Eski Yunan mimarlığında müzik ve tiyatro gösterilerinin sunulduğu yapı ...

Odeon,
Eski Yunan mimarlığında müzik ve tiyatro gösterilerinin sunulduğu yapı.  
Antik mimarlıkta içinde müzik dinlemek, resmi toplantılar yapmak için kullanılan küçük tiyatro biçimindeki yapıdır. Yunan uygarlığının  ilk  şehirleri, yöneticilerin oturduğu Akropol adı verilen ve yüksek bir tepeye kurulmuş,  etrafı kalın ve yüksek surlarla çevrilmiş yapıların bulunduğu şehirlerdir.  

Bu şehirler bir birini paralel ve dik kesen caddelerden oluşan ızgara planına sahiptir. İçerisinde spor karşılaşmalarının yapıldığı Stadium vardır. 

Gençlerin düşünsel ve bedensel yönden eğitildikleri, öğrenim gördükleri ve spor yaptıkları Gymnasium salonları, Odeon adı verilen konser salonları,  Bulevterion adı verilen meclis toplantı salonu, agora adı verilen pazar yerleri ile Nimfeum denilen heykellerle bezenmiş nişli anıtsal çeşmelerden oluşmuş şehirlerdir. Anadolu’da kurulan kentler. Efes, Milet, Priene, Bergama, Didim ve Assos olmuştur. Şehirlerde Tanrının evi olan tapınaklarda inşaa edilmiştir. Anadolu’da, bu tapınaklara Assos’taki Athena tapınağı örnek gösterilebilir. 

Değerli taşlar içinde en uzun tarihi olan ve şimdi İngiltere tacında yer alan ünlü elmas ...

Kuhinur, 
Küh-i Nur, (Farsça Işık Dağı anlamında).
Koh-i-Noor Elması, 
Değerli taşlar içinde en uzun tarihi olan ve şimdi İngiltere tacında yer alan ünlü elmas.

Hindistan'da bulunan 191 karatlık dünyanın en büyük elması kuhinur'dur. Farsça ışık dağı anlamına gelen, bugün İngiltere Krallık hazinesinde bulunan bu elmas  uçuk pembe renklidir.   1937 yılında kraliçenin tacına takılmıştır.  

Bu elmastan biraz daha az değerli denizin ışığı anlamında Derya-i Nur elması ise, yaklaşık 185 kırat ağırlığında ve yassıdır. Bugün İran Hazine odasında sergilenmektedir. Bizzat görmüşümdür. 

  
Başka ünlü elmaslar ise şunlardır.;
Kuhi Nur, 
128 karatlık Güney Yıldızı elması,

De Beers Milenyum Yıldızı,
Golden Jubilee,
Jonker Pırlantası,
The Dresden Green Diamond (Dresden Yeşil Elması).
Regent,
Tiffany,
The Centenary Diamond (Yüzüncü yıl Elması).
The Cullinan Diamond (Cullian Elması).
The Orloff Diamond (Orlov Elması).
Umut Elması,
 
Kaşıkçı Elması,  86 karatlık olup dünyanın en değerli 22 elmasından birisidir.


Kars'ın Digor ilçesinde VII.yüzyıldan kalma bir katedral ...


Mren,
Mren Katedrali,
Mren Kilisesi,
Müren Kilisesi.
Kars'ın Digor ilçesinde bulunur.
Mren, aşağı Arpaçay’ın sağ kıyısında yer alan bir köydür.
Mren adının Urartu lehçesinde kale anlamı taşıdığını belirten tarihçiler ve dil bilimcilerine göre Pakraduni hanedanlığının prenslerine yazlık mesire yeri olarak kullanılmak üzere 619 yılında Davit Saaruni tarafından yaptırılmıştır.


Her ne şekilde ve ne zaman yapılmışsa da Arpaçay yöresinde Ermenistan’ın en eski Hıristiyan mabedi olarak bilinir. Eski adıyla Tekor olarak bilinen Digor ilçesindeki Degor (Tekor) kilisesinin ardından Mren Katedrali bu bölgenin en eski tarihi yapısıdır.


Kars-Iğdır karayolunun güneyinde bulunan kiliseye ulaşım zorlukla yapılmaktadır. Kars’a 42 km. uzaklıktaki Digor İlçesindedir. Vaktiyle bağlarının bolluğu nedeniyle Karabağ adı verilen köyde bulunan Katedral, çorak ve ıssız bir bölgede bulunuyor. Ermeni kilisesinin güney yüzünün 2008 yılında yıkıldığı ve bu durumda kubbeyi taşıyan payandalar zarar görmüştür.   World Monuments Fund-Dünya Anıtlar Vakfı, WMF tarafından 7. yüzyıldan kalma, farklı kültürel ve tarihi mirasa sahip sınıra yakın askeri bölge içinde yer alan Mren Katedrali, 2014 yılında korunmaya alınmıştır.

