İzlanda’nın Muhteşem Kanyonu ...

Fjadrargljufur,
İzlanda’nın bir Kanyonu.
Fjaðrárgljúfur, 

İzlanda'nın güney doğusunda 100 m derinliğe ve yaklaşık 2 km uzunluğa sahip olan ve içinden Fjaðrá nehri akan bir kanyondur. Kanyonu ülkedeki diğer turizm yerlerinden ayıran ve görmeye değer kılan bu özelliğidir.

Kanyonun dik duvarlarının oluşumu iki milyon yıl önce Buz Çağı'nın soğuk dönemlerinde oluşmuş. Kanyon'a  Kirkjubæjarklaustur köyünün Çevre Yolundan ulaşılmaktadır. Başkente yaklaşık 240 km uzaklıkta olan Kirkjubæjarklaustur’a, karayolu üzerinden 3 saatte ulaşılabiliyor. Reykjavik’te kalıp, günübirlik gezilebilir. Kirkjubæjarklaustur’daki pansiyon tipi konaklama yapılabilir. 

Çalılıklardan ve otluklardan oluşan tipik ada bitki örtüsü dışında ilginç görünümlü bazalt kayalıklara da ev sahipliği yapan bölge, yabancı turistler kadar yerlilerin de özellikle hafta sonu kaçamakları için tercih ettiği bir destinasyon. 

Kanyon, buzullardan binlerce yıl boyunca akan suyla erozyon ile oluşmuştur. Kanyonun batı tarafına doğru akan bir şelale, doğu kenarında bir mil uzunluğundaki yürüyüş yolunun sonundaki bir gözlem platformundan rahatlıkla görülebilmektedir.

Fjadrargljufur, baştan sona doğa harikası olup İzlanda’nın pek çok yeri gibi büyüleyici ve telaffuzu zor mekanlarından biridir. 

Kanyon’u ülkedeki diğer yerlerden ayıran ve kesinlikle görmeye değer kılan özelliği  yaklaşık 100 metre derinliği ve 2 km uzunluğuyla İzlanda’nın en etkileyici kanyonudur. Özellikle doğa severlere ve alternatif yerleri keşfetmekten hoşlananlara hitap eden kanyon, benzersiz bir tatil deneyimi sunuyor.

Bitki örtüsü ve zemin yapısının düzlüğü nedeniyle fazla engebeli değil. Başkent Reykjavik’ ten araç kiralayarak öncelikle Kirkjubæjarklaustur’a ulaşıp, ardından kanyon gezilebilir.
Reykjavik, Borgarnes, Blönduós, Akureyri, Egilsstaðir, Höfn ve Selfoss bölgeleri de gezi kapsamına alınabilir.

"Cumhuriyetin Divası" olarak da bilinen usta ses sanatçısı ...

Müzeyyen Senar,
Müzeyyen Dombayoğlu,
Doğum adı, Zeliha Eren.
(D. 16 Temmuz 1918 Bursa - 
Ö. 08 Şubat 2015 İzmir)

Cumhuriyetin Divası,
Atatürk’ün en sevdiği sanatçılardan birisidir.
Türk sanat muziğinin usta sesi,



1918 yılında Bursa’da doğdu. Bursa, İnegöl'de Hilmiye adlı bir Gürcü köyünde, Zeliha Eren adıyla doğdu. Anne babası Batum'dan İnegöl'e göç eden Fatma ve Reşit. Başka kayıtlara göre Osmanlı İmparatorluğu döneminde, 1918 yılında Bursa'nın Keles ilçesi Gököz köyünde doğdu.

Müzeyyen Senar, müzik eğitimine, Anadolu Musiki Cemiyeti’nde , kemençe üstadı Kemal Niyazi Seyhun Bey ve udi Hayriye Hanım gözetiminde başladı. Güçlü bir sese sahip olan bu kız çocuğunun ünü yayıldıkça, hafız Sadettin Kaynak, Selahattin Pınar, Lemi Atlı, Mustafa Nafiz Irmak gibi devrin önemli üstatları da ona dersler verdi, zamanın sevilen şarkılarının yanı sıra, kendi bestelerini de öğretip söylemesine yardımcı oldu.

