Hint müziğinde heyecan havasını yaratmaya elverişli makam...

Raga,
Ragini, Raga'nın dişi eşi için kullanılan eski bir terimdir. 
Klasik Hint müziği melodik yapılarına raga denir.
Sanskritçe’de Raga kelimesinin anlamı renk ya da ruh hali demektir. 
Raga, insanların kalplerine ve akıllarına iz bırakan yapıtlardır.
Makam Tavrı.

Hindistan’da müziğin 4000 yıllık bir geçmişi olup müzik bilgisini içeren kitaba, Samaveda denir. Samaveda şarkı bilgisi demektir. Eski Hint toplumunun temel bilgileri, veda adını taşıyan kutsal kitapta toplanmış. Veda, kültür ve bilgi demektir. Hindular için müzik ve din aynı değerdedir. 

Tüm müziksel olayın temeli Raga olup bir müzik tavrıdır. Raga, yedi müzik notasının estetik bir yorumu olup, her Raga’nın özel bir tadı ve ruh hali vardır. Tala ise müzik içinde bir bağdır. Her çalış için belirlenen bir süredir ve her süre tamamlandığında yeniden başlar. Bir raga, bir melodinin üstüne kurulu olduğu beş ya da daha fazla sayıda notaya dayanır. Ragalar belirli melodilere de işaret edebilirler. Popüler Hint film müzikleri gibi klasik olmayan müzik de bazen kompozisyonlarında ragalar kullanırlar. Ragalar, mevsim ya da günün saatlerine göre özenle icra edilmelir. İnsanların farklı ruh hallerini uyandıran gece, öğlen ve sabah ragaları gibi ayrımlar yapılır. Muson zamanında çalınan Ragalara Malhar ragaları denir.

Hint müziği ritimleri, yani tala ya da tal denilen belirli kalıplarla başlarsa da, daha ziyade doğaçlama üzerine dayanır. Bugün Hint müzik geleneğinde baskın iki tarz vardır: Kuzey Hindistan müziği ve Güney Hindistan müziği. Geçmişleri ve felsefeleri yakın olduğu için bu iki müzik bazı ortak özelliklere sahip olmakla beraber ragaları ve söylenişleri farklıdır. 

Hint müziğindeki çalgılar: 
Sitar, Bin, Surbahar, Vina, Bin, Tanpura-Tampura (4 telli), Sarangi, Keman, Santur, Bansuri, Şehnay (Anadoluda zurna),  Tabla, Kudüm, Nakkare, Dolak, Pakavaj, Rübab-Rebab(Iklığ), Nefir.

Aşağıda sitarla çalınan bir raga örneği sunulmuştur.

Ashtanga & Raga

Erzincan yöresine özgü, yoğurt ve yufka ile yapılan bir yemek ...

İsirin,
İsiron,
Siron,
Sırın, (Elazığ yöresinde)
Ziron,
Yoğurt ve yufka ile yapılan bir çeşit yemek.
Erzincan yöresine özgü, yoğurt ve yufka ile yapılan bir yemek.
Gümüşhane mantısı olarak da anılır ve siron olarak bilinir.
Bayburt’ta ziron olarak ifade edilir. 
Gürcistan, Artvin ve Sakarya’da ise silor ya da silori denir.

İsirin yemeğinin tarifi; 
1 kg un, 1 tatlı kaşığı tuz ve aldığı kadar su ile hamuru hazırlanır.
1/2 kg yoğurt, 3 -5 diş sarımsak ve 1/2 çorba kaşığı tereyağı, 1 çay kaşığı pul biber ile sos hazırlanır.

Un, tuz ve su ile kulak memesi kıvamında bir hamur yoğrulur. Hamuru eşit parçalara, bezelere ayrılır. Oklava veya merdane ile pasta tabağı büyüklüğünde yufkalar açılır. Isıtılmış teflon tavada çift taraflı hafif pişirilir. Pişen her bir yufka rulo halinde sarılır. Daha sonra 1,5-2 cm eninde kesilerek dikey olarak tepsiye dizilir. Tereyağı eritilip üzerine dökülür. 180 dereceye ayarlanmış fırında 25 dakika pişirin. Fırında pişirilen bu yufkalara siron, ziron denir. Yoğurt, sarımsak, tuz karıştırılarak üzerine dökülür. 

Yoğurtlu yufkaların üzerine kızdırılmış tereyağı dökerek servis edilir. İsteğe bağlı olarak maydanoz ile üzeri süslenebilir. Bazen hazır yufka da kullanılmaktadır. 

Karadeniz ve Doğu Anadolu'nun değişik yörelerinde ramazan ayında sade, etli ve tavuklu da yapılır. Fırında kurutulan yufkaların, (siron) üzerine sironların üzerine iki bardak su, bir buçuk bardak şeker ile yapılan ılık şerbet gezdirilir. Sonra üzerine dövülmüş ceviz veya kavrulmuş öğütülmüş fındık konulur. Ilık veya soğuk olarak servis edilir. 


Erzincan, Refahiye ve yörelerinde pişirilen diğer tatlar;
Keşkek, Sini, İsirin, Sütlaç, Zıhar böreği, Cevizli böreği, Kete, Madımak, Evelik, Isırgan, Mığlama, Kömbe, Noz, Etli çiğit yahnisi, Kabak çiçeği dolması, Fıtı pilavı, Yahni, Pestükan çorbası, Ayranlı kesmeaşı, Torkatma (ineğin ilk sütünden yapılır). 

