Bağışıklık eriyiği ...

Aşı,  
(İng. vaccine, inoculation, transplant, graft - Frn. vaccin, Greffe).
İnokulasyon.
Aşılama, Bağışıklama,

Birtakım hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda verilen, o hastalığın mikrobuyla hazırlanmış eriyik. 
Bağışıklık eriyiğinin uygulanması.
Bazı hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda enjekte edilen ölü ya da zayıf bakteri süspansiyonu. İnokulasyon. 
Organizmaya verildiğinde bağışık cevabı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan immünojen.

Bilinen Aşılar;
Çiçek aşısı, BCG - Verem Aşısı-Tüberküloz, Grip aşısı, Kuduz aşısı, Su çiçeği aşısı, Kabakulak aşısı, Tetanoz aşısı, Pnömokok enfeksiyonları aşısı, Sarılık, Hepatit A aşısı, Hepatit B aşısı, Hib Aşısı, Rotavirüs aşısı, Difteri (Kuşpalazı) aşısı, Boğmaca aşısı, Polio aşısı, Gardasil Aşı, Kızamık aşısı, Sarı Humma Aşısı, Çocuk felci aşısı, Kızamıkcık aşısı, Rahim Ağzı Kanseri (HPV), Meningokok aşısı- Menenjit aşısı.

Uluslararası dolaşım esnasında her ülkenin sıkça görülen ve sakatlık, ölüm gibi hastalıklara karşı aşı yapılmasını zorunlu kılar. Bu aşıların neler olduğuna her ülke kendisi karar vererek duyurur. Aşıların üretildikleri andan, kişilere ulaşana kadar uygun ısıda depolanması ve taşınmasına soğuk zincir denir. Soğuk zincirin bir halkasında meydana gelen bir eksiklik aşının etkinliğini azaltır veya yok eder. Aşılarda asıl etken madde yanında aşının etkinliğini artıran, mikroplardan koruyan aluminyum hidroksit ve bozulmasını önleyen magnezyum klorid gibi maddeler kullanılmaktadır.zdolab,

Aşılar +2°C ile +8°C arasında, buz dolabı rafında tutulması gerekir. Aşılar buzdolabı kapağında tutulmaz. Aşıların ev buzdolabında saklanması doğru değildir. Aşılar ısı, güneş ışığı ve donmaya karşı hassas olup bir kez olumsuz şartlarda tutulduktan sonra tekrar uygun şartlar sağlansada meydana gelen hasar düzeltilemez. Soğuk zinciri bozulmuş aşılar kullanılmamalıdır. Aşının tutması için yinelenmesine Rapel denir. Yani diğer anlamda pekiştirme dozudur.



Aşı kelimesinin diğer anlamları;
Bir ağacın dalı veya gövdesi üzerine, aynı familyanın daha iyi bir türünden alınan dal, göz, tomurcuk vb. parçaları kaynaştırma işi. 
Bir ağacın gövdesi ya da dalına daha verimli olması için aşılanan aynı (otograft) ya da yakın bir türe ait (heterograft) bitki parçası. 
Çeşitli tehlikeli hastalıkların önünü almak için aşılanan madde.

Aşılanan parça.

Eskimiş giysilere yapılan yama, yamalık. 
Eskiyen entarinin belden yukarısına geçirilen parça. 
Hayvana sürülen alınışı boya. 
Renkli badana toprağı.
Açık renkli sincap.

Armut,
Birşeyden alınıp diğer birşeye aktarılan madde.
Yabani veya cinsi âdi bir ağaca, cinsine yakın diğer iyi bir ağaçtan vurulan kalem veya yaprak aşısı.

Eğri olma, eğrilik ...

İvicac.    
İ'vicac, (Osmanlıca).

Eğri olma, eğrilik.
Eğri olma durumu.
Eğrilik, (Fr. incurvationİng. curvature, Osm. inhina ). 
İnhina,
Eğilme, münhani olma, yay biçimine girme, kavislenme.

Eğri, kamburlu, eğilen, eğrilen. 
Eğri büğrü olma, eğrilme, doğru hareket etmeme, eğrilik . 
Arapça girintili çıkıntılı,
İfrat i'vicâcı, Davranış bozukluğu, ahlak düşkünlüğü.

Doğru davranmamak, eğri büğrü olmak. Hamlık.
Hakkı bâtıl, bâtılı hak göstermek.

Kalaylı tencere ...

