Laik yaşama ait, dinden bağımsız olan.
Laik duruma getirme, dinden bağımsızlaştırma. 
Dünyevi olanı belirtir ve dünyanın nesnel halinin göz önünde tutulması demektir.
Siyasi anlamda, sekülerizm din ve devletin ayrılması olup teokrasinin zıttıdır.
Yüzyıllık, yüzyılda bir olan.

Seküler,
Sekülerizm
Sekülarist,
İngilizce secularist, Felsefede Dünyacılık yanlısı, dünyacı karşılığı kimse demektir.

Toplumda ahiretten ve diğer dini, ruhani meselelerden ziyade dünya hayatına odaklanılması yönündeki hareket. Laiklik, dini kişi ve kurumların devletin işleyişine ve devlet kurumlarına müdahale etmemesi, devletin de din işlerine karışmaması anlamına gelir. Dünyacılık, Bireysel katılımı önemli gören, dinin devletten ayrı ve özerk olmasını savunan öğreti.

Latince Saeculum, nesil veya yüzyıl anlamına gelir. Bu sözcük Hristiyan Latincesinde ise dünya anlamında kullanılmıştır. Türkçeye Fransızca sécularisme sözcüğünden türeyerek geçmiştir.

Eski dilde karaciğer...

Kebed,
Kebd,
Karaciğer,
Bönce,
Bağır,
Bavur,
Şüş,



Ayakkabıcıların kullandığı küçük eğe...

Limaki,
Ayakkabıcıların kullandığı küçük eğe.

Sivrisinekleri kovmaya yarayan tablet...

Mat,
Sivrisinekleri kovmaya yarayan tablet.

Keman gibi omza dayanarak çalınan yaylı bir çalgı...

Rebek,
Keman gibi omza dayanarak çalınan yaylı bir çalgı.

Dallı ve çiçekli bir ipek kumaş..

Diba,
Dallı ve çiçekli bir ipek kumaş.

Amarak, “Mercanköşk” de denen ıtırlı bir bitki...

Amarak,
Mercanköşk,

Mercan köşkü,
Mercenguş,
Merzengüş, 
Merzencuş. 
Şile, 
Yayla kekiği, 


Güveyotu, 
Keklikotu,
Origanum majorana,

Farsça, merzengüş.
Arapça,  merzencüş,
Mercanköşk, Oregano çeşidir. 
Marjorana hortensis. 
Aromatik, hoş kokulu, lezzeti ve kokusu kekiğe benzemeyen bir bitkidir.
Mercanköşk de denen ıtırlı bir bitki.

Halk dilinde Amarak olarak bilinir. Arapça ve Türkçe’den Batı dillerine de geçmiştir. Akdeniz havzası bitkisidir. Latince adı ‘Origanum majorona’ olan Mercanköşk, ballıbabagiller familyasındandır. Daha çok pembe olan çiçekleri dallarının ucunda demetler halinde bulunur. Küçük yapraklı, güzel kokulu bir saksı bitkisidir. Çeşitli türleri ülkemizde Trakya, Ege, Marmara ve Akdeniz bölgelerinde yabani olarak yetişir. Kurak yerlerde, kayalık bölgelerde sıkça rastlanır. Çalı görünümlü, hoş kokulu çokyıllık bir bitkidir. Koyu yeşil yaprakları kekik gibi aromalı kokar. Haziran ve Ekim ayları arasında beyaz ya da pembe çiçeklerle doğayı şenlendirir. Hemen her türlü et yemeğinde, sebzelerde, salatalarda kendine has aroması ile tat verir.  

Mercanköşk bitkisinden; 
mercanköşk çayı, mercanköşk yağı, mercanköşk tentürü, mercanköşk merhemi ve mercanköşk kolonyası gibi esanslar, parfümler de üretilir. Baharat olarak kullanımı için toplanıp, kurutulması gerekmektedir. Afrodit, eğer bir mezarın üzerinde Mercanköşk çıkarsa ölen kişinin ruhunun sonsuza kadar mutlu olduğuna inanmıştır. 