Kemal Niyazi Bey ile İstanbul Radyosu’nda şarkı söylemeye başlayan Senar meşhur oldu. Dinleyenler arasında bulunan İstanbul’un en önemli müzikhollerinden biri olan 10. Yıl Belvü Gazinosu’nun sahibi İbrahim Dervişzade, 1933 yılında Müzeyyen Senar’ı sahneye çıkarttı. Senar, sonraki yıllarda İstanbul’un başka ünlü gazinolarında da sahne aldı.

Müzeyyen Senar’ın yeteneği, Cumhuriyet’in kurucusu ve Türk sanat müziğinin büyük hayranı Mustafa Kemal Atatürk’ün de ilgisini çekti ve sanatçı birçok kez onun huzurunda, özel meclislerinde şarkı söyledi. Müzeyyen Senar kitabında Atatürk’ün Rumeli türkülerinde kendisine eşlik ettiğini ve çok güzel zeybek oynadığını da belirtiyor.

1938 yılında Ankara Radyosu’nun ilk yayınlarına katıldı ve 1941 yılına kadar radyo aracılığıyla dinleyicileri ile buluşmayı sürdürdü. Türkiye’nin ünlü gazinolarında yaptığı başarılı sahne programları ve plak çalışmalarıyla Türk musikisine katkıda bulunan Müzeyyen Senar, son sahne konserlerini 1983 yılında İstanbul Bebek Gazinosu’nda verdi. 

Müzeyyen Senar 1998 yılında Devlet Sanatçısı seçildi. Senar, 2004 yılında Sezen Aksu tarafından düzenlenen ve sanatçı dostlarınında katıldığı gecede 72.sanat yılını kutladı. İstanbul Cemil Topuzlu Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’ndaki konserde Müzeyyen Senar’a sahnede Emel Sayın, Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Sibel Can, Halit Kıvanç gibi ünlü isimler eşlik etti.

Müzeyyen Senar son konserini 5 Eylül 2006 tarihinde İstanbul Sarayburnu’nda Sepetçiler Kasrı’nda verdi. Muhteşem bir performans sergileyen sanatçıyı veda konserinde kızı Feraye, Bülent Ersoy, Adnan Şenses, Mediha Şen Sancakoğlu, Feriha Tunceli, Erol Evgin, Ahu Tuğba, Levent Yüksel gibi ünlü isimler yalnız bırakmadı.

30 Ekim 2009’da öğrencisi Bülent Ersoy tarafından anısına Müzeyyen Senar’ın sanat yaşamından fotoğrafların yer aldığı Cumhuriyetin Divası: Müzeyyen Senar sergisi açıldı.

Sanatçı, 8 Şubat 2015 tarihinde sabah saat 07:30’da zatürre dolayısıyla tedavi gördüğü Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde 97 yaşında hayatını kaybetti. Unutulmaz sanat müziği icracısı Müzeyyen Senar’ın cenazesi 10 Şubat 2015’te Bebek Camisinde kılınan öğle namazını müteakip Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki aile kabristanına defnedildi.

Dalgalandımda duruldum ...

Dürbün ..

Bakaç,
Dürbün.
Arapça, .ثنائي العينين
Dürbin.
İng. Binoculars or field glasses
Irakgörür,
Alan gözlüğü,
Gözetleme deliği.
Uzaktan gören.

Uzaktaki cisimlerin görüntülerini büyütmeye veya yaklaştırmaya yarayan, objektif ve oküler adlı iki mercekten oluşan optik alet, bakaç. 

Uzakta bulunan cisimlerin yakındaymış gibi görünmesini sağlayan optik araçtır. 


Bir silindirik boru ve her iki ucuna yerleştirilmiş birer yakınsak mercekten oluşur. Cisim yönündeki merceğe objektif, gözle bakılan merceğe ise oküler denir. Dürbünün üstündeki rakamlardan biri dürbünün gücünü, öteki ise objektifin yarı çapını mm olarak gösterir.  Objektif merceğinin odak uzaklığının, oküler merceğinin odak uzaklığına oranı  dürbünün büyütmesi olarak bilinir. 