Çalkara,
Kalaylı tencere. 
Anadolu'da kullanılan içi bakır, kalaylı olarak kullanılan bir tür tencereye kuşgana denir.

Bakır elementinin kap kaçak olarak kullanılmasının artmasıyla bakırdan kaynaklanan zehirlenmelere neden olmuştur.  Mutfaklarda kullanılan kalaylanmış bakır kaplardan bakır tuzlarının yemeğe geçmesi ile zehir etkisi artmaktadır. Vücuda en az 10 gram bakır sülfat alındığı zaman tehlike oluşmaktadır. 

Yani bakırdan dolayı zehirlenme olmasına en büyük neden bakır kaplar içinde sirkeli ve yağlı yiyeceklerin pişirilmesidir. Yağlı ve sirkeli yiyecekler bakırın oksitlenmesine neden olmaktadır. Bu oksitlenme zehirlenmenin ana nedenidir. Kusma, mide bulantısı, ishal, karın ağrısı, nabız artışı, dışkının kanlı ve siyah renkte olması, kalp ritminde artış gibi belirtiler gösterir. 

Tedavi için öncelikle teşekküllü bir hastahaneye gidilir. Bakır zehirlenmesi yaşayan hastanın midesi hemen yıkanır. Sonra potasyum ferrosiyanür adında bir madde verilerek zehirlenmeye neden olan bakır tuzunun kan tarafından emilmesini önlemektedir. Ayrıca hastaya tuzlu müshil verilir. 

Bugün artık eskisi gibi bakır kaplar yemek için pek kullanılmamaktadır. Sadece süs ve dekor amaçlı kullanılmaktadır.


Ayrıca Çalpara kelimesinin kullanıldığı diğer anlamlar;
Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç.
Halk arasında Şakrak.
Parmaklara takılan, dört veya iki parça ağaçtan yapılmış zil gibi müzik aleti.
Çalpara,(İng. ladycrebe). 
Kabuklular (Crustacea) sınıfından bir eklembacaklı türü. Uzunluğu 3-5 cm. Karapaksi ve bacakları tüylü olur. Akdenizde yaşar. Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir çeşit çağanoz (Portunus puber). 
Beceriksiz, eli işe yakışmayan.
Dibi dar ağzı geniş kap.
Araba dingilinin ucuna geçirilen yassı halka.
Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak.
Suların azaldığında parası ödenmek üzere tarlayı belediyeye sulatma işi.
Pis, kötü kadın.
Küçük tencere.
Kalaylı tencere.

Eskiden kullanılan bir ağırlık ölçüsü ...

Arpa.
Bağdat Tağarı.
Bale.
Balya.
Basil.
Batman.
Binter.
Buğday.
Çeki. 

Çekirdek, (Keçiboynuzu çekirdeği).
Çelik.
Denk. 
Dimin, (Timin), (24 kg.)
Dirhem (Direm).
Dolu.
Dönük.
Emina (Tahıllar için).
Farak. 
Feddan. 
Gödek.
Hilal.
Habbe.
Kapak.
Kafız.
Kantar (Kintar). 
Kıyye-i atika, Okiyye, Kıyye (Okka).
Krat (Kırat).
tmir.
Kile.
Kuranga.
Kutu.
Lasta.
Libre.
Lodra.  
Ludre.  
Mekuk.
Mintan, (1/2 Kile).
Miskal, (1,5 Dirhem).
Mut, (50 Şinik).

Okka, (Kıyye-i atika, Okiyye, Kıyye).
Ratl (Rıtl), (130 Dirhem). 
Sa.
Şinik.
Tıl,
Timin (Dimin) (24 kg.).
Tonilato.
Urup.
Vakiye,
Vakiyei Şer'i.
Vezne,
Vezne Ledresi,
Vibe.
Vukiyye.
Zerre. 

Osmanlı İmparatorluğu döneminde kullanılmış olan eski bir ağırlık ölçüsü birimi Okka' dır. Şehir ve kasabalara göre ağırlık değeri farklılık göstermekle beraber, genellikle 1282 gram değerinde kabul edilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ardından, 1 Nisan 1931 tarihinde kabul edilen bir kanunla eski ağırlık ve uzunluk ölçüleri değiştirilmiş olup eski uzunluk ve ağırlık birimleri yürürlükten kaldırılmıştır.