Eskiden Polonya' ya verilen ad ...


Lehistan,
Polonya,

Eskiden Polonya' ya verilen ad.

Lehistan Osmanlıların bugünkü Polonyaya verdiği isim. Lechia isimini Polonyalılar da kendileri için kullanıyorlar. Polonya için Leh sözcüğü halen kullanılmakta. Ticaretle uğraşan Litvanlar, M.Ö 3000 yıllarında gelerek Baltık kıyısına yerleştiler.  M.S 1025 tarihinde Dük I. Boleslaw kral oldu . 1569 yılına kadar Lehistan olarak varlığını sürdürdü.  1569 yılından sonra ise Lehistan ve Litvanya ülkeleri resmen tek bayrak altında birleşerek Lehistan-Litvanya Birliği'ni kurmuşlardır.

II. Dünya Savaşından sonra ülkenin resmi ismi Polska oldu. Polonya Cumhuriyeti Doğu Avrupa’nın en geniş ve en kalabalık ülkesi olup batısında Almanya, güneyinde Çek Cumhuriyeti, doğusunda Rusya,   kuzeyinde Baltık Denizi yer alır. 

Odra ve Vistula ülkenin önemli nehirleridir. Güneybatıda Karkonsze Dağları ve güneyde Karpat Dağları yüzey şekilleri açısından önemli olup en yüksek noktası 2503 m yüksekliğindeki Rysy Tepesi olan Tatra Dağlarıdır.  
Polonyalılar Islav ırkındandır. Polonya halkının büyük bir bölümü katoliktir. Hıristiyan aleminin bugünkü lideri olan Papa John Paul II, Polonyalıdır. Para birimi, Zloty olup, 1 zloty 100 Groszy eşittir.


Başkent, Varşova (Warsaw, Warszawa)
Önemli şehirkleri; Lodz, Krakow, Poznan, Gdansk, Katowice (Almanca: Kattowitz), Lublin, Wraclow.


Yiyicilik, rüşvet alma ...

İrtikap,
İrtikab (Arapça, ارتکاب ), Suç işleme.

Bir işe girişmek.
Kötü bir iş işlemek. 

Rüşvet almak gibi çirkin bir şey yapmak.
Bir makamı alet ederek, hakkı olmayan para veya malı hile ile almak. 

Rüşvet alma.
Yiyicilik. 

Rüşvet (İng. bribe).
Rişvet (Osmanlıca).
Orunç,


Yaptırılmak istenen bir işte yasa dışı kolaylık ve çabukluk sağlanması için bir kimseye mal veya para olarak sağlanan çıkar.
Bir işin yasa dışı olarak daha kolay ve çabuk yapılması için o işte görevli kişiye sağlanan ayni veya parasal çıkar.
Kötü iş yapma, kötülük etme.
Yalan söyleme, hile yapma.

Bir Osmanlı atasözü vardır ki çok güzel anlatmıştır aşağıda kişinin irtikap ile alakasını ;
Devlet-i Osmanı Ahalide Terfiyi Temayüz İlim İrfan İle Olmaz, 
Ya Olacak Kuvvetli İltimas,
Ya Olacak Madeni Has, 
Ya da Olacak Ten ile Temas.

Zaten Eski Başbakan'larımızdan ve merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal da gerçeği çok güzel ifade etmiştir. "Benim memurum işini bilir" diyerek. Nede olsa serde Osmanlılık var.
Hatta o kadar normal ki rüşvetin belgesi olmaz, denir. Türk Ceza Kanunu rüşvet alma ve rüşvet vermeyi suç sayar.

Yayın ...

Neşriyat,
Neşriyat (Arapça, نشریات ).

Yayın,
Gazete, kitap, radyo ve sair vasıtalarla neşrolunmuş, yayılmış şeyler.
Basılıp satışa çıkarılan kitap, gazete vb., neşriyat. 
Radyo ve televizyon aracılığıyla halka sunulan, duyurulan, iletilen eser, program, neşriyat.


Yazın.
Yazım, 
Yayın, (İng. edition, publication).
Basılıp ortalığa sürülen kitap, gazete ve dergi gibi okunan şeylerle radyo ya da televizyon ile her yana yayılıp dinlenen ya da her yerde seyredilen şeyler. Arapça Menşure, Eski dilde dağıtılmış, yayılmış, neşrolunmuş anlamında kullanılmıştır. 