Yakınsak merceklerin yaklaştırıp büyütmesinden faydalanılarak, Adrian Metaus (1571 – 1635) adlı Hollandalı bir gözlükçü tarafından 1608 yılında icat edilmiş. 1609 yılında ünlü İtalyan bilgini Galieo Galilei (1564 – 1642) tarafından geliştirilmiştir. 

Dürbün çeşitleri;
Yer Dürbünü, Gök Dürbünü (Galile Dürbünü), Gece dürbünü.

Genel kullanım alanları;
Gözlem Kulelerinde jetonla işletilen optik dürbün,
Arazi etüdleri ve coğrafi veri toplama işleri,
Kuş gözlemciliği,
Avcılık,
Menzil bulma,
Askeri,
Denizcilikte, gemi dürbünü,
Astronomi işlerinde.

Osmanlılar döneminde Venedik'ten ithal edilen ve yeniçerilere dağıtılan bir tür çuha ..


Iskarlat,  

İtalyanca, Iskarlat,  

Halk dilinde İskerlet.  

Parlak Venedik çuhası.   

Parlak ve çok kırmızı renkli Venedik çuhası. 

Venedik' te dokunan ve Osmanlılar döneminde ithal edilerek yeniçerilere dağıtılan parlak renkli bir tür çuha. Bu çuhanın beyaz ve yeşil renkleri ile makbul olan parlak kırmızı renkli olanıdır. Öyle ki ıskarlat kelimesi parlak kırmızı renk için kullanılmaya başlanmış. Iskarlat, eski devirde bilhassa yeniçeriler tarafından giyilen çuhaların en makbul olanıydı. Devletçe temin edilirek yeniçerilere dağıtılırdı. Yeniçeri ağzında ve halk ağzında ıskarlat kelimesi çoğunlukla iskerlet şeklinde telaffuz edilirdi. Bu çuha (çuka)  kumaşı,  elmas, sedef, yeşim, mercan, beygir gibi kıymetli bir malzeme olduğu Katip Çelebi tarafından bir çok kitabında belirtilmiş.    Eski devirlerde Venedik mensucatından, boyası has ve kumaşı dayanıklı bir nevi ıskarlat denilen çuha üretilirmiş. Bu kumaş doğu ülkelerinde çok makbulmuş. Yeniçeri ocağının ileri gelen ağalarına, sekbanbaşına ve yeniçeri katiplerine her sene bu çuhadan verilir veya bedeli para olarak ödenirmiş. Bu paraya da iskarlat bedeli olarak bilinir.  Osmanlıcada iki değişik şekilde iskarlat, Iskarlat olarak yazılan bu kelime aslında İtalyanca olup, scarlato kelimesinden türemiştir. En iyi cins kırmızı boya ile boyanmış ve çok parlak bir cins çuha olup Venedik çuhası olarak ün yapmıştır.

1918 yılında Bolşevikler tarafından eşi, çocukları ve yakınlarıyla beraber idam edilen Rus Çarı ...

Nikolay,
II. Nikolay,
Nikolay Aleksandroviç Romanov.
(d. 18 Mayıs 1868, Tsarskoye Selo 
  ö. 17 Temmuz 1918, Yekaterinburg)
Rusya İmparatoru,
Rus Çarı,
(1 Kasım 1894 - 15 Mart 1917)

Çar II. Nikolay, Rus İmparatorluğu'nun son imparatoru ve Romanov Hanedanının hüküm süren son üyesidir.

Romanov Hanedanı mensubu olup babası III. Aleksandr ve annesi Maria Fyodorovna' dır.  
18 Mayıs 1868 yılında Sankt-Peterburg'da Tsarskoye Selo (Rusça Çarın köyünde) doğmuş. Ortodoks, Çar II.Nikolay, 17 Temmuz 1918 tarihinde, 50 yaşında öldürüldü. Çar II. Nikolay' dan sonra monarşi kaldırılmıştır.