Not: Halk dilinde gürgen ağacına da isirin adı verilir.

Erzurum yöresine özgü bir cins tel peynir ...


Civil,
Civil Peyniri.
Çeçil Peyniri, 
Saçak Peyniri,
Dil Peyniri,
Tel Peyniri,
Erzurum yöresine özgü bir cins tel peynir.
Erzurum yöresinde tuzlu, yumuşak ve yağı alınmış sütten yapılan iplik gibi bir peynir. 
Erzurum, Kars, Ardahan ve Iğdır genelinde üretilen yağı alınmış sütten yapılan yumuşak, tuzlu bir çeşit peynirdir. 

Civil peynir, yağı alınmış sütten üretilir. Tel şeklinde peynir bir türüdür. Civil peyniri, çiğ sütten yapılır. Sütün bir süre bekletilmesi sonucunda süt belli bir ekşiliğe ulaşır ve civil peynir asıl tadını bu ekşilikten alır. Civil peyniri yumuşak bir kıvama sahiptir ve el ile kolayca tel tel ayrılabilir. Tuzlu ve hafif ekşimsi tadı ile tanınır. Civil peyniri hızlı bozulan bir peynir türüdür. 

Çiğ sütten yapıldığından hayvanın hastalıkları(brusella hastalığı) ve etkenleri süte bulaşabilir. Sütten de peynire bulaşması göz önünde bulundurulmalıdır. Dolayısıyla bu peynirin taze tüketilmesi sağlık açısından riskli olabilir. O nedenle taze tüketmek yerine bunların tuzlu suda olgunlaştırıldıktan sonra tüketilmesi daha uygundur. 

Öznenin dış dünyayla ilişkiyi reddederek kendi iç dünyasına kapanması ...

Otizm.
Fransızca autisme,
Öznenin dış dünyayla ilişkiyi reddederek kendi iç dünyasına kapanması ..
Otizm diğerleriyle iletişim kurmayı zorlaştıran ve engelleyen bir beyin bozukluğudur. 
Otizmde beynin farklı bölgeleri bir arada çalışamaz. 
Otizimin her 100 çocuktan birini etkilediği biliniyor. Pek çok ailenin hayatının altüst olmasına yol açan bu bozukluk 1943 yılında Dr. Leo Kanner tarafından araştırılmış ve Erken Çocukluk Otizmi olarak tanımlamış. 
Yine aynı yıllarda Hans Asperger ise bugün Asperger Sendromu olarak bilinen, aynı bozukluğun daha hafif bir biçimini tanımlamış. 

Otizmin nedeni tam olarak bilinmese de, genetik olduğu düşünülmektedir. Halen hangi genin buna neden olabileceği araştırılmaktadır. Diğer araştırmalar, otizmi tetikleyenin belirli ilaçlar veya çocuğun çevresindeki şeyler olup olmadığı üzerine yoğunlaşmıştır. Bazıları da kızamık-kabakulak-kızamıkçık gibi çocukluk aşılarının buna yol açtığına inansa da gerçek olmadığı araştırmalarla belirlenmiştir. Bu aşılar çocuğunuza zarar verebilecek hatta ölüme sebep verebilecek hastalıklardan koruduğu için, bu aşıların yapılması lazımdır. Otistiklerin çoğu uyku problemi yaşar. Genellikle aynı saatte yatmak ve kalkmak gibi bir rutin belirlenerek tedavi edilir. 

Otizm erken evrede basit belirtileri dikkate alındığında kolayca teşhis edilebilir ve bebeklere uygulanacak iyi bir rehabilitasyon programı ile etkileri önemli oranda azaltılabilir. Gebelik döneminde folikasit katkısı kullanmak otizm gelişme riskini önemli oranda azaltmaktadır. 

Amerikan Psikiyatri Birliği’nin 2000 yılında yayımladığı kılavuza göre (DSM-IV-TR), otizm spektrum bozukluğu kapsamında beş ayrı kategori yer almaktadır:

  • Otizm (Otistik bozukluk)
  • Asperger sendromu
  • Atipik otizm (Başka türlü adlandırılamayan otistik/yaygın gelişimsel bozukluk)
  • Çocukluk dezentegratif bozukluğu
  • Rett sendromu 

Adana ve Mersin yöresinde güğümlere doldurularak sokaklarda satılan ve böbreğe iyi geldiğine inanılan meyan kökü şurubu ...

 Aşlama,
(Haşlama).
Meyan kökü şurubu,
Meyan kökü,
Meyankökü, 
Piyan,
Boyan,
Licorice

Adana ve Mersin yöresinde güğümlere doldurularak sokaklarda satılan ve böbreğe iyi geldiğine inanılan meyan kökü şurubu. Adana’da çok yaygın olan bu hafif şekerli şerbetin yöresel ismi aşlama(haşlama) olup, kendine has tadı ile yazın çok içilen bir içecektir.

Aşlama şerbetinin yapılması; 
3 litre su için 1 kök yani ezilmiş bir avuç dolusu meyan kökü  derin bir tencereye konur. Üzerine bol su konur. 


