Çeşitli yükleri yukarı çekmek için halattan yapılmış sapan ...


İzbiro,
İtalyanca sbirro,
İtalyanca'dan dilimize geçmiştir. 
Çeşitli yükleri yukarı çekmek için halattan yapılmış sapan.
Denizcilik terimi, İng. sling , 
Makaraların tablaları çevresindeki halat veya demir kuşaklar. 
Gemilerde yük kaldırmakta kullanılan çeşitli malzeme. 
Gezer köprü, vinç, palanga gibi uygun bir cihazla kaldırmak için bir yükün etrafına sarılan çelik veya kenevirden yapılmış kısa halata sapan denir.

Bir cins baykuş ...

Yapalak,
Boz yapalak. 
Bir cins baykuş.

Baykuş,
Puhu kuşu,
Arapça, بومة 
Gürcüce, ბუ 
İngilizce, owl 

Fransızca, hibou eril, 
Fransızca, chouette dişil.
Tatarcada baykuşa yabalak denir.



Baykuşlara verilen diğer isimler;
Altın baş, Devletli, Ulu kuş, Baguş, Conk kuşu, Çirona, Duguk, Gökçe pilav, Gulu guşu, Hacı murat, Hayırlı kuş, Huma kuşu, Hümmatun, Kavalak, Kor yapalak, Kör kuş, Körüğü, Kuku, Kuvalak, Murat kuşu, Ören kuşu, Puğu, Yapalak, Yalpak.

Yunan mitolojisinde uğur simgesi olan baykuş'a Athena kuşu denir. Roma’da baykuş uğursuzluk ve yıkım sembolüdür. Ülkemizde de baykuşlar yaygın olarak uğursuz olarak nitelendirilir. Çizgi filmlerde baykuşlar, ormandaki bilge hayvan olarak tanımlanır. Mısır'da ise uygarlığı temsil ediyor. 

Dünyada 220 türü, ülkemizde 10 türü vardır. Kuşlar sınıfının gece yırtıcıları alt takımında yer alır. Tüm kuşlar içinde en sessiz uçuşu baykuş gerçekleştirir. Baykuşlar avlarını bütün olarak yutarlar. Avların kıl, kemik gibi sindiremedikleri kısımlarını ise daha sonra pelet adı verilen bir topaç halinde kusarak çıkarırlar. 

Baykuş çeşitleri;
Alaca baykuş, 
Balık baykuşu, 
Bataklık baykuşu, 
Boz yapalak,
Çizgili baykuş, 
İshak kuşu, 
Kar baykuşu, 
Kır baykuşu, 
Kukumav, 
Kulaklı orman baykuşu, (Asio otus),
Paçalı baykuş (Aegolius funereus).
Peçeli baykuş, 
Puhu, 
Yapalak,

"Gönül Yarası", "Muhsin Bey", "Eşkıya" gibi filmleriyle tanınmış sinema yönetmenimiz...

Yavuz Turgul,
(D. 5 Nisan 1946 İstanbul, - Ö.-)
Türk sinemasının en önemli yönetmenlerinden biridir.
Sinema filmi yönetmeni, reklamcı, metin yazarı, gazeteci, senarist, prodüktör, süpervizör.

5 Nisan 1946 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Gazetecilik Enstitüsünü bitirdi. Itır Esen ile evli olup, iki çocuk babasıdır. Gazetecilik yaptı. Ses dergisinde çalıştı. Arzu Film‘de senarist olarak çalıştı. 
İlk senaryosu Sultan'ı (1976) yazdı. 1984 yılında Fahriye Abla ile yönetmenliğe başladı. Muhsin Bey ve Gölge Oyunu filmlerinin ardından, 1996 yılında izleyici rekorları kıran Eşkiya filmini çekti. 1999 yılında TV için İkinci Bahar dizisini çekti. 2003 yılında yönetmenlik ve aktif reklamcılık kariyerine nokta koydu. 

Yavuz Turgul, son olarak 2006 yılında Şener Şen, Meltem Cumbul ve Timuçin Esen’in başrollerini paylaştıkları Gönül Yarası (Lovelorn) filmini çekti.