Eski Ağırlık ölçülerinin Çevrim Tablosu;

1 Okka (kıyye) = 1,282 kg. = 400 Dirhem   
1 Tonilato = 4 Çeki = 1000 kg.  
1 Çeki = 225,789 kg. = 4 Kantar = 176 okka  
1 Kantar = 56,449 kg. = 44 Okka = 100 Ludre.  
1 kg = 312,5 Dirhem = 0,781257 Kıyye (okka) 
1 kg = 311 Dirhem + 12,5225 Kırat  
1 Batman = 7,697 kg. = 6 okka (kıyye)   
1 Çekirdek (Keçiboynuzuçekirdeği) = 5 santigram.  
1 Dirhem = 4 Dönük = 3,2 gr.  
1 Dönük = 4 Kırat.  
1 Kırat = 0,2004 gr. = 4 Bakray = 1/24 Miskal.  
1 Bakray = 4 Fitil.  
 1 Fitil = 1/4 Kırat   
1 Fitil = 2 Nekir. 
1 Nekir = 2 Kıtmir. 
1 Kıtmir = 2 Zerre;    
1 Habbe = 1/48 Dirhem.  
1 Zerre = 0,0015 gr. = 1/48 Dirhem.  
1 Miskal = 1,5 Dirhem = 4,8 gr. 
1 Vukıyye = 40 Dirhem.  
1 Kafız = 2 Mekuk.  
1 Vibe = 2928 dirhem.  
1 Ratl(Ratıl) = 130 Dirhem = 12 Okka(kıyye).  
 4 Keçiboynuzu çekirdeği = 1/24 miskal = 0.2004 gr.  
1 Dirhem, Şer'an, orta büyüklükte yetmiş tane arpa ağırlığı. 

Bugünkü konuşmalarımıza yansımış olan iki dirhem bir çekirdek lafı bu ağırlık ölçülerine göre bir Osmanlı altınını ifade etmektedir. Söylenen kişinin Osmanlı altını değerinde, kıymetinde olduğunun ifadesidir.

Kolay korkan ...

Ürkek, (İng.timid).

Çok ürken, korkuya çabuk kapılan. 
Çekingen .
Her şeyden çekinen, ürkek, tutuk (kimse).
Muhteriz.
Sakınan. 
Çekinen. 
Cesaretsiz.


Basmakalıp ...

Klişe,  (Fr. cliché). 
 .(كنيسة) ,Arapça Klişe
Klişe (Farsça).
Basmakalıp, (söz, görüş vb.)
Stereotip, Stereotype.

Beylik laf.
Sloganvari.

Farklı olmayan anlamına gelen kelime, Klişe, Sıradan, Bilindik, Tanındık.
Baskıda kullanılmak amacıyla, üzerine kabartma resim, şekil, yazı çıkarılmış metal levha.
Matbaada tipografik baskıda kullanılan kabartma resim veya yazılar çıkarılmış madeni levha. 
Uzun zaman çok fazla kullanılmış ve artık önemini yitirmiş ifade, fikir ve elemanlar.
Özgünlüğü olmayan, değişiklik göstermeyen, bilineni tekrarlayan, harcıalem. 
Özgünlüğü olmayan, değişiklik göstermeyen, bilineni tekrarlayan bir biçimde.
Bir özellik taşımayan, orijinal olmayan.
Sanat ve edebiyatta, herkes tarafından bilinen ve aynen tekrarlanan ifade şekilleri.

Bir eğrinin sınırlı bir kısmı, eğmeç ...

Kavis, (Arapça Kavs قوس ).
Kavis, (İng. curve).

Bir eğrinin sınırlı bir kısmı, eğmeç. 
Eğri, yay biçiminde olan şey.
Eğmeç,
Yay.
Kavis. 
Kavs, Arapça yay burcu.

Eğmeç kelimesinin diğer anlamları;
Çay ve ırmağın dönemeç yeri.
Vücuttaki eklem yerleri.
Ağaç dallarını eğmek için kullanılan ucu eğri sırık.
Kıvrıntı, viraj.


Alt kurul ..

Komite, (Farsça).
Komite, (Fr. comité)
Alt kurul.(İng. Board, Committee).
Yarkurul.
Heyet.
Meclis şubesi. 
Encümen, (Farsça encumen).
Alt kurul,
Komisyon. 
Cemiyet. 
Şura. 
Meclis.
Bir komisyon arasından seçilmiş âzası bulunan, bir iş için toplanan heyet.
Belli bir konuyu ele almak amacıyla bir kurul içinden birkaç kişi seçilerek oluşturulan kurul, encümen, komisyon, komite.
Meclis veya herhangi bir kurultayda bazı konuları inceleyerek varılan sonuçları tartışılmak için genel kurula getirmekle görevli, milletvekilleri arasından oluşturulan yardımcı kurul, yarkurul, encümen, komisyon, komite.