1917 yılında Şubat Devrimi'nden sonra tahttan çekildi. Ailesi ve yakınlarıyla birlikte Yekaterinburg'da tutuldu. 16/17 Temmuz 1918 gecesi, Bolşevikler tarafından II.Nikolay, eşi (Aleksandra Fyodorovna), çocukları (Olga, Tatyana, Mariya, Anastasya, Aleksey),  hekimi, uşakları ve aşcısıyla beraber Yekaterinburg'da tutuldukları evin bodrumunda idam edilerek öldürüldü.

Saltanatı sırasında Rus İmparatorluğu, Dünya'nın büyük güçlerinden biriyken ekonomik ve askeri çöküşe sürüklendi. Rusya, Baltık Filosu'nun yok edildiği Rus-Japon Savaşı'nda Japonya'ya karşı küçük düşürücü bir yenilgiye uğradı. Çar II.Nikolay 1914 yılının ağustos ayında I. Dünya Savaşı için seferberliği onaylayarak milyonlarca Rus'un ölümüne neden oldu. 

Ölümünden sonra 17 Temmuz 1998 yılında cenazesi Sankt-Peterburg'daki St. Peter ve Paul Katedraline defin edilmiştir. 2000 yılında Rus Ortodoks Kilisesi tarafından aziz ilan edildi. 

Edirne'nin en eski adlarından biri ...

Uscudama ,
Uskudama,
Uskadama, 
Uskodama.

Edirne'nin eski adları şöyledir;
Odrisa, Odrisia, 
Orestas,
Hadrianopolis, Hadrianupolis, (M.S. 120 yılında Roma İmparatoru Hadrianus).
Adrinople, (Bizans döneminde). 
Adrianupolis, 
Edrinus, 
Edrune, 
Edrinabolu, 
Edrine, (Osmanlılardöneminde)
Edrene,

Edirne ;
1365-1453 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu'na İstanbul'un babası olarak başkent olarak görev yaptı. Bursa'nın oğlu, Osmanlının ikinci başkentidir.  Marmara Bölgesinin  Rumeli, Trakya tabir edilen kısmında bir müze şehirdir. Edirnenin batısında Yunanistan ve Bulgaristan bulunur. Güneyi ise ege denizi ile çevrilidir. Kırklareli ve Tekirdağ vilayetleri Edirnenin doğusundadır. Güneydoğusunda ise Çanakkale şehri vardır. Osmanlılar döneminde şehir fethedince Edrine olarak anılmıştır. Ancak halk arasında bu kelime Edirne olarak değişmiştir. 

Tarım, meyve ve tütün yetiştirilir. Sığır ve koyun türünden hayvancılık yapılır. Şehir bir ticaret merkezidir. Edirne, tarihinde bir çok barbar kavimlerin istilasına maruz kalmıştır. Vizigotlar, Avarlar, Bulgarlar ve Haçlılar tarafından ele geçirilmiştir. Daha sonra Rusya tarafından ele geçirilen şehir 1361 yılında Osmanlılara, Türklere geçti ve 1453 yılında Konstantinopolis'in fethine kadar Osmanlı sultanlarının ikametgahı olarak kullanıldı.

Edirne, Sevr (1920) Antlaşması ile Yunanistan'a geçti, ama yine Lozan Antlaşması (1923) ile yeniden Türkiye'ye iade edildi. Şehirde bir çok cami, manastır, sinagog, çarşı, pazar ve külliye vardır. Bunlar; Selimiye Arastası ve Selimiye Külliyesi, Selimiye cami,  II. Beyazıt Külliyesi, Üç Şerefeli Cami, Bedesten ve Alipaşa kapalıçarşısı bulunmaktadır. Ayrıca İtalyan Katolik Kilisesi, Sveti Georgi Bulgar kilisesi ve Konstantin-Helena Kilisesi ile Büyük Edirne Sinagogu bulunur.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