Tokat'ın Erbaa ilçesinde bir kale ...

Emeri,
Tokat'ın Erbaa ilçesinde bir kale. 
Boğazkesen Kalesi-Kale köyü 
Emeri Kalesi-Bağpınar köyü 
Simeri Kalesi-Simeri, Yolpınar köyü

Emeri kalesi, eski adı Emeri yeni adı Bağpınar köyü olan eski bir yerleşimdedir. Amasya'daki kral mezarlarına benzer bir mezar da Bağpınar Köyündeki Emeri Kalesi' ndedir. 


Emeri köyü Canik dağının Kelkit Çayı’na bakan güney eteğindedir. Bu kaleden başka köyde Tortepesi höyüğü, önceki devirlerde hamam olarak kullanılan Kız kayası ve Men Tapınaklarının bulunduğu büyük rahiplerin yetiştirildiği bir de mabet vardır.  Doğusunda Yoldere köyü, batısında Üzümlü Kasabası, kuzeyinde Güveçli, güneyinde ise Tepekışla köyleri vardır. Bağpınar köyü, 400 m. rakımda olup, Erbaa'ya 17 km. ve Tokat'a 72 km uzaklıktadır.

Hititler ve Frigler Yeşil Irmak Havzası boyunca M.Ö. 2000 ve 600 yılalrı arasında irili ufaklı yerleşim alanları kurmuşlardır. Bölge Pansus’ların hakimiyetine geçmiş. Helenistik çağda kurulan Pontus Krallığı döneminde yerleşim yeri olarak kullanılan Emeri, o zamanki adı ile Emeria’nın Romalılar döneminde yıldızı parlamıştır. 

Romalı Kumandanlardan Pompey, bölgeyi Pontuslar’dan alınca merkez olarak Ameria’yı seçmiş ve buraya çok önem vermiştir. Ameria, Niksar'ın merkez oluşuna kadar seksen yıl merkezlik yapmış, tarihi önemi korunmuştur. 

Erbaa, Arapça dört anlamına gelir. Taşabat-Taşova, Erek, Sonusa-Uluköy, Karayaka,  nahiyelerinin hepsine birden Nevahi-i Erbaa yani dört nahiye denilmiş. Daha sonra Nevahi-Nahiyeler kelimesi, terk edilmiş ve sadece Erbaa adı kullanılmıştır. Erbaa’nın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Emeri çevresinde birçok tarihi eser taşımaktadır. 


Tokat Kaleleri;

Tokat Kalesi : Tokat il merkezinin kuzeybatısında bir tepededir. Kalenin yapım tarihi bilinmemektedir. MS.V ve VI. yüzyıllarda kale Eudoksia veya Dokeia olarak tanınmış.

Akıncı Kalesi; Tokat ili Almus ilçesi, Akarçay yakınındadır.  Tozanlı ve Kelkit vadilerine bakan tepeler üzerinde kurulmuş. Karalar Kalesi ve Kaleboğazı olarak da adlandırılan kalenin tarihi Pontus Kralı VI. Mithridat'a uzanmaktadır.

Niksar Kalesi; Tokat ili Niksar ilçesinde bulunur. Maduru ve Çanakçı dereleri arasındaki yüksek tepe üzerindedir. Bu kalenin Roma döneminde yapıldığı sanılmaktadır. 
Bizans, Danişmentli ve Selçuklu dönemlerinde yeni kısımlar eklenmiş. 

Zile Kalesi, Tokat'ın Zile ilçesinin merkezinde bir höyük üzerinde bulunur. Zile Ovasına bakan kalede Roma ve Bizans dönemine ait mimari parçalar ve kitabeler bulunmaktadır. 

Turhal Kalesi, Tokat'ın Turhal ilçe merkezindedir. Kaleden iki burç kalıntısı ile yeraltı geçitleri kalmıştır. 

Türlü renklerde çiçekler açan bir kaktüs cinsi ...

Kalanço,
Kalanchoe.
Kalanchoe blossfendiana,
Kaktüs cinsi.
Türlü renklerde çiçekler açan bir kaktüs cinsi.