Kıyye ..

Okka, (İng. oke, oka).
Kıyye, (Arapça قيه ).

Kıyye-i atika da denir. 
Okiyye.
Hogge.
Bugge,
Eskiden kullanılan bir ağırlık ölçüsü.  
1283 gram büyüklüğündeki bir ağırlık ölçüsü.
1,282 kilogram veya 400 dirhemlik ağırlık ölçüsü birimi, kıyye.
Günümüzde 1282 gramlık ağırlığa tekabül ediyor.


Okka ağırlığı kullanıldığı yerlere ve muhitlere göre değişir. Dörtyüz dirhemlik bir  ağırlığa eşit kabul edilir.  3,25 gram gelen bir ağırlık ölçüsüne Dirhem (Direm) denir. Okkanın dört yüzde birine eşit olan bu ağırlık, 3,207 gr. dır. Günümüzdeki üç gram olarak yuvarlak hesaplarda kullanışlır. Şer'an, orta büyüklükte yetmiş tane arpa ağırlığı bir okka kabul edilmiştir. 

Dirhem' in diğer bir anlamı ise; Eskiden kullanılan ve beş kuruş değerindeki gümüş para, Akça. Bir tür gümüş para olup Araplarca Gümüş paralara dirhem adı verilir.

Kabuğundan kinin çıkarılan ağaç ...


Kınakına, 
(İsp. quinaquina).
Kınakına ağacı 
(İng. Cinchona, bark tree, china bark).
Kontesotu.
Kabuğunda, doktorlukta sıtmanın tedavisinde kullanılan kinin adlı ilacın ham maddesi bulunur.
Kök boyasıgillerden, asıl yurdu Güney Amerika olan, Hindistan ve Endonezya'da da yetiştirilen, kabuğundan kinin çıkarılan 25-30 m. yüksekliğinde bir ağaç (Cinchona). 


Bu bitkiden yapılan içecek.

Rivayet odur ki İspanyolların ünlü Peru kraliçesi Anna Cinchon sıtmaya yakalanır. Kraliçenin tedavisinde Kınakına kabuğu kullanılarak şifa bulur. Bu durumdan dolayı bu maddeye kraliçenin adı verilir. Ama esasen
Güney Amerika Kızılderilileri arasında kabuk anlamına gelen China (kına) kelimesi kullanılırmıştır. Kınakına, Kökboyasıgiller familyasından; anayurdu Peru ve Bolivya olan ve sanayi bitkisi olarak Cava, Güney Hindistan, Kolombiya, Seylan, Guatemala, Kamerun ve Kongo gibi tropikal ülkelerde yetiştirilen büyük bir ağaçtır. Kabuğunda, sıtmanın tedavisinde kullanılan kinin adlı ilacın ham maddesi bulunur. 


Günümüzde özel fidanlıklarda üretim amaçlı yetiştirilmektedir. 8- 10 yaşına gelen fidanlardan kalın gövdelerinden kabuklar kaldırılarak toplanır, güneşte kurutulur ve toz haline getirilerek kinin elde edilir.
En çok Kınakına üreten ve satan ülke Kongo'dur.  

İçerisinde %4-14 oranında Alkaloit bulunan ve tadı acı olan Kınakınanın kabukları çay, tentür ve natürel ilaç yapımında kullanılır. Kınakınanın içeriğinde kinin, kinidin, kinşonin, reçine, tanen, kinovoz, singol, kupreol gibi maddeler vardır. Alkaloitlerin en önemlileri %1-4 Chinin (kinin), Cinchonidin %1-5,  Cinchonin %1-3 ve Chinidin (β-Chinin) %0,01-0,5 oranında bulunur. 

Doktorlukta yüksek ateşlere karşı kullanılan bu çok değerli ilaç ilk olarak Pelletler ve Caventou adlı iki Fransız bilgini tarafından bulunmuştur. Bazı şaraplara ve iştah açıcı içkilere kınakına kabuğundan elde edilen öz karıştırılır.