İster istemez hemen ilk aklıma muzır neşriyat (halk ağzıyla muzur neşriyat) gelir ki bunun anlamı kanun hükümleri ile açıklanmış olup zararlı yayın demektir. Genel olarak cinsel içerikli, ayıp yayınlar için her zaman muzır neşriyat olarak bilinmiştir. Yani kanunla torbaya, poşete giren yayınlar muzur neşriyat olmuştur. 21.06.1927 tarihinde kabul edilen 1117  nolu kanun, 06.03.1986  tarih ve 3266 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olup kanun hükümlerinin ilk maddesi şöyledir.

" Türk Ceza Kanununun 426, 427 ve 428 inci maddelerinde zikredilen müstehcen ve hayasızca neşriyat haricinde olup on sekiz yaşına kadar küçüklerin maneviyatı üzerine muzır tesir ika edeceği anlaşılan kitap, mecmua ve mevkut risaleler, resim ve levhalar aşağıdaki maddelerde gösterilen esaslar dairesinde tahdidata tabi tutulur. Ecnebi memleketlerinden ithal edilen bu kabil mecmualar ve eserler de bu kanunun ahkamına tabidir. "

Başka bir değerlendirmede ise neşriyat denildiği zaman dini içerikli yayınlar ilk akla gelendir. Yayınlanmış bir kitap, dergi, gazete, televizyon, için neşriyat kelimesi pek az kullanılmaktadır. Ama içeriği inanç ve dini konular olan basılı yayınlar için hem vasfını hem de ruhani değerini artırmak, kutsallık katmak amacıyla arapça bir kelime olan neşriyat kelimesi kullanılarak daha çok etki yaratılır.

Sürekli güneş gören yer ...

Mişrak,
Güneş gören yer.
Daima güneş gören yer.
Sürekli güneş gören yer.
Güneş alan yer.
Eskiden her zaman güneşli olan yer. 
Osmanlıca Mişrak, Güneşi bol olan yer.

Atalarımız boş yere dememiş; Güneş giren eve Hekim girmez. Ya da Güneş girmeyen eve Doktor girer. Ev, mutlaka güneş almalıdır. Güneş, mikrobları öldürür. Tüm hastalıkların tedavisi için gereklidir. Raşitizme neden olan D Vitamini eksikliği sadece güneş ışınları ile alınabilmektedir. Güneşsiz evde hastalık eksik olmaz.

Başı kesik bir koyunu belli bir daireye atabilmeyi amaçlayan ve iki takım halinde at üstünde oynanan Kazakların ulusal oyunu ...

Kökbar,
Kökpar, 
Kazaklarda, Kökbar adı verilmiştir.
Kökpar oyunu oynayan kişiye Kökparşı denir.
 
Türkistan’da bu oyuna Gökböri, Gökbörü, Kökpari, 
Afganistan’da bu oyuna Buzkaşi, 
Anadolu'da pek oynanmayan bu oyun Ödül kapmaca, Pösteki adları ile bilinir. Pösteki Farsça bir kelime olup koyun ya da keçi postuna denir.

Kökperi, Kökberi.

Kökbörü,Kökböri,
Köpkeri,


Kazakların oynadığı ulusal bir oyundur. Başı kesik bir koyun ile iki takımın yarışma şeklinde bir oyundur. Başı kesik bir koyunu belli bir daireye atabilmeyi amaçlayan ve iki takım halinde at üstünde oynanan Kazakların ulusal oyunudur.

Kökpar, Kazakların atlı bir spor oyunu olup oyuna katılacak atlı oyuncular başlama çizgisi olarak belirlenen yerde sıralanırlar. Oyuncuların 50-60 m. uzağına, başı kesilmiş oğlak veya kuzu bırakılır. Başı kesik hayvan oyuncu atlılardan biri tarafından yerde veya havada yakalanır. Bu oğlağı, alan atlı, eğeri üzerinde, ayağı ile sımsıkı tuttuğu halde alabildiğine atını koşturarak önceden çizilmiş daire içine atmaya çalışır. Diğer oyuncular oğlaklı atlıya yetişip tuttuğu başı kesik hayvanı alması gerekir. Oyun 4-5 km. 'lik bir alanda oynanıyor. Kökparı alan oyuncu, bu alanı katedip bitiş çizgisine getirdiği zaman oyunu kazanmış olur.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