Birkaç saat, meyan kökü, kendine has koyu rengini ve tadını suya bırakana, tortusu dibe çökene kadar bekletilir. Tel süzgeçten geçirilir. Meyan şerbetinin berrak ve tortusuz olması için, bir süre daha dinlendirilir. Temiz bir çift kat tülbentten süzülerek sürahiye veya şişelere aktarılır. Şerbetin tadı kontrol edilir. Şerbetin kıvamı koyu ise, acılığını gidermek ve tadını ayarlamak amacıyla, yeteri kadar su ilave edilir. Soğutularak servis yapılır. Afiyet olsun.

Not:
Meyan kökü şurubu fazla miktarda tüketilirse yüksek tansiyona ya da baş ağrısına sebep olur. Hamilelerin ve emziren bayanların kullanmaması gerekir. Anemi yani kansızlık hastalığı bulunanlar ile yüksek tansiyon hastaları kullanmamalıdır. 

Gamalı haç ...

Svastika,
Gamalı haç.
Sanskritçe: स्वस्तिक 

Gamalı haç, tarih öncesi dönemlerden kalma semboldur. Kolları saat yönüne dönük olan svastika başarı, uğur ve aydınlığı, saat yönünün tersine olan svastika ise geceyi, karanlığı ve uğursuzluğu sembolize eder. 
Svastika (Gamalı Haç), dünya üzerinde belki de en çok nefret edilen sembollerden bir tanesidir.

Nazilerin başlıca sembollerinden ilki olup, üzerinde gamalı haç bulunan bayraktı. Gamalı haçın tarihi eskiye dayanır. Adolf Hitler’in Nazi bayrağını tasarladığı tarihten en az 5.000 yıl önce kullanılmaktaydı. Swastika (gamalı haç), Sanskritçe “iyi talih” ya da “iyilik” anlamına gelen svastika sözcüğünden türemiştir. İlk olarak Neolitik Avrasya’da görülen bu motifin (kancalı haç), güneşin gökyüzündeki hareketini temsil ettiği düşünülmektedir. 

Bugüne kadar Hinduizm, Budizm, Jainizm ve Odinizm gibi inanç sistemlerinde kutsal bir simge olarak kullanılmıştır. Hindistan ya da Endonezya’daki tapınaklarda ya da evlerde çok görülür. Gamalı haçların Avrupa’da da Hıristiyanlık öncesi Avrupa kültürlerinde görüldüğü gibi, eski bir tarihi vardır. Hitler’in Kavgam’da belirttiği gibi bayrağın, seçim posterlerinin, pazubantların, madalyaların ve ordu ve diğer kurumlar için üretilen rozetleri üzerinde yer alan gamalı haç, Nazi propagandasının en çok tanınan simgesi olmuştur. Aryanlar arasında gurur kaynağı olan gamalı haç, Yahudiler ve Nazi Almayasının düşmanları için korku uyandıran güçlü bir simgeydi. 

Arapça eylem çatısını konu edinen bilim ve kitap ...

Bina,
(Arapça).
Yapı,
Çatı,
Arapça eylem çatısını konu edinen bilim ve kitap.

Bir aygıtın ya da biçimin ana çizgilerini gösteren çizim ...

Şema,
Çizem,
Fransızca schéma,
Bir aletin, bir aracın veya bir biçimin ana çizgilerini gösteren çizim.
Bir aygıtın ya da biçimin ana çizgilerini gösteren çizim.
Kroki, Fransızca croquis,
Bir konu veya nesnenin başlıca özelliklerini yansıtacak biçimde hazırlanmış taslağı
Bir yazın yapıtının, bir tasarının planı.
Bilgileri sınıflandırmak ve aralarındaki ilişkiyi göstermek için kullanılan bir araçtır. 
İlişkileri görmemizde kolaylık sağlar. 
Bir aletin, bir aracın veya bir biçimin ana çizgilerini gösteren çizim.
Bir edebiyat eserinin, bir tasarının planı.




Çizenek,
İng. diagram. 
Bir aygıtın ya da bir nesnenin yapısal ya da işlevsel niteliklerini ana çizgileriyle belirleyen çizim.

Rize’nin Ardeşen ilçesinde bir yayla. ..

Abu,
Çağlayan-Abu,
Abu deresi, 
Abu vadisi, 
Abu yaylası.

Abu deresi Kaçkar dağlarından ve akış istikametinde başka kaynaklardan da beslenerek yaklaşık 26-30 km. lik bir yolculuktan sonra Karadeniz’e dökülür. Aktığı yatakta da Çağlayan (Abu) vadisini oluşturur. 

Yayla hayatı Haziran ayının başından Eylül ayının ilk haftasına kadar sürüp gider. Yaylalar bağbozumu bayramı olan Vartavor şenlikleriyle ünlüdür. Horon ve sisli manzaralar, yayla yaşamının vazgeçilmezlerindendir.