Kalanço, yılda altı yedi ay çiçek açan bir kaktüs cinsidir. Bu bitkinin, bakımı çok kolaydır. Kalanço türü en çok bilinen türüdür. Bodur bir bitkidir. Çıkan saplarında çiçekler açar. 



Sap üzerindeki çiçekler kuruyunca saplar koparılmadan temizlenirse tekrar çiçek açar. Sapları kesilirse, bitki yine çiçek verir. 

Kalanchoe blossfendiana ilkbahar kış arası bahçe ve balkonlarda güneş altında büyürler ve üstünde hep çiçek vardır. 

Hava sıcaklıklığı 10 - 25 °C  derece arasında yaşarlar. Bol ışık veya direkt güneş ışığı ister.  Gölgede yaşayamazlar. Toprak kuruyunca su verilmelidir. Toprağı su altında kalmamalıdır, Aşırı sulanınca çürür. Gelişmesine bağlı olarak saksısı da değiştirilmelidir. Her yıl baharda  bitki budanmalıdır.

“Çıntar” da denen, yenilebilir bir mantar cinsi...

Melki,
Çıntar'da denen, yenilebilir bir mantar cinsi.
Çıntar,
Kanlıca,
Melki,
Elicek, 
Ebicek.
Ebişek, Ebişke.
Çam mantarı,
Göbelek Mantarı, 



Kanlıca Mantarı 
(Laetarius deiiciocus),

Halk arasında Kanlıca, Elicek ve Ebişek diye bilinen bu mantarın Latince adı Lactarius' dur. Türkiye’nin kimi yerlerinde Melki diye bilinir. Turuncu rengi ile dikkat çeken şapkalı mantarlardandır. Kırıldığı ya da kesildiği zaman kesit yüzünden turuncu renkli bir süt akar. Bu mantarı daha önce görmemiş olanlar rengini zehirli olduğunun işareti sayarak yemekten korkarlar. Kanlıca mantarı, nemli ve yağışlı bölgeleri sever. Genellikle ekim ayında ortaya çıkar. Kuzey Ege, Bolu, Kastamonu, Boyabat, Duragan, Vezirköprü,  Gerede  gibi yörelerdeki yaylarda ve ormanlarda yetişir. 

Kanlıca mantarının rengi kırmızımsıya çalar. Çamlıklarda, düz arazilerde olur. Turşusuna kadar yapılır. En lezzetlisi mangalda,  közde pişirilerek yenilendir. 


Sonbaharın, yağmurlarında üreyen en güzel lezzetli yabani mantarıdır. Ormanlık arazilerde yetişir. Bilinçsiz kişiler tarafından kesinlikle toplanıp tüketilmemesi gerekir.

En nefis mantarların başında Melki ya da Kanlıca mantarı olarak da bilinen çıntar mantarı gelir. 


Bir mantar çeşidi.

Fethiye ilçesinde bir koy...

Kabak,
Kabak koyu,
Ölü deniz.
Fethiye ilçesinde bir koy.

Kabakkoyu, Ölüdeniz’in Kelebekler Vadisi’ne komşu bir koyudur.
Turkuaz mavisi harika bir denizi vardır.
Kabakkoyu’ na gitmek çok zordur.  


Eşsiz görünümünün yanı sıra, doğal hayatı korumak için büyük oteller yerine kamp alanları ve ağaç evlerin kurulduğu Kabak Koyu, dünyanın en iyi trekking parkurlarından biri olarak kabul ediliyor. 

513 km uzunluğundaki Likya Yolu, Kabak Koyu’ndan geçiyor.

Fethiye gezilecek yerler listesindeki Kabak Koyu, yüksek kayalar, akarsu ve deniz ile çevreli konumuyla, izole kalarak, bitki ve hayvan türleri bölgeye özgü hale gelerek diğerlerinden ayrı olarak evrimleşmiş bir bölge. Kelebekler Vadisi’ne ismini veren kaplan kelebekleri de burada da yaşayan endemik türler arasındadır.

Kabak koyu, Fethiye Ölüdeniz ‘e yaklaşık 17 km. mesafededir.