Majorana, Bu çiçeğin ıtırlı bir cinsi olan yabanisine fare kulağı, origanum vulgare denir.

Dimi, Sıkı dokunmuş bir tür pamuklu kumaş...

Dimi,
Sıkı dokunmuş bir tür pamuklu kumaş.

Şamanist Türklerde doğal nesnelerde bulunduğuna inanılan ruhlara verilen ad...

İzi,
Şamanist Türklerde doğal nesnelerde bulunduğuna inanılan ruhlara verilen ad.

Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olan “Babil Asma Bahçeleri”ni kuran efsanevi Asur kraliçesi.

Semiramis,
Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olan “Babil Asma Bahçeleri”ni kuran efsanevi Asur kraliçesi.

Ayvadana, Kaynatılmış çiçekleri halk hekimliğinde kullanılan, çalı görünüşünde bir yavşan türü...

Ayvadana,
Yavşanotu,
Civanperçemi. 

Yaban nanesi  yaprağına benzer yapraklı, sarı acı çiçekli bir yabani ot. 
Mide rahatsızlığında ve şekerde kaynatılarak suyu içilir.  

Yavşan otu. 
Özel kokulu, acı, lezzetli ve sarımtırak, renkli, çiçekli bir bitkidir. Yaprakları iştah açıcı olarak kullanılır. 
Pelin otu,
Acı pelin, 
Acı yavşan, 
Ak pelin, yavşan otu. 

Ovoo, Şamanizm'de kutsal sayılan taş yığınları...

Ovoo,
Şamanizm'de kutsal sayılan taş yığınları.
Şamanlarda kutsal sayılan taş yığınları.

Karakoncolos, Çocukları korkutmak için uydurulmuş hayali yaratık...

Karakoncolos,
Karakoncoloz,
Karakoncolos,
Öcü,
Umacı,
Çocukları korkutmak için kendisinden söz edilen, gerçek dışı bir yaratık, umacı, hayalet.

Türk mitolojisinde, kara renkte ve çirkin olarak tasarımlanan bir umacı, bir kötülük cinidir. 

Özellikle Kuzeydoğu Anadolu Pontik kökenli, Laz kültüründe yer etmiş ve Bulgar folklorunde de rastlanan bir yaratıktır. Bir tür öcüyü andıran karakoncolos pek dehşetengiz sayılmaz ve zararsız olduğuna inanılır. 

Kürklü olduğuna inanılan bu yaratığın isminin Yunanca Kalikantzaris'den gelmiş olması olasıdır. Bulgar folklorunde yaratığa verilen Bulgarca isim ise Karakondjul'dur ve geceleri gezdiğine inanılır.

Pinokotek, Almanya ve İtalya’da resim müzelerine verilen ad...

Pinakotek,
Almanya ve İtalya’da resim müzelerine verilen ad.

Van' da Urartu' lardan kalma bir kale ...

Keçikıran,
Ayanis (Ağartı),
Kef,

Günaha sokma, günah işletme... İsam,

İsam, 
Günaha sokma, günah işletme.

Leman Sam, “Nereye Kadar”, “Ayak Sesleri”, “Çağrı” gibi albümleriyle tanınan şarkıcımız...

Leman Sam,
“Nereye Kadar”, “Ayak Sesleri”,
“Çağrı” gibi albümleriyle tanınan şarkıcımız.

Bedros Aramyan, 1849-1891 yılları arasında yaşamış ve en iyi Shakespeare yorumcusu olarak efsaneleşmiş Ermeni asıllı Türk tiyatro sanatçısı...

Bedros Aramyan,
Ermeni asıllı Türk tiyatro sanatçısı.
1849-1891 yılları arasında yaşamış ve en iyi Shakespeare yorumcusu olarak efsaneleşmiş Ermeni asıllı Türk tiyatro sanatçısı.

Mevali, Arap olmayan Müslümanlara verilen ad. ..

Mevali,
Molla'nın çoğuludur.
Arapça, mevali, (ﻣﻮﺍﻟﻰ),
Arapça mevlā, efendi, köle anlamındaki molla kelimesinin çoğulu mevalidir.
Arapça molla’nın çoğul şekli mevalі'dir. 
Eskiden Emeviler döneminde, arap olmayan Müslümanlara mevali (köle) adı verilirdi.