Rize ilindeki yaylalar;
Anzer(Ballıköy), Çağrankaya, Ovit, Varda, Gölyayla, Cimil, Hazende, Ambarlı, Ayder, Pokut, Kavron, Elevit, Nafkar, Karunç, Garmik, Haçivanak, Hapivanak, Tirevit, Kale, Baş Yayla, Hacivarak, Palovit, Çaymakçur, Amlakit, Golezana, Abu, Komatti, Handüzü, Vaşa, Petran, Sal, Samistal, Demirkapı(Homeze), Sivrikaya, Hazindağ, Çat, Verçenik, Hacivanak, Trovit, Ambarlı, Siçoğ, Karap, Avusor, Başyayla, Gürcü Düzü, Kito. 

Geleneksel Japon şarkılarına verilen ad ...

Uta,
Japon şarkıları,

Geleneksel Japon Şarkılarına verilen ad.
Zaten Japonca'da uta şarkı demektir.  
Uta-u, şarkı söylemek demek olup uta şarkı kelimesi üretilmiştir. 
Japon şiirinde tüm nazım türlerine de uta denir. 

Yayla ..

Plato,
Yayla,
Yüksek rakımlı meralar, yaz merası.
Otlak, 
Mera,

Yayla kelimesi, eski Türklerde yaz anlamına gelen yay kelimesinden türetilmiş. Eski Türklerde mevsimler yar, yay, güz, kış olarak adlandırılmış. Hayvanları otlatmak sözünü tam karşılayan, yaymak fiilide bununla ilgilidir. 

Akarsularla derin bir biçimde yarılmış, parçalanmış, üzerinde düzlüklerin belirgin olarak bulunduğu, deniz yüzeyinden yüksek yeryüzü parçası, biçimi. 
Dağlık, yüksek bölgelerde, kışın hayat şartları güç olduğu için boş bırakılan, yazın havası iyi ve serin olan, hayvan otlatma veya dinlenme yeri. Yaz aylarında hayvan otlatmak veya tarımsal faaliyette bulunmak amacıyla gidilen geçici yerleşimlerdir. Yaylalar dinlenmek amacıyla gidilen yazlık yerlerdir. İnsanların serinlemek ve hayvanlarını otlatmak için yaz aylarında gidip kaldıkları yer. Akarsularla derin bir biçimde yarılmış, parçalanmış, üzerinde düzlüklerin belirgin olarak bulunduğu, deniz yüzeyinden yüksek yeryüzü parçasıdır. 
Dağlık, yüksek bölgelerde, kışın hayat şartları güç olduğu için boş bırakılan, yazın havası iyi ve serin olan, hayvan otlatma veya dinlenme yerleridir. Genellikle yüksek koyaklarla derince yarılıp parçalanmış düz yüzeyler. Deniz yüzeyinden yüksek, yaz mevsiminde oturulan serin ve yüksek yerler. Koyak, karalarda akarsu aşındırmasıyla oluşmuş, bir yöne doğru eğimli, uzunluğuna çukurluk demektir.

Tibet Platosu (4500 m) ya da yerel dildeki adıyla Çang-Tang dünyanın en yüksek platosudur. Çin Halk Cumhuriyeti Tibet Özerk Bölgesi ve Qinghai Eyaleti arasında büyük bir alanı kaplar. 

Ülkemizdeki yaylalardan bazıları;
Kahramanmaraş; Uludaz, Yavşan, Başkonuş, Engizek yaylaları, 
Hatay-Dörtyol; Tekkoz, Kengerlidüz
Antalya-Fethiye; Seki yaylası,
Çorum; Elmabeli, Beşoluk, Kızıloluk, Kargı, Bayat, Yalak, İskilip yaylaları
Adana; Tekir, Armutoğlu, Pozantı, Fındıklı, Bürücek, Konacık, Akçatekir, Belemedik, Asar Çatak, Tufanbeyli yaylaları
Manisa; Atalanı, Sultan yaylaları,  
Trabzon; Ken, Karastel, AyeserBeypınarı, Çevlik, Düzköy, Erikbeli, Figanoy, Haros, Liser, Honefter, İlaksa, Kadıralak, Kuruçam, Karaçımah, Lapazan, Lişit, Lustra, Mavura, Mulfat, 
Paparza, Şorahma, Şolma, Vartan, Omal, Coşk yaylaları.
Artvin;Lori yaylası,
Rize; Abu yaylası
Ordu; Meydandüzü, Karagöl, Keyfalan, Turnalık, Abdili, Çambaşı, Cule, Hevrek, Yeşilce, Topçam, Çukuralan, Angın, Düzoba, Korgan yaylaları.
Kaz Dağları; Kartalçimeni, Tozlu, Türkmen, Kozak,
Toroslar; Gembos yaylası, Ali Efendi, Anamas, Bardat, Baran, Dirmil, Eynif, Feslekan, Oğuz, Girdev,  Gömbe, Karaağaç,  Kapaklı, Karıngöl, Kızılcadağ, Melik,  Sanlı, Söbüçimen, Söbüce, Sülek, Sultandağı, Yeşilgöl, Yedikaza yaylaları.

Ülkemizdeki bazı platolar: 
Obruk, Haymana, Bozok, Teke, Cihanbeyli, Uzunyayla, Taşeli, Gaziantep, Şanlıurfa, Kars, Erzurum, Bayat(Yazılıkaya) platolarıdır.

Çin'in ilk imparatoru Qin Shi Huang'ın mezarında bulunan ve birlikte gömülen kil askerler ...