Kabak koyunda gezilecek yerler;

1. Kelebekler Vadisi
Kelebekler Vadisi, etrafı 350 metreye ulaşan dik kayalıklarla çevrili, Ölüdeniz’den 5 km uzaklıkta yer alan cenneti andıran bir doğal güzellik. Adını barındırdığı 80’den fazla kelebek türünden alan vadi, çevresindeki dağlar nedeniyle çevreden izole konumda. Vadiye teknelerle ulaşılabiliyor.

2. Faralya Köyü
İngiltere’nin dünyaca ünlü gazetesi The Times’ın, Türkiye’de bulunan 6 gizli cennet arasında saydığı Faralya Köyü, Kabak Koyu’na yaklaşık 20 dakikalık yürüme mesafesinde yer alıyor. 40 km’lik bir alana yayılan ve deniz kıyısından birkaç yüz metre tepeye kurulan Faralya’nın resmi ismi Uzunyurt Köyü.

Doğa ve köy turizmi bakımından Fethiye’nin en önemli bölgesi olan Faralya Köyü, eşsiz konumuyla Kelebekler Vadisi ve Ölüdeniz’e hâkim bir lokasyonda bulunuyor. İnsanları hayrete düşüren güzelliğiyle uçsuz bucaksız uzanan deniz manzarası, nefes kesen gün batımı renkleri, zengin bitki örtüsü, dimdik ayakta duran vahşi dağları ile ziyaretçilerine dudak ısırtıyor.

3. Ölüdeniz
Fethiye’ye 17 km uzaklıkta yer alan ve baştan çıkarıcı güzelliğe sahip Ölüdeniz, adı gibi fırtınalı havalarda bile sakin kalan suyu ve güzeller güzeli Belcekız Plajı ile cennetten bir köşe.

Kabak Koyu’na oldukça yakın olan Ölüdeniz, turkuaz rengi denizinin berraklığı ve kumsalı ile kıyılara kadar uzanan yemyeşil çam ormanlarının içinde zümrüt gibi parlıyor.

4. Antik Likya Yolu
Dünyanın dört bir yanından ziyaretçi ağırlayan Antik Likya Yolu, Fethiye’nin kaya mezarlarından başlayarak Demre ve Antalya’ya kadar uzanıyor. Patikaların üzerine yerleştirilen yön levhalarını izleyerek Babadağ’ın eteklerinden Faralya Köyü’ne ulaşıyor. Faralya’dan sonra yürüyüş Kabak Koyu’nun turkuaz sularına doğru devam ediyor.

Gürcü müziğine özgü bir tür kaval ...

Salamuri,
Georgian, სალამური
Gürcü müziğine özgü bir tür kaval.

Salamuri, Gürcistan'ın tüm bölgelerinde özellikle Kartli, Kakheti, Meskheti, Tusheti, Pshavi ve Imereti'de bulunan yaygın bir rüzgar enstrümanıdır. Arkeolojik kazılardan elde edilen kalıntılar eski zamanlarda Gürcistan'da salamurinin varlığını kanıtlamaktadır. 

Salamuri (fistula), Gürcistan'daki en yaygın çalgı olan Salamuri, 7-9 deliği olan uzun kanül şeklinde nefesli bir çalgıdır. İki çeşit salamuri vardır, dilli veya dilsiz. 



Salamuriyi halk efsaneleri ve edebi eserlerde görebiliriz. Efsanelere göre Salamuri, emektar erkeklerin yanından eksik etmediği bir arkadaştır. Coşkulu melodiler pozitif duyguları çağrıştırır, hayvanları evcilleştirir, kuşların ötmesini sağlar, hüzünlü melodiler ise insanların acısını rahatlatır.

Mtsheta'daki (Gürcistan'ın doğusundaki) bir arkeolojik keşif tarafından bulunan eserler arasında, Gürcü müzik kültürünün ilginç bir yönü dikkat çekiyor. 

1930 yılında Mtsheta'daki Samtavro'nun eski mezarlarında başka şeylerle birlikte bir kemik salamur (flüt) bulunmuştur. Sözde, 15.-13. Yüzyıllara dayanıyor.

