İslam'da Tanrı buyruklarına uyma ...

Taat, 
(Arapça, طاعت ).
Tâat, İbadet, İtaat.
Taat sözcüğü Tanrı buyruklarına uymak anlamındadır.
Allah’ın buyruklarına uyma .
Allah'ın emirlerini yerine getirmek.
İtâat, (Arapça اطاعت ). 
İtaat etmek. 
Uyma, boyun eğme. 
Tâat kılmak, ibadet etmek.
İbadet etmek. 
Söz dinleme, ibâdet. 
İtaat edene muti, kendisine itaat edilene muta denir.




Çocuk felci aşısını bulan ABD'li hekim ve bakteriyolog, mikrobiyolog ...


Jonas Edward Salk,
1914, New York - 1995, 
Kaliforniya,
ABD'li hekim ve bakteriyolog, mikrobiyolog.
Çocuk felci aşısını buldu.

Göçmen bir Yahudi ailenin çocuğu olarak 1914 yılında Newyork'ta doğdu. Tıp tahsili yaptı. Amerika'da başarılı virüs araştırmaları ile Michigan, Üniversitesinde, 1946 yılında epidemiyoloji doçenti oldu. Pittsburgh Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1963 yılında, San Diego Biyolojik Araştırmalar Enstitüsü direktörü oldu. Daha sonra Virüs Araştırma Merkezi'nin Başkanlığını yaptı.

Araştırmaları esnasında çocuk felci virüslerini üretmeyi başardı. 1957 yılında deneysel tıp alanında profesör oldu. 1960 yılında Kaliforniya’da Salk Biyolojik Çalışmalar Enstitüsü’nü kurdu. 1968 yılında eşinden boşandı. 1970 yılında, ressam Picasso’nun ilk eşi Françoise Gilot ile ikinci evliliğini yaptı. 1977 yılında Başkan Özgürlük Madalyası ile ödüllendirildi.

1995 yılında kalp rahatsızlığı nedeniyle San Diego’da hayatını kaybetti.


Hatıra, andaç, yadigâr ...


Suvenir,
Souvenir.

İng. souvenir,  
Frn. souvenir,
Bir kimse veya olayı hatırlatan nesne.
Anı, hatıra.
Anmalık. 
Armağan,
Andaç, 
Bellek,


Hatıra, 
Hediye, 
Hatıra eşya, 
Hediyelik eşya,

Bergüzâr (Farsça, برگذار ).
Yadigâr,(Farsça, یادگار ).
Yadgâr. 

Bolkar dağları ile Aladağlar kütlesini birbirinden ayıran tektonik kökenli çukur alan ...


Ecemiş,
Ecemiş Çukuru,
Tekir Çukuru, 

Bolkar dağları ile Aladağlar kütlesini birbirinden ayıran tektonik kökenli çukur alan. 

Adana karayolunun izlediği bu çukur alan, Eosen devrinde sol atımlı yırtılma fayları ile oluşmuştur. Bolkar ve Aladağ kütleleri bu faylar boyunca birbirlerine göre 50 km. kadar yer değiştirmiştir. 
 
Orta Torosları oluşturan Aladağları ve Bolkar Dağlarının kuzeydoğu kısmını ayıran bu çukura Ecemiş çukuru denir. Ecemiş Koridoru adıyla bilinen kanyon, batıda Taşeli platosu ile sınırlanan Bolkarları ve Aladağları ayırır. Aladağların en yüksek tepesi Medetsiz (3524 m) dir. Aladağların en yüksek tepesi ise Demirkazık (3756 m) tır. Bu dağların oluşturduğu Toroslar ise Alp Dağlarının Türkiye'deki güney kanadını oluşturur. Bu dağlar Reşadiye'den başlayıp Anadolu'nun güney kıyılarına paralel olarak uzandıktan sonra, doğuda İran'ın Zagros Dağları'na kadar uzanır. 