Terrakotta.
Terra Cotta,
Terra Kotta Ordusu.
Terrakotta ordusu.
Toprak Askerler.
Çin hükümdarının ölümsüz ordusu.
Taş askerler,
İlk Çin imparatoru Qin Shi Huang ile birlikte gömülen kil, toprak askerler. M.Ö. 210 yılında yapılmış olan bu heykeller, Çin Halk Cumhuriyeti'nin Shaanxi eyaletine bağlı Xi'an yakınlarında Yang Zhifa adlı çiftçi ve kardeşleri tarafından 1974 yılında tesadüfen bulunmuş. 

Tarihte hep ölümsüzlük iksiri aranmıştır. İmparator Çin Şi Huang da eski kralların ve alimlerin sinabar (cıva sülfür) içerek 10 bin yıl yaşadığı inancıyla kendisi de içtiği şaraplara cıva katmış. İmparator, Qin Shi Huang Cıva zehirlenmesinden 39 yaşında ölmüş. 

Ölmeden önce terrakotta yeraltı ordusunu tamamlamış. Öldükten sonra da hükümdarlığının sonsuz olması için öteki dünyada bu işe devam etme inancıyla terrakotta ordusu da beraber gömülmüş. 
Çin imparatorunun mozolesi ve 100 metreyi bulan piramidi ve antik şehri terrakotta askerlerin koruduğu mezar çeşitli kaygılarla henüz açılmamış. XX. yüzyılın en büyük arkeolojik keşiflerinden birisidir. 

Gömülü halde gerçek insan boyutunda ustaca yapılmış binlerce kilden asker heykeli bulunmuştur. Terrakotta ordusu olarak da bilinen bu heykeller 2300 yıl öncesine, Çin’i birleştiren ilk imparator Çin Şi Huang dönemine aittir. 2007 yılında bu askerler altı aylığına Londra’daki British Museum’da da sergilenmiş. 


Bu heykeller kırmızı, mavi, pembe ve sarı renklerde boyanmış, ama bugün renkleri solmuş halde. Ellerinde taşıdıkları gerçek silahlar da bugün yok artık. Çin Şi Huang M.Ö. 221 yılında Çin’i birleştiren imparator olarak biliniyor. Bütün topraklarda yazıyı, parayı, ağırlık ve ölçü birimlerini standart hale getirmiş, kanallar ve yollar yaptırmış. Kuzey sınırlarını akınlardan korumak için Çin Seddi’nin inşaatını da o başlatmış.

Kars mutfağına özgü bir yemek ...

Hörre,
Piti (Bozbaş),
Hangel,
Haşıl,
Nezik, 
Kete,
Erişte pilavı,
Umaç helvası,
Feselli,
Ayran aşı,
Kesme çorbası.
Şirince tatlısı.
Hasude tatlısı (Asuda, Aside).
Çaşurlu omlet,

Doğu Anadolu'nun soğuk bir iklime sahip şehirlerinden  birisidir. Kars yemekleri ve lezzetiyle ünlüdür. Özellikle kaz eti ve kaz eti ile yapılan yemekler oldukça meşhurdur.
Kaz ile ilgili yemekler, tandır, haşlama, kaz dolması, kaz ciğeri. 

Hörre çorbası, (Un çorbası).
Daha ziyade kış aylarında Kars mutfağında un ile yapılan hörre çorbası üzerine tereyağ dökülerek yenir.

Hangel
Kare şeklinde kesilmiş hamurların sıcak suda haşlanmasıyla yapılır. Hamurların üzerine soğan karışımlı sos ve yoğurt ilave edilir. Kars mantısı da denir.

Katmer,
İnce açılmış yufkalar, rulo haline getirilir. Tepsiye sarmal şekilde döşenerek pişirilir. Çay ile tüketilen bu işi ayrı bir lezzettir.

Nezik
Yörenin en sevilen hamur işlerinden birisidir. Nezik için hamur kaymakla birlikte açılarak pişiriliyor. Nezik çayla birlikte atıştırmalık olarak yenir. 

Feselli
Neziğin kardeşi olan feselli daha çok Ardahan yöresinde yapılır. Sacın üzerinde mayalı hamur pişirilirek yenir.

Piti kebabı (Bozbaş),
Kuzu etinin safran ve kuyruk yağı katılarak pişirilmesi ve nohutla harmanlanmasıyla hazırlanır. 
Piti, yağ ile tabağın altına döşenen lavaşla birlikte yeniyor. 

Erişte,
Erişteye mercimek ve patates katılmasıyla yapılan bir yemektir. Bu pilav özellikle et yemeklerinin yanında sıkça yenmektedir.


Haşıl
Kars'ın ayrı bir lezzetteki yemeklerinden birisi de haşıl'dır. Bulgur tereyağıyla pişirilir ve üzerine sarımsaklı yoğurt ilave edilerek servis edilir. Hem doyurucu hem de çok lezzetli bir yemektir.

Umaç helvası,
En sevilen Kars tatlılarından birisidir. Umaç helvası, yoğurulan unun sıcak yağda pişirilerek şekerli su ile tatlandırılır.  

Kete
Anadolu’nun birçok yöresinde yapıldığı gibi Kars'tada yapılan bir hamur işidir. 