Tulum Lazların ulusal sazıdır. Tuluma Lazca'da guda (გუდა) denilmektedir. Hopa ve Batum yöresinde ise ç’ip’oni (ჭიპონი) denir. Kemençe de Lazlarla özdeşleşmiş bir halk çalgısıdır. Kemençeye Lazca’da çemane (ჩემანე) denilmektedir. Hopa ve Batum’da ise ç'ilili (ჭილილი) denir. Bir diğer önemli Laz halk çalgısı da kavaldır. Kavala Lazca'da pilili (პილილი) denilir. 


Diğer Gürcü müzik çalgıları;

Panduri,
Çonguri,
Salamuri,
Baspanduri,
Garmon,
Doli, 

SALAMURI-GEORGIA

Çalgılar;
Panduri; ağaç bir kasnak ve üç yaydan oluşan, parmakla çalınan geleneksel Gürcistan yaylı çalgısıdır. Panduri esas olarak solo şarkılar veya yiğitleri öven şiirlere eşlik eder.

Çonguri; üç yerine dört yaylı olmasıyla panduriden ayrılır. İlk çağlarda her Gürcistan ailesinin bir panduri veya çongurisi bulunurdu.

Doli; çizgili yanları olan silindir şeklinde küçük bir çalgıdır. Gürcistan'ın en yaygın davul çalgısıdır. Doli dansın ritmini belirler.

Duduki; kof kayısı veya dut ağacından yapılan ünlü bir Kafkas nefesli çalgısıdır.
Yumuşak sesi sayesinde duduki hem eşlik etmede hem de solo bir çalgı olarak kullanılır. Yüreklere hitap eden yumuşak ses kalitesiyle değerli sayılır. Dudukinin tatlı sesine eşdeğer bir çalgıya az rastlanır.

Çiboni (gayda); Deri bir keseden ve borulardan oluşur. Deri kese geleneksel olarak koyun derisinden yapılır. Borunun üstü sekizli ses çıkaran iki küçük tüple (stvris) donatılmıştır. Bu çalgı iki sesli eserleri icra etmede kullanılır.

Garmoni; Gürcistan'a 19.yüzyılda Rusya'dan gelen Garmoni, hızla halk müzisyenlerinin beğenisini kazandı. Hem gruba eşlik eden bir çalgıdır hem de danslara fon müziğidir; ayrıca solo bir çalgı olarak da kullanılır.

İlkçağda Mısırlı kadın dansçılara verilen ad...


Alime,
İlkçağda Mısırlı kadın dansçılara verilen ad.
İlkçağda Mısır' da ayrı bir sınıf oluşturan ve çok kültürlü olan kadın dansçılara verilen ad.

Bilgin kadın.

İlkçağda Mısır'da kadın dansçılara verilen ad.

Mezar taşlarından korkma ...

Plakofobi,
Placophobia,
Mezar taşlarından korkma.

Fobi, bir şeye karşı duyulan korkunun, bireyin gündelik yaşamını olumsuz yönde etkilemesi hali. Fobi kelimesi, Yunanca Phobos-Dehşet Tanrısı kelimesinden gelir.
Fobi belirtileri;
Korku yaratan obje, durum ya da aktivite ile karşılaşıldığında anksiyete belirtileri ortaya çıkar. Panik atakta görülen belirtilerin hemen hepsi fobik durumla karşılaşıldığında ortaya çıkabilir.


Bu belirtilerden bazıları şunlardır:
Çarpıntı, Yüz kızarması, Yüzde kaşınma ve yanma hissi, Titreme, Terleme, Bulanık görme, Nefes darlığı, Ağız kuruluğu, Yutkunma güçlüğü, Mide Bulantısı, Bilinç Kaybı, Ani Tansiyon Düşüşü, Bayılma vb.

Fobi ve fobilerimiz

Emsalsiz sesi ve tekniği ile ünlü, 67 yaşında ölen, 1981 yılında devlet sanatçısı seçilmiş, Devlet Opera ve Balesi sanatçı ..