Yönetmenliğini Yaptığı Filmler;
1984 Fahriye Abla,
1987 Muhsin Bey,
1990 Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni,
1993 Gölge Oyunu,
1996 Eşkıya,
2005 Gönül Yarası,
2010 Av Mevsimi,

Senaryosunu Yazdığı Filmler;
1976 Tosun Paşa,
1978 Sultan (Film Müziği),
1979 Erkek Güzeli Sefil Bilo, Banker Bilo  
1981 Davaro, Hababam Sınıfı Güle Güle, Çiçek Abbas 
1982 İffet  
1983 Aşk Kadını, Şekerpare  
1984 Fahriye Abla  
1985 Züğürt Ağa 
1986 Muhsin Bey  
1990 Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni  
1993 Gölge Oyunu 
1996 Eşkıya  
2005 Gönül Yarası  
2007 Kabadayı
Efsane Başkentli
Aşk Kadını (1983)
Şekerpare (1983)
Gölge Oyunu (1993)

Aldığı Ödüller;
En İyi Film (Gönül Yarası) / Uluslararası Queens Film Festivali 2005 
En İyi Senaryo (Eşkıya) / 19.Siyad Türk Sineması Ödülleri 1997 
En İyi Film (Eşkıya) / 19.Siyad Türk Sineması Ödülleri 1997 

Gaziantep'in bir ilçesi ...

Nizip,
Gaziantep ilinin en büyük ilçesidir. Nizip ilçesinde tarım ve tarıma dayalı sanayi oldukça gelişmiştir.
Gaziantep il merkezine 45 km mesafededir.

1517 yılında Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılmış. Türkiye dünya arkeoloji tarihi açısından önem taşıyan ve kazı çalışmaları büyük bir heyacan ile izleyen Belkıs Zeugma antik kenti, Nizip'in 10 km kuzeyinde bulunmaktadır. 

Birecik Baraj Gölünün tatlı su balıkları ile mavi suları, antik kentin kıyılarını örtmektedir. Ayrıca merkezinde bulunan Bizans Dönemine ait Nizip Fevkani Kilisesi ziyaretçilerin ilgisini çekmiştir. Nizip çayı kıyısında bulunan Karpuzatan piknik alanı tabiatla buluşup, nefes almak isteyenler için ideal mekanlar sunulmaktadır. 

Gaziantep ilinin ilçeleri;
Araban, 
İslahiye,
Karkamış, Kilis.
Nizip,

Nurdağı,
Oğuzeli,
Şahinbey, Şehitkamil,
Yavuzeli,

Gümüşhane-Bayburt karayolunda bir dağ ve geçit ...

Vavuk,
Vauk dağı geçidi, 
Vavuk Geçidi,

Gümüşhane-Bayburt kara yolunda bir dağ ve geçit.
Vauk dağı geçidi, Vavuk Geçidi, (Gümüşhane Bayburt sınırı).
Gümüşhane Bayburt yolu arasında yer alır.


Gümüşhane’den çıkışla Kale ilçesinden 16 Km. sonra varabilirsiniz. 875 Rakımlık bir yükseltiye sahiptir. Güvercinlik mevkisindedir.

Gümüşhane ilindeki yeryüzü şekilleri;
Şiran Ovası : 1.250 m - 1.500 m.
Zigana-Trabzon Dağları (Çakırgöl Tepesi) : 2,193 - 2,500 m. Çakırgöl Tepesi: 3.063 m.
Teslim Dağı : 1.800 m ile 2.700 m arası
Kelkit Ovası : 1.450 m - 1.750 m.
Abdal Musa Zirvesi : 3,331 m
Tersun Dağı : 1.800 m ile 2.700 m
Çimen Dağlar (Akdağ) : 2.710 m.
Kuşakkaya ve Alemdar Tepesi : 2.000 m civarında.
Harşit Çayı : Harşit Çayı Karadeniz'e dökülür. İl sınırları içerisinde 142 km mesafe katleder.
Kaşkar Dağları :  3.932 m.
Soğanlı Dağı : 2.330 m.
Pöske Dağı : 10800 m ile 2.700 m.
Gavur Dağları : 2.720 m - 2.970 taban yüksekliği.
Tomara Şelalesi : Dağın eteğinden 40 ayrı yerden çıkar. Genişliği: 15 m. Yüksekliği: 25 m.
Kostan Dağı :  1.800 m - 2.700 m.

Vauk Dağı :  1.800 m- ile 2.700 m.


Ülkemizdeki geçitler ve tüneller;

Japon armudu ...

Naşi,
Naşhi Armudu, 
Pyrus pyrifolia, 
Hosui Japon(Naşi) Armudu,
Naşi armudu, 

Japon armudu olarak bilinen naşi armudu orta irilikte, açık kahverengi zemin üzerine sarı benekli bir meyvedir. Bu meyve az paslı, uzun saplı, basık ve şişkin bir armut cinsidir. 

Naşi armudu çok sulu, eti beyaz, aromalı ve çok dayanıklı ve lezzetlidir. Armut ve kavun karışımı farklı bir aromaya sahiptir. Şeker oranı çok yüksek, gevrek, sulu bir meyvedir. Naşi armudu armut şeklinden farklı olarak yuvarlak olduğundan elmaya benzetilir. Hatta elma armudu da denir.