Kars yöresinde ayçiçeğine verilen ad, Semişke, Semişka, Semiçke (çekirdek Rus. semeçqo).  Şemşamer,

Açık havada ızgara ya da kızartma yapmaya yarayan ocak ...


Barbekü,
Fransızca barbecue,
Barbeque.
Seyyar ızgara.
Mangal,
Ocak.
Açık havada ızgara ya da kızartma yapmaya yarayan ocak.
Izgara et pişirmekte kullanılan, genellikle balkonlarda duvar içerisine gömülmüş ocak.
Genellikle açık havada ızgara yapmak için hazırlanmış ocak. 


Açık alanda mangal kullanılarak et ve deniz ürünlerini pişirme. 

Mangal veya barbekü, üzerinde açık ateşte et, balık ve sebze pişirmeye yarayan düzenek ve bu düzenekte yemek pişirme işlemi. 
Özellikle balkonlarda ızgara et pişirmekte kullanılan, duvar içerisine gömülmüş ocak.

Dünya üzerinde kadınların girmesinin yasak olduğu bir bölge, ada ...

Aynoroz,
Aynoroz adası.
Tapınmaya Adanmış Kutsal Dağ, Athos Dağı
Keşişler Diyarı.

Yunanistan'ın Halkidiki yarımadasından Ege Denizi'ne doğru uzanan yarımadanın en doğusundadır. Aynoroz yarımadası jeolojik olarak kalkerli ve dağlık bir arazidir. En yüksek noktası Athos Dağı'dır. Özerk yapıdadır ve kadınların girmesi yasaktır.
Dünya üzerinde kadınların girmesinin yasak olduğu ve sadece manastır çalışanlarının yaşadığı bir yer. Aynoroz adasına, 1045 yılından beri tek bir kadın girmemiş. 


Aynoroz adası ve Athos dağı Selaniklilerin sayfiye yeri olarak kullandığı doğal güzellikleriyle ünlü Halkidiki yarımadasındadır.  Halkidiki, Kassandra ve Sithonia yarımadalarından oluşan yemyeşil bir doğa ve pırıl pırıl bir deniz ile turistik bir yer. Athos dağı Halkidiki yarımadasının en doğusundadır. Ege denizine doğru uzanan bu bölgede kadınların, hatta dişi hayvanların bile giremediği tek bir yer var ki kutsal Athos Dağı bölgesinin olduğu yerdeki Aynoroz adasıdır.

Ortodoksların en kutsal bölgesinde bulunan Athos Dağı, Aynoroz adası, politik açıdan Yunanistan Dış İşleri Bakanlığı’na bağlıdır. İstanbul Fener Rum Patrikhanesi’ne dini açıdan bağlı olup halen Fener Rum Patriği I.Bartholomeos ’dur. Bu bölgede 17 Yunan, 1 Rus, 1 Sırp ve 1 Bulgar olmak üzere 20 tane manastır mevcut. Rahipler, keşişler, papazlar bu manastırlarda yaklaşık olarak 2500 kişi komünal bir yaşam sürdürüyor. Kendilerini dine adayan keşişler, dönem dönem hem bedenlerini hem de zihinlerini temizlemek için oruç tutarlar. 

Kunduracıların delik açmakta kullandıkları çelik tığ ...

Biz,
Biz, tığ.

Katı bir şeyi dikerken iğne geçirecek yeri delmek için kullanılan, çelikten yapılmış, sivri uçlu ve ağaç saplı araç, 


Kunduracıların delik açmakta kullandıkları çelik tığ.
Kunduracı ve saraçların iğneyi geçirecekleri yeri delmeye mahsus, tahta saplı sivri demir alet, tığ, biz.

Koşum ve eyer takımları yapan veya satan kimselere saraç denir. Saraç ve kunduracı tarafından kullanılır.

Karton üzerine gerilmiş kumaşa sim, sırma gibi gereçler sarılarak yapılan bu nakışa Maraş (Dival) işi. 

Maraş işinde kalın karton parçalarının iğneyi kırmamasını sağlamak ve delik delmek işleminde kullanılmak üzere hazırlanmış tahta saplı, ince sivri uçlu bir tür çuvaldız.



Sıkıntı veren, hoşlanılmayan şeyler ya da kimseler için kullanılan bir sözcük ...

Meret,
Uğursuz,
Şom, 
Meret, 
Menhus,
Cenabet,
Sıkıntı veren, hoşlanılmayan şeyler ya da kimseler için kullanılan bir sözcük  ...
Sıkıntı veren, hoşlanılmayan şeyler veya kimseler için kullanılan sövgü sözü . 
Çok kocaman, iriyarı, azman (insan, hayvan ve eşya için).
İş bitirmeyen (kimse). 
Uğursuz, hayırsız.
Kötü, işe yaramaz.  
Bilgiçlik taslayan.  
Baş belası. 
İnatçı, ters.
Piç. 
Zayıf, hastalıklı.

1956 yılında doğmuş, grafik öğelerinin ağır bastığı yapıtlarıyla tanınmış ressamımız ...

Kezban Arca Batıbeki,
Grafik öğelerinin ağır bastığı yapıtlarıyla tanınmış ressam.
Yönetmen ve senaryo yazarı Atıf Yılmaz Batıbeki ve oyuncu Nurhan Nur’un kızıdır. 
Kezban Arca Batıbeki. 