Suna Korat,
1 Ocak 1936, İstanbul - Ölüm tarihi: 19 Mart 2003
Türk opera sanatçısı.
Suna Korat, 67 yaşında öldü.

Sekiz yaşında girdiği Ankara Devlet Konservatuvarı’nda Ulvi Cemal Erkin’in piyano öğrencisi oldu, şan dersleri aldı. Ankara Devlet Operası’nda Lucia rolüyle ilk kez sahneye çıktı.

01 Ocak 1936 yılında İstanbul’da doğdu. Ankara Devlet Konservatuarın’da Ulvi Cemal Erkin’in piyano öğrencisi oldu. 

İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nden 1996 yılında emekli olarak, Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi'nde öğretim görevlisi oldu. Burada 19 Mart 2003 tarihinde  geçirdiği kalp krizi sonucu hayata gözlerini yummuştur.

Opera Kantatrisi, (Frn. cantatrice, kantatris, kadın şarkıcı) olarak dünyanın bütün önemli merkezlerinde sahneye çıktı, konserler verdi ve plak doldurdu.

Opera Kantatrisi olarak dünyanın bütün önemli merkezlerinde sahneye çıktı, konserler verdi ve plak doldurdu. 

Paris’te National Opera’da bugüne kadar oynayan tek Türk Sanatçısıdır. Çekoslovakya Enternasyonal “Prag’da Bahar” Festivaline üç kez davet edildi.

Güney Afrika, Hollanda, İspanya, İtalya Finlandiya, Çekoslovakya, Belçika, Sovyetler Birliği, Bulgaristan, İsviçre, Macaristan, Romanya, Almanya, Yugoslavya, Etopya ve Yunanistan’da opera, resital ve televizyon programları yaptı.

Yabancı devlet adamları ve çeşitli sanat kuruluşlarınca da sayısız ödüle layık görülen Suna Korat 1981 yılında T.C. Devlet Sanatçısı unvanını alan ilk opera sanatçısı olmuştur.

Yemeklere ekşimsi bir tat vermesi için kullanılan karamuk bitkisinin diğer adı ...

Zereşk,
Farsça, Zereshk,
İng. berberis vulgaris.
Yemeklere ekşimsi bir tat vermesi için kullanılan karamuk bitkisinin diğer adı.
İran üzümü,

Diken üzümü, 
Karamuk, 
Ekşimen,
Kadın Tuzluğu,
Zereşk,
Tadı ekşimsi İran baharatı.

Bazı çorbalara bir yemek kaşığı kadar eklenerek ekşi tad verilir. Az limon eklenmiş gibi tadı değişmektedir. Çorbada havucun tatlımsı tadı ile bu üzümün ekşimsi tadı birleşince ayrı bir lezzet ortaya çıkıyor. Pilavda ise safranla birleşince tadı çok hoş oluyor. Ana vatanı İran'dır. C vitamini bakımından çok zengin olan bu üzümün meyvesi bazı ülkelerde tıpta tedavi amaçlı kullanılmaktadır.

Hazır aşure karışımlarına katılmaktadır. Büsküvi kek gibi ürünlerin içerisine katılıyor.
Kuş ve evcil hayvan yemi imalatında da karıştırılıyor.

İki tarafı keskin ve alev gibi dalgalı Malezya hançeri...

Kris,
Kriss,
Malayca
Malezya hançeri.
İki tarafı keskin ve alev gibi dalgalı Malezya hançeri.
Alev biçiminde dalgalı ve iki tarafı keskin Malezya hançeri.

Kemere takılir. Kama ve hançer gibi bir el silahıdır. Yaklaşık 40 cm uzunluğundadır. Bıçak bölümü, değerli bir metalden ya da ağaçtan yapılan, tabanca kabzası biçiminde sipersiz ve topuksuz bir sapa takılır. Ağaçtan olan kılıfı yukarıya doğru genişler.

Hançere adını veren kriss kelimesi, Malezya dilinden gelen bir kelime olup, çift ağızlı, sivri uçlu, alev gibi dalgalı namluya sahiptir. Geniş yay biçiminde keskin ağızlı tek ve çift taraflı namluya sahip, metalden mamul bir alettir.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