Uygun soğutma uygulandığında uzun süre tazeliğini korumaktadır. Meyvenin 7-8 ay depolanabilmesi nedeniyle tercih edilmektedir. Ülkemizde Ege, Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerinde yetiştirilir. Organik madde içeriği bakımından zengin ve geçirgen topraklarda daha iyi yetiştirilir.

C vitamini eksikliğinde ortaya çıkan bir hastalık. ..

İskorbüt,
İskorbüt, 

C vitamini (askorbik asit) eksikliği nedeniyle ortaya çıkan bir hastalıktır.
İskorbüt, C vitamini eksikliği yüzünden kolayca kanayan ve geriye çekilen diş etleri, zayıflık, dermansızlık, ciltte morluklar ve halsizlik gibi belirtilerle kendini gösteren bir hastalıktır. 

Bu hastalığa denizci hastalığı da denilmektedir. Hastalık, halk arasında diş eti çekilmesi olarak bilinmektedir. C vitaminin en önemli görevi vücudun hastalıklara karşı direncinin artmasını sağlamaktır. Bu vitaminin eksikliğinde kişide bağ dokusu, kıkırdak, kemik ve diş yapısında bozukluklar oluşur.

Tavsiye edilen günlük C vitamini miktarı, kadınlar için 75 miligram ve erkekler için 90 miligramdır. Kimi insanlar beslenme yoluyla çok fazla C vitamini alırken diğerleri çok az almaktadır. Vücut C vitamini fazlasını idrar yoluyla atar.

C vitamininin bol olduğu bitkiler;
Ananas, Biber, Bezelye, Brokoli, Çilek, Domates, Greyfurt, Ispanak, Kabak, Kavun, Kivi, Karnabahar, Kuşkonmaz, Limon, Maydanoz, Papaya, Patates, Portakal, Turunçgiller.

Eski Mezopotamya halklarının deniz tanrıçası ...

Tiamat,
Eski Babil dininde, tuzlu denizin ilkel bir tanrıçasıdır.
Tiamat, genç tanrıları üretmek için tatlı su tanrısı Abzu ile çiftleşir.

Tiamat, Ulu Tanrıça veya Ana Tanrıça, Toprak Ana, tüm yaşamı besleyen, Apsu'nun karısı, Tuzlu su Tanrıçası. Babil mitolojisine göre, Apsu ve Tiamat evrenin ilk varlıkları olarak bilinir. 



Apsu, (Abzu veya Engur olarak da bilinir). Tiamat'ın kocası, Anşar ve Kişar'ın babası, tüm tanrıların ve tatlı suların efendisi. Anşar ve Kişar'ın annesi, tuzlu suların efendisi. Tatlı su tanrısı.

Babil Mitolojisinin tanrı ve tanrıçaları; 
Evren, bütün tanrılar ve insanlar bu iki varlıktan,  diğer bir deyişle sudan meydana gelmiştir. Tatlı ve tuzlu suların birleşmesinden ilkin erkek yılan Lakmu ile dişi yılan Lakamu doğuyor. Bunların birleşmesinden de Anşar ve Kişar meydana geliyor. Tanrılar ve insanlar işte bu gökle yerin birleşmesinden doğuyorlar.

Anşar, Tiamat ve Apsu'nun oğlu, Kişar'ın ağabeyi ve kocası. 
Kişar, Tiamat ve Apsu'nun kızı, Anşar'ın kız kardeşi ve karısı. 
Mummu, Tiamat ve Apsu'nun oğlu, sislerin tanrısı. 
Anu, Anşar ve Kişar'ın oğlu. 

Damnika, Ea'nın karısı ve Marduk'un annesi. 
Ea, Anu'nun oğlu, Damnika'nın kocası, Marduk'un babası ve Apsu'dan sonra tüm tanrıların ve tatlı suların efendisi. 

Enlil, Yeryüzü ve gökyüzü arasındaki havanın tanrısı. Anun ve Nintu'nun oğlu, Hava ve Tarım tanrısı. Anu ile beraber tanrıların efendisi olmuştur.

Marduk, Ea ve Damnika'nın oğlu, en akıllı ve yetenekli tanrı, tüm tanrıların efendisi. 
Kingu, Marduk'a karşı Tiamat'ın güçlerini yönetir. 

Sin, Ay tanrısı, Şamaş'ın babası. 
Şamaş, Sin'in oğlu, Zayıfları, haksızlık yapılanları ve gezginleri koruyan Güneş tanrısı. 

İştar, Akad mitolojisinde bir tanrıçadır. Asur ve babil'in en gözde tanrıçasıdır. Sümer mitolojisindeki İnanna'dan türemiştir. 