Sözlükte koruyucu, yardımcı, sahip, dost, azat eden efendi, azat edilen köle, anlamlarına gelen mevla kelimesinin çoğulu mevali'dir.

Ayrıca mevali kelimesinin diğer anlamı, Azat edilmiş köleler, Azatlılar'dır.
Osmanlı döneminde de mısır civarında bulunan kölelere denir.
Efendiler.
Azad edilmiş köleler.
Azad edenler.
Mevleviyyet payesine ulaşmış sarıklı âlimler.
Dost ve komşular.
Yardımcılar.

Arapça mevali, Osmanlı Devleti'nde görev yapan yüksek dereceli ilim adamlarıdır.
Emeviler döneminde müslüman olmayan araplara mevali adı verilmişti.



Ornatmak, Bir şeyin yerine başka bir şeyi koymak...

Ornatmak,
Orun vermek.
İkame,
İkame etmek,
Ornatmak,

Bir şeyin yerine başka bir şeyi koymak.
Tesis etmek, yerine koymak, yerleştirmek, orun vermek.


Bilginler, yazarlar ve sanatçılar kurulu...

Akademi,
Bilginler, yazarlar ve sanatçılar kurulu.

Abeslang, Hekimin boğaz muayenesi sırasında dili bastırmak için kullandığı ağaç çubuk...

Abeslang,
Hekimin boğaz muayenesi sırasında dili bastırmak için kullandığı ağaç çubuk.

Güney Amerika yerlilerinin kullandığı yedi delikli kaval ...

Kena,
Quena, Qina,
Kaval,
Güney Amerika yerlilerinin kullandığı yedi delikli kaval . Genellikle çobanların, hayvan otlatıcısı, güdücüsü tarafından kullanılan  bir çalgıdır. Müzik aleti olarak kullanılan bu eski çalgı şimşir ağacından yapılır. İncir ve erik ağacından da yapılanları vardır ama şimşir ağacından olanı makbuldur. 

Halk arasında kaval olarak bilinen bu çalgının altta bir üstte yedi deliği bulunur. Dilli ve dilsiz olarak iki türü vardır. Dilli kavalda ses üreten bir damak vardır. Dilsiz kavalda ise sadece boru, içi boştur. Yapı olarak basit bir tekniği vardır. Dilsiz kavalı çalmak, öttürmek her babayiğidin harcı değildir. Özel ses teknikleriyle öttürülür. Daha ziyade çobanların türkülerine katılan kaval sesi dertlidir. Dünyada olduğu gibi Güney Afrikada da kullanılan bu çalgıya kena denmektedir.

Ülkemizde de çok kullanılan bu müzik aletinin ustaları vardır. En ünlüleri Sinan Çelik, Osman Aktaş  sayılabilir. Biz Türkler tarafından çok eskiden beri kullanmamıza rağmen dünya bu çalgıyı bir Macar çalgısı olarak bilir. 

Bir tür ipekli kumaş...

Kemha,
Farsça, كمخا
Farsça bir tür ipek kumaş.
İpek kumaş,
Havsız kadife.

Sevai, Sevayi,
Arapça, Sevai, 
Eskiden, erkek ve kadın elbisesi ve şalvar yapılan bir çeşit ipekli kumaş

Kemha,
Çatma ve kadifeyle beraber en fazla kullanılan kumaştır. Kemhanın çözgüsü
ve atkısı ipek, deseni oluşturan talwiye atkılar ise gümüş ve altın alaşımlı tellerden
dokunurdu. 

Çoğu zaman çözgü sateni zemin üzerine istenen desenler dokunurdu. Kalın ve sık dokulu bir kumaş olduğu için genelde üst kaftan yapımında kullanılmış.

İpekli kumaş türleri;
Barçın,
Diba,
Amaroza,
Otoman,
Klepdamur,
Gron,
Papazi,
Luizin,
Sevai,
Kemha,

Abai, Eskiden dokunan bir tür ipekli kumaş.





Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