Eserlerinden bazıları;
Atlı Karınca,
Figürlü Kompozisyon,
Köpek ve Kadın.

Kökeninde grafik ögelerin çağdaş resimsel elemanlara dönüştürülmüş görsel. 
1956 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu (Şimdiki adıyla Marmara Üniversitesi) Grafik Bölümünden mezun oldu.


Mezuniyetini takiben sinema ve tiyatro için afişler, televizyon için çocuk filmi, tiyatro sahne dekorları, uzun metrajlı sinema film jenerikleri, fotoğraf ve sanat yönetmenliği, dergilerde fotoğraf editörlüğü yapmış. 1983 yılında Oxford ve Londra’ya giderek resim üzerine çalışmalar yaptı. 1984 yılından itibaren Türk çağdaş sanatını temsilen 16 kişisel sergi açtı. Birçok yurt içi ve yurt dışı karma sergiye katıldı. Sanatçı çalışmalarına Amerika'da da devam etmiştir. Tuval üzerine akrilik tekniğinde oluşturduğu resimleri, insan, cinsellik, sansür, gizem, yansıma, aşk ve erotizm gibi evrensel temaları içerir. 

Halen sanat yaşamını İstanbul’da sürdürmektedir. Hatırlatmak gerekirse Al Yazmalım Selvi Boylum film afişini de yapmıştır. Sanat hayatında genellikle kadın temasını işlemiştir. 

Bir şiirde dizelerin ilk harflerinin yukarıdan aşağıya doğru sıralandığında anlamlı bir sözcük meydana getirmesi ..

Akrostiş,
İlkleme,
Çıkarsama,

Dizelerinin ilk harfleri yukarıdan aşağıya doğru okunduğu zaman ortaya bir söz çıkacak biçimde yazılmış koşuk ya da koşuk bölümü.
Bir şiirde dizelerin ilk harflerinin yukarıdan aşağıya doğru sıralandığında anlamlı bir sözcük meydana getirmesi.
Eski Yunan ve Latin edebiyatında ise akrostiş “üç dize” anlamına gelir.
Eski Yunan ve Latin dillerinde akro ön, uç taraf veya sivri taraf anlamına gelir. Akrostiş ise uç taraftaki dize anlamındadır.
Divan edebiyatında Akrostiş’e muvaşşah ya da istihrac denir.
Süslenmiş, süslü.
Bir şeyin içinden bir şey çıkarmak. Bir manayı istidlal etmek. 
Meydana ve harice çıkarmak. Bazı emareleri beliren şeylerden ileriye ait olacak şeyleri çıkarmak.
Süslenmiş, 
Süslü.
İstidlal etmek. 

Kilis ilinde bir höyük ...

Oylum,
Oylum höyük.
Olum höyük.
Kilis ilinde bir höyük ...

Oylum Höyük,
Anadolu, Suriye, Mezopotamya arasında yer alan oldukça büyük bir höyüktür. Stratejik bir konumda bulunan höyük her dönemde iskan görmüş bu nedenle arkeolojik açıdan son derece önem taşımaktadır. Bu bölgenin en önemli yerleşme yeridir.


Kilis İlindeki diğer Höyükler;
Çatal Höyük,
Kumsurun Höyük,
Leylit Höyük,
Yavuzlu Höyük,
Sinnap Höyük,
Belentepe Höyük,
Polatbey Höyük,
Karamelik Höyük,
Murat Höyük,
Taşlıbakır Höyük,
Kumludere Höyük.
Çörten Höyük.

Yüksek bir makama sunulan mektup ya da dilekçe ...

Arzuhal.
Ariza, (Arapça).
İstida,
Mektup, 
İstirham name.
Dilekçe,
İstida,
Hediye,
Büyük bir kimseye hürmetle yazılan veya verilen şey, 
Arzuhal, 
Bir iş için bir makam veya resmi daireye bir iş sahibinin verdiği dilekçe. 
İstida-name.
Arz-ı hal.
Bir dileği bildirmek için resmi makamlara sunulan, imzalı ve adresli, pullu, pulsuz yazı, istida, arzuhal.

Anton Çehov'un bir tiyatro oyunu ...

İvanov,

Eserleri;
Vanya Dayı,
Martı, 
Vişne Bahçesi,
İvanov,
Sahalin Adası,
6 Numaralı Koğuş.
Üç Kız Kardeş.
Eczacının Karısı,
Doktor,
Besleme,
Üç Kedi Yavrusu.
Kırlarda Bir Gün.

Antov Çehov. 
Anton Pavloviç Çehov, (1860-1904)
Oyunları ve öyküleri ile dünya edebiyatında çok özgün bir yeri vardır. 
Azak Denizi kıyısındaki Taganrog' da doğdu. 

Rus yazarlarından Anton Pavloviç Çehov, bir taşra bakkalının oğludur. İlk ve orta öğrenimini Taganrog 'da tamamladı. Moskova'da 1879 yılında tıp öğrenimine başladı. Tıbbiyeyi okurken gazete ve dergilere kısa mizah  öyküleri yazdı.  Çehov tıp öğrenimini bitirdi. Oyun yazarlığına tek perdelik oyunlarla başlayan Çehov yazarlığa devam etti. Sahnelenen ilk başarılı oyunu Ivanov' dur. 