Gürcistan'da bulunan, dünyanın en derin mağarası ...

Krubera, 
Krubera Mağarası,
Voronja Mağarası,
Voronya mağarası,
Mağara ismini Rus jeolog Alexander Kruber’ den alır.

Gürcistan'daki Arabika Dağları'nda yer alır. Gürcistanın kuzey-batısında, batı Kafkasyada, Karadeniz kıyısında bulunur. Abhazya Cumhuriyetinin Gagra ilçesi yakınlarındadır. 

Krubera mağarası dünyanın bilinen en derin mağarasıdır ve yaklaşık derinliği 2190 m. ve uzunluğu ise 13.432 metredir. 

Speleoloji,  Mağaraları inceleyen bilim dalı.





Avrupa Nükleer Araştırma Merkezinin kısa yazılışı...

CERN,
Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi.
European Organization for Nuclear Research.

Fransızca Conseil Européen pour la Recherche Nucléaire sözcüklerinin kısaltması olup Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi anlamındadır.

1954'de kurulan CERN laboratuvarı, Cenevre yakınlarındaki Franco-İsviçre sınırında yer alır. 



CERN sözleşmesi 1953 yılında Belçika, Danimarka, Fransa, Almanya Federal Cumhuriyeti, Yunanistan, İtalya, Hollanda, Norveç, İsveç, İsviçre, Birleşik Krallık ve Yugoslavya'nın kurucu devletleri tarafından imzalandı ve 29 Eylül'de yürürlüğe girdi Daha sonra Avusturya (1959), İspanya (1961-1969, 1983'e tekrar katıldı), Portekiz (1985), Finlandiya (1991), Polonya (1991), Çekoslovak Cumhuriyeti (1992), Macaristan (1992) , Bulgaristan (1999), İsrail (2014) ve Romanya (2016). Çek Cumhuriyeti ve Slovak Cumhuriyeti 1993'te karşılıklı bağımsızlıklarını kazanarak CERN'e tekrar katıldı. Yugoslavya, 1961'de CERN'den ayrıldı.

Bugün CERN'de 22 üye ülke var. Sırbistan, Kıbrıs ve Slovenya, üyelik öncesi aşamada yardımcı üye konumundadır ve Türkiye, Pakistan, Ukrayna ve Hindistan ortak üyelerdir.

Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi, CERN' de fizikçiler ve mühendisler evrenin temel yapısını inceliyorlar. Maddenin temel unsurlarını - temel parçacıkları - incelemek için dünyanın en büyük ve en karmaşık bilimsel araçlarını kullanıyorlar. Parçacıklar ışığın hızına yakın bir şekilde çarpışırlar. Süreç, fizikçilere, parçacıkların nasıl etkileşime girdiği konusundaki ipuçlarını verir ve doğanın temel kanunlarına dair bilgiler sağlar.


CERN'de kullanılan araçlar, amaçlı olarak hazırlanmış parçacık hızlandırıcıları ve dedektörlerdir. 
Hızlandırıcılar, kirişlerin birbirleriyle veya sabit hedeflerle çarpışmadan önce yüksek enerjilere parçacık kirişlerini artırır. 
Dedektörler, bu çarpışmaların sonuçlarını gözlemler ve kaydederler.

Bir geminin rüzgara karşı kolayca ilerleyebilmesi için zikzak yapması ...

Volta,
İtalyanca,

Bir geminin rüzgara karşı kolayca ilerleyebilmesi için zikzak yapması.
Geminin rüzgara karşı gidebilmek için sağa sola zikzak yapması.
Rüzgara karşı gidebilmek için zikzaklı bir rota izlemek, volta vurmak.



Apaz seyri, En hızlı yelken seyridir. 
Pupa seyri, Tekne bu seyirde rüzgarla aynı yönde hareket ettiği, yani rüzgardan daha hızlı hareket edemediği için apaz seyrine göre daha yavaş gider. 
Volta seyri: Rüzgara karşı gidebilmek için zikzaklı bir rota izlemek, volta vurmak.
Orsa Seyri, Yelkenli tekneler rüzgarın geldiği yöne doğrudan ulaşamazlar. Yelkenler rüzgarla dolmaz, tıpkı direkte sallanan bir bayrak gibi sallanır ve ses çıkarırlar. Ancak rüzgar 45 dereceden daha büyük bir açıyla geliyorsa, yelkenli tekneler yol alabilir. İşte rüzgara dar açılarla yapılan bu seyre, Orsa seyri denir.

Volta kelimesinin diğer anlamları;
Bir halatı bir yere bir kez dolama veya babalara yöntemince sarma. 
Zincirin demire veya iki zincirin birbirine dolanması. 
Sürekli aşağı yukarı gidip gelme, yürüme, dolaşma.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