Faydaları;
  • Sıtma tedavisinde kullanılır.  
  • Ateşi düşürür.
  • Tifo tedavisinde de kullanılır.  
  • Ağır ve mikroplu hastalıklarda,
  • Cilt kaşıntılarında,
  • İştah açar.
  • Kuvvet verir.
  • Kabızlığı giderir.
  • Kinidin * alkoloidi taşikardide kullanılır.
  • Vücuda kuvvet verir. 
*  Kinidin, (İng. quinidine).
Kınakına ağacından elde edilen ve antiaritmik olarak kullanılan bir alkaloit .
Kınakına ağacının kabuğundan elde edilen ve ilaç olarak kullanılan alkaloit.

Çıkılması güç kayalık yer...

Laçin, 
Sarp, 
Yalçın.
Kayalık.
Şiddetli.
Doruk, Tepe.
Taşlık, Kayalık yer. Kıntır.
Yalçınkaya.

Laçin kelimesinin diğer anlamları;
Yiğit adam.
Atmaca, Doğan,
Kartal. 
Bir cins Şahin, Tarlan (Bir çeşit kuşun adı).
Atmaca. 
Bir çeşit halk oyunu, bar.


Domuz yavrusu ...

Mozak,
Göcen, 
Potlak,
Burtlak,
Çızga,
Bocuk,
Domuz yavrusu.

Domuz, Hınzır. 
Geviş getirmeyen bir çift toynaklı evcil ve yabani cinsi olan memeli bir hayvandır. Tavşan, kedi, köpek, domuz, yavrusuna göcen denir.


Daha fazla bilgi için  http://www.bulmacabul.com/


Domuz ...

Hınzır, (Osmanlıca, Arapça خنزير).

Bocuk,
Domuz, (Susacrofa domestica).

Domuz (İng. pork, pig, Fr. porc,  cochon, Alm. Schwein, Lehçe świnia).
Çift parmaklılardan, eti, yağı, derisi veya kılı için beslenen, evcil hayvan.
Çift tırnaklılardan et ve yağı için beslenen evcil bir memeli hayvandır. 
Geviş getirmeyen bir çift toynaklı evcil ve yabani cinsi olan memeli bir hayvandır. 

Çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının domuzgiller (Suidae) familyasından bir memeli türüdür. Köpek dişleri çok büyümemiştir. Yaban domuzundan evcilleştirilmiş olup her memlekette yetiştirilmektedir. Beş cinse ayrılan yirmiden fazla çeşidi bulunan eski dünya ve yeni dünya domuz türleri vardır.  Ülkemizde ve Avrupada evcil domuzun atası sayılan yaban domuzu bulunur.

Kırmızı ile kahverengi, siyah ile gri renk tonlarındaki, domuzların çevik vücudu fırça gibi sert, kısa ve seyrek kıllarla kaplanmıştır.  Ağırlıkları 6-350 kg. arasında değişir. Uzun ve ince kuyrukları olan domuzların boyları 50–190 cm.dir. Uzun kafalarında küçük gözleri, ince ve sivri kulakları ve yuvarlak, düz burunları vardır. Çok hızlı koşabilen domuzların erkeklerinde köpek dişleri dışarı doğru uzamıştır. Geyik domuzunun dişleri burunlarını delerek dışarıya doğru çıkan dişlere sahiptir. 

Domuzlar Afrikada, Güneydoğu Asyada, Endonezya ve Filipinlerde bataklık, ıslak ormanlarda sürü halinde yaşarlar. Domuzlar çiftleşerek 3-5 ay gebe kalırlar ve sekiz yavruya kadar doğurabilirler. 

İslamiyette domuz eti ve domuzden elde edilen ürünleri yemek haramdır.

Domuz kelimesinin diğer anlamları;
Hain, aksi, ters, inatçı, hınzır kimse.

Hükmü kalmamış, eski önemini yitirmiş, düşmüş...

Sakıt, 
Arapça ساقط.
Düşen, düşmüş.
Sükut eden, düşen, hükümsüz kalan, sona ermek,
Hükmü kalmamış, eski önemini yitirmiş. 
Kıymetsiz, sukut eden. 
Hükmü kalmamak, değerinden düşmek.
Ölü olarak düşmüş çocuk 
Ölü olarak doğan (çocuk).



Düşük.
Düşük, düşük cenin. 
Düşen.