Orta Anadolu fay zonunu oluşturan Ecemiş fay zonu,  Refahiye yakınlarında Kuzey Anadolu Fay hattından ayrılarak, Erciyes Dağına kadar uzanan yaklaşık 600 km. lik bir fay hattını oluşturur. Ecemiş Fayı güneyde Mersin İline kadar uzanır. Bu fay Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu Fay hatlarından sonra Türkiye’nin  üçüncü büyük fay hattıdır.

Eskiden Boşnak'ların liderine verilen ad...

Ban,
Ban, esasen Hırvatça bir kelimedir.
Prenslik anlamında Büyük Macar Krallığının Slav asıllı valilerine verilen ad.

İlk Bosna Ban'ı Stefan(1081). 
İlk Ban'ı Macar Kralı Koloman atamıştır. Geçen yıllar sonra Bosna Banı Kulin bağımsızlığını ilan ederek Macar krallığından ayrılmıştır.



Osmanlı Devleti'nde Macaristan ve Hırvatistan'da sancak beylerine ve küçük prenslere verilen unvan. 
 
Osmanlılar zamanında Macaristan ve Slovenya dolaylarında sancak beylerine ve küçük prenslere verilen san. 

Balkanlar;
Osmanlı İmparatorluğu'nun Doğu Roma İmparatorluğu'ndan fethettiği topraklara Rumeli adı verilmiştir. Genelde bu topraklar Balkanlardır. Bölgede, Roma İmparatorluğu uzun yıllar hüküm sürmüştür. Daha sonra Avar ve Slav akınları sonucu bu kavimlerin hakimiyeti altına girmiştir. Belli bir süre sonra kuzeyden gelen Sırp ve Hırvat akınları, bölgede hüküm süren Avarların hakimiyetine son vermiştir. Bunun neticesinde Hırvatlar Dalmaçya'ya, Sırplar ise Karadağ ve çevresine yerleşti ve bu kavimlerin ortasında kurulan Bosna-Hersek Avarlardan kalma bir teşkilat olan Ban' lıklara ayrılmıştır. Bosna, 1137-1251 yıllarında Hırvatistan krallığına bağlanmış ve özerk olarak ban denilen valiler tarafından idare edilmiştir. 

Bogomil Hristiyan tarikatı XX.yüzyılda Bizans, Bulgaristan ve Batı Balkanlarda yaşamıştır.

Şehit gazeteci Hasan Tahsin'in gerçek adı ...

Osman Nevres.
(1888, Selanik - 15 Mayıs 1919, İzmir), 
Hasan Tahsin'in gerçek adı, Osman Nevres'dir.
Yazar ve gazeteci.
İlk kurşunu sıkarak Türk direnişini başlatan vatansever kişi. 
İstiklal mücadelesi sırasında 15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir, Kordonboyu’nda düşman efzon alayı askerlerine karşı ilk kurşunu sıkan kahraman kişi olup Yunan bayrağını taşıyan Yunan süvarisini öldürmüştür. Yunan alayı Hasan Tahsin'i kurşun yağmuruna tutarak orada şehit etmişlerdir.   

Osman Nevres ilkolkul, ortaokul ve lise öğrenimini Selanik’te yapmıştır. Paris’te Sarbonne Üniversitesi Siyasal Bilimler öğrenimi görmüştür.  

Eski dilde (Bir şeye) uğramış, yakalanmış, maruz kalmış, müptela olmuş ...

Duçar (Farsça,  دچار ), 
(Bir şeye) Uğramış, yakalanmış, maruz kalmış, tutulmuş.
Müptela olmuş, müptela etmiş,
Çatmış.
Dûçar etmek, uğratmak, 
Müptela etmek, müptela olmak.
İnsanın iradesi dışında yakalanmış, müptela olmuş.
Bir hastalığa yakalanmak.
Bir zararlı işle karşılaşmak.
(Bir şeye) uğramak, çatmak, tutulmak.
Duçar, İng. afflicted (with).

Popüler Yayınlar

Yeni içerikler için takip edin!