Çehov 1890 yılında bir tutuklu ve sürgün yeri olan Sahalin Adasına gitmiş. Burada izlenimlerini Sahalin Adası adlı kitapta yayınlamıştır. Bir araştırma tezi niteliğini taşıyan Sahalin Adası, hapishane koşullarında bazı iyileştirmeler yapılmasına yol açtı. 1891 yılında Avrupa gezisine çıkan yazar, Rusya'ya döndükten sonra, en güçlü yapıtlarından 6 Numaralı Koğuşta özgürlükçü düşünceleri savundu. Bu dönemde yazdığı oyunlar arasında başyapıtlarından Martı ise, ilk kez 1896'da St. Petesburg'da sahnelenmiş.

Çehov 1894 Martında bir akciğer kanaması geçirdi. Tedavi için Karadeniz kıyısındaki Yalta'ya yerleşti. Vanya Dayı, Üç Kız Kardeş ve yazarın ölümünden az önce tamamladığı Vişne Bahçesi gibi değerli eserleri bitirdi. 

Çehov, Çar tarafından kabul edilerek Akademi üyeliğine seçilmiştir. Martı oyununun ünlü oyuncusu Olga Knipper ile evlenmiş. Tedavi için gittiği Almanya'daki Badenweiler' de bir sağlık merkezinde veremden ölmüştür.

Yeni Zelanda'nın yerli halkı tarafından kutsal olduğuna inanılan bir dağ...

Taranaki Dağı, 
(2518 m).
Maorice Parlayan Dağ anlamına gelir. Yeni Zelanda'da kutsal olduğuna inanılan bir dağ.
Egmont Dağı olarak da bilinir. 
Egmont Ulusal Parkı içerisindedir. 
Güney Alplerin en yüksek tepesi olan Cook Dağı (3764 m) dır.
Yeni Zelanda'nın yerli halkı tarafından Taranaki Dağının, kutsal olduğuna inanılır.

Yeni Zelanda, İngiltere’ye bağlı monarşik bir idareyle yönetilir. Resmi devlet başkanı İngiltere Kraliçesi olup Kraliçeyi, ülkede genel bir vali temsil etmektedir. 


Hükümet başkanı aynı zamanda Maliye Bakanlığı görevini de yürütür. Ülkenin resmi dili İngilizce olup halen Maorice de konuşulmaktadır. Başkenti Wellington olan ülkenin, yüzölçümü 270.500 km2 dir. Yeni Zelanda Güneybatı Pasifik Okyanusunda, Stewart, Chatham, Campbell, Kermadec, Snares, Auckland, Antipodes, Baunty, Niue ve Tokelau adalarından  oluşur. Nüfus 3.500.000 kişidir. Para birimi Yeni Zelanda dolarıdır. Ülkede Angalikan, Metodist, Presbiteryan ve Katolikler çoğunluktadır. 

Yeni Zelanda adalarına ilk yerleşenler 1500 yıl önce gelen Maorilerdir. Danimarkalı Abel Tasman Yeni Zelanda’ya (1642) ilk ulaşan Avrupalıdır. İngiltere'den Kaptan James Cook 1769 yılında Yeni Zelanda'nın kıyılarını dolaşmış ve bu tarihten sonra da İngiltere’nin kontrolü altına girmiş. Birinci Dünya savaşında Yeni Zelanda, İngiltere yanında savaşa katılmış. Avustralyalı ve Yeni Zelandalı askerlerden kurulan kolordu ANZAC- Australian and New Zealand Army Corps Çanakkale’de Türk ordusu karşısında bozguna uğramıştır.

Yeni Zelanda birlikleri İkinci Dünya Savaşı esnasında Alman (1942) ve İtalyan (1944) ordularına karşı da savaşmış ve hezimete uğramışlar. 1951 yılında ABD ve Avustralya ile karşılıklı Güvenlik Antlaşması imzalayarak, İngiltere’nin desteğiyle Singapur ve Malezya’ya birliklerini yerleştirerek bölgenin kontrolü Yeni Zelanda ve İngiltere tarafından sağlanmış oldu.

Ülkenin görülmeye değer yerleri; 
Tongariro Ulusal Parkı, Ruapehu, Ngauruhoe ve Tongariro volkanik dağları buradadır.
Tongariro Ulusal Parkı, Yüzüklerin Efendisi filmlerinin çekimlerine ev sahipliği yapmıştır. 
Waitomo Mağaraları, 
Glowworm Mağarası,
Waiotapu Termal RezervleriTaupo Volkanik Bölgesi’nde Rotorua şehrinde bulunan aktif bir jeotermal bölgedir. Son Samuray filminin çekimlerinin de gerçekleştirdiği bölgedir. 
Taupo Gölü, en büyük tatlı su göllerinden biridir.
Huka Şelalesi, Waikato Nehri’nden başlayıp Taupo Gölü’ne dökülmektedir. 
Mercury Koyu,
Hot Water Sahili, 
Katedral Kemeri-Cathedral Cove, Te Whanganui-A-Hei bölgesindedir.
Taranaki Dağı,
Egmont Ulusal Parkı.

Popüler Yayınlar

Yeni içerikler için takip edin!