Topal ördek,
Bu kısımda özellikle Amerika Birleşik Devletlerinde uygulanan başkan seçimlerinde kullanılan topal ördek kelimesi şu durumlarda geçerlidir. Taammüllere uygun olarak Devlet başkanı görevinin başındadır. Ancak yerine yenisi seçildiğinden dolayı hiç bir karar almaz ve imza atmaz. Yasal süresini doldurup görevinden ayrılır. Yenisi göreve başlar. Bu süre içindeki, sakıt, seçilemeyen kişi devlet başkanıdır. Ancak yetkisiz olduğundan topal ördek tabiri ile nitelenir. 

Sakıt kelimesi ayrıca aşağıdaki anlamlarda da kullanılmıştır.

Nodul,
Üvendire çivisi.
Övendirenin ucundaki sivri çivi, nodul.
Mars,(Osmanlıca Merih gezegeni).

Kafası aile fertleriyle beraber giyotinle uçurulan Fransız Kralı ...

Louis.
XVI.Louis,
Louis Auguste de France,
 

(Doğum: 23 Ağustos 1754 Versay, Fransa Sarayı - Ölüm: 21 Ocak 1793 (38 yaşında) Place de la Revolution, Paris, Fransa).
Babası Fransa Louis, Dauphin, annesi Saksonya Maria Josepha olan Fransa kralı XVI.Louis, 1979 Fransız ihtilali esnasında Fransa'nın orta ve alt sınıfların üyeleri tarafından Fransız aristokrasisinin temsilcisi olarak hedef haline getirildi. XVI. Louis ve kraliçe Marie Antoinette monarşinin temsilcisi olarak görüldü.
14 yaşındaki Maria Antonia Josepha Johanna ile evlenen, Roma katoliği olan Louis Auguste de France 1775 - 1792 yılları arasında Fransa Kralı olmuştur.

 

21 Ocak 1793 yılında Fransız İhtilalinde günah keçisi olarak nitelenmiş ve vatan haini olarak Fransız ihtilalinin simgesi giyotinle kafası uçurularak idam edilmiştir. Karısı Maria Antonia Josepha Johanna kocası ile aynı sonu paylaşmıştır.
Tasarımcısının soyadı olan Guillotin-Giyotin adı verilen ve Madam Giyotin, Ulusal Jilet olarak adlandırılan makina ile idam edilen Fransız Kralı XVI. Louis ve eşi Kraliçe Marie Antoinette' nin cenazeleri 21.Ocak 1815 yılında Pariste St. Dennis de Kuzey bazilikasına defnedilmiştir.


 


Şuur altı...

Taht-eş Şuur,
Arapça, التاهه الزوجة الوعي
Şuur altı. 
Şuur haricinde olarak açılıp yayılan zihni faaliyet.

Osmanlı Devleti'nde bakanlar, vekiller için kullanılan söz ..

Vükela, (Arapça).

Osmanlı Devleti'nde bakanlar, vekiller.
Vekil kelimesinin çoğuludur.
Vekiller. 
Bakanlar. 
Nâzırlar. 
Kendilerine iş havale edilenler.

Dönüş, geri gelme ...

Avdet, (Arapça).
Dönüş.
Geri gelme.
Avdet etmek, Geri dönmek.
Eski dilde Avdet etmek, dönmek, geri gelmek.
Avdet hattı, Demiryollarında dönüş hattı olarak kullanılan bir kelimedir.

İçgüdüsel ...

İnsiyaki, (Eski dilde).
İçgüdüsel.
İçgüdüsü olan.
Doğuştan var olan.
İnsiyak, 
İçgügü, 
Sevkıtabii.
İnsiyak,
Bir canlı türünün bütün bireylerinde akıl ve düşünceden bağımsız olarak doğuştan gelen bilinçsiz her türlü hareket ve davranış. 
İlahi sevk ve his ile alakadar.

Bir uyarana karşı gösterilen istenç dışı kalıpsal tepki ...

Tepke,
Refleks, Reflex.
Tepkesel, Tepkeli.
Yansı, Yansıma.
Tepki,
Refleks,  
Akis, yansımış şekil.
Dıştan gelen bir uyarım sonucu doğan hareket, salgı gibi iç tepkilere yol açan irade dışı sinir etkinliği.
Dıştan gelen bir uyarım sonucunda doğan ve devinim, salgı gibi tepkilere yol açan istenç dışı sinir etkinliği.
Bir uyarana karşı gösterilen istenç dışı kalıpsal tepki.
Canlı örgenliğin bir uyarıma karşı gösterdiği tepki.

Geri çevrilmiş, ters, yansıyan.
Elinde olmayarak vukua gelen.
Gayri ihtiyari vukua gelen hareket, refleks, tepke, yansı.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