Kredi kartı işleme makineleri için kullanılan kısaltma ...

POS, 
Point of Sale.


POS Makinesi,
Kredi kartı veya banka kartı üzerindeki manyetik bant veya benzeri teknolojik araçlarda yer alan kart ve kimlik belgelerini esas alarak, her türlü mal ve hizmet alımında, alacak veya nakit ödeme belgesi hazırlanmasında kullanılan elektronik cihaza POS makinesi denir.

POS sistemi,
POS, Point of Sale'in (Satış Noktası) İngilizce kısaltmasıdır. Kredi kartlarıyla, bu POS makineleri üzerinden işlem yapılır. POS cihazları bir telefon hattına bağlanır, telefon hattı üzerinden kredi kartı bilgileri, kredi kartları bilgi merkezine ulaşır, kredi kartının limitlerine bakılır ve otomatik onay ya da onaysızlık verilerek alışveriş işlemleri gerçekleştir. 

POS makinesi tarafından üretilen harcama belgesinin müşteri nüshası üzerinde ve yazışmalarda kart numarasının açıkça yer alması engellenir. Chip & PIN uygulaması ile kredi kartı kopyalama ve kayıp, çalıntı riskini azaltacaktır. Böylece kart sahteciliği ve dolandırıcılığı önlenmesi hedeflenmiştir.

ATM, 
Bankamatik,
Automated Teller Machine (İngilizce).

Müşterilerin bir şube temsilcisi veya vezne yardımı olmadan temel işlemlerini tamamlamak için olanak sağlayan elektronik bankacılık çıkışı. 

Otomatik vezne makineleri veya ATM'lerin başlıca iki türü vardır. Basit tipte olanlar olarak müşteriye sadece nakit çekme ve hesap bakiyesi hakkında bir rapor almak için izin verir. Karmaşık olan makineler ise, mevduat kabul kredi kartı ödemeleri ve rapor gibi hesap  işlemlerini kolaylaştıran tiptekilerdir.  
Karmaşık tipteki makinaların gelişmiş özelliklerine erişmek için, genellikle makinenin ait olduğu bankanın bir müşterisi olmak gerekir.  

ATM'ler müşterilerin kendi hesaplarına kolay erişim sağlar.  Bir banka ya da kredi kartı ile herkes tarafından ATM'lere erişmek mümkündür. Bankanız tarafından işletilen bir makineyi kullanmak genellikle ücretsizdir. Ancak rakip bir banka tarafından sahip olunan bir birim aracılığıyla fonlarına erişim için genellikle küçük bir ücret alınmaktadır.

Eşek yavrusu ...

Sıpa,
Kırı,
Eşek yavrusu. 
Sıpa, Abazaca Spau, çocuk, yavru demektir.
Sıpa, Arapça Sabi, Sibyan, Çocuk anlamındadır.

Sıpa kelimesinin, diğer anlamları, 
Çocuk için sevgi ve şefkat duygularıyla kullanılan bir söz.
Üç ayaklı merdiven. 
Bir çeşit sehpa.

Çeşitli engelli gruplarından sporcuların katıldığı çok sporlu etkinlik, olimpiyat oyunları ...


Paralimpik Oyunları, (Paralympic) 
Engelli Olimpiyat oyunları, 
Çeşitli engelli gruplarından sporcuların katıldığı çok sporlu etkinlik, olimpiyat oyunları.
Paralympic kelimesi, İngilizce, engelli anlamına gelen "paralyzed" ve "olympic" kelimelerinin birleşmesinden meydana gelir. 

İlk Paralimpik oyunlar 1960 Roma Olimpiyatlarından sonra yapılmıştır. Bundan sonra Engelli Olimpiyat oyunları, hep iki hafta sonra Olimpiyatların yapıldığı ülkede yapılmakta ve iki hafta içinde tamamlanmaktadır.


Paralimpik oyunlarında yer alan spor dalları şunlardır.;
Yaz oyunları;
Atletizm, Tekerlekli Sandalye Rugby, Atıcılık,  Yelkencilik, Binicilik, Bisiklet, Boccia, Çim Bowling, Eskrim, Futbol Goalball, Halter, Judo, Masa tenisi, Okçuluk,  Basketbol, Tekerlekli Sandalye Basketbol, Tenis, Voleybol(oturarak ve ayakta), Yüzme.
Kış oyunları;
Alp kayağı, Buz hokeyi, Kuzey kayağı, Buz kızağı hız yarışı, Biatlon.

Kore’de Akıl, Beden ve Ruh (Mind Body, Spirit ) olarak tanımlanan Tea-Geuk amblemi Paralimpik oyunların logosu olarak önceleri kullanılmıştır. Ancak Three Agitos diye isimlendirilen yeni logo 2003 yılında kullanılmaya başlanmıştır. Bu sembol kırmızı, mavi ve yeşil renkten oluşan üç element’i temsil eden logodur. Latince Agito denen ve anlamı "hareket" olan şekil ile belirlenmiş hareketin ruhu anlamında üç şekildir.

Vücudunun bir kısmını yada bir uzvunu kaybetmiş olanlar (Amputeler), serebral palsi, travmatik beyin hasarı, felç veya benzeri engelli kas kontrolü, denge ve koordinasyonu etkileyen rahatsızlığı olanlar, zihinsel engeli olanlar, tekerlekli sandalye kullanan engelliler, görme engelliler,  les autres ve multipl skleroz hastaları bu oyunlara katılabilirler.

Osmanlı mutfağına özgü, koyun etiyle yapılan bir yemek...

Çeşidiye,
Mutancana, 
Merserem, 
Osmanlı mutfağına özgü, koyun etiyle yapılan bir yemek.

Mutancana,
Toprak kapta pişirilmiş anlamına gelen XV-XVI. yüzyıl, şekerli, meyveli bir Saray Yemeğidir. 
Çeşidiye, (Terkibi Çeşidiyye),

Malzemeler:
500gr. kemiksiz, iri kuşbaşı (tercihen but tarafından doğranmış koyun eti)
150 gr. yağlı kuzu kıyması
150 gr. kuru kayısı
150 gr. kuru erik
150 gr. tatlı badem
2 orta boy sert ve sulu elma
5 kaşık nar ekşisi
2 kaşık bal
1 bardak su
1 tatlı kasığı nişasta
1 mercimek tanesi kadar misk
1 kahve fincanı gülsuyu
Tuz

Yapılışı:
Öncelikle, bir kase içerisinde, 1 bardak ılık su, 2 kasık bal ve 5 kaşık nar eksisi iyice eriyinceye kadar karıştırılarak nar ekşili bal hazırlanır. Et yıkanarak tencereye konulur. Kapağı kapalı olarak, kısık ateşte suyunu ve yağını salması beklenir. Suyunu saldıktan sonra, tencerenin kapağı açılır ve kendi yağında hafifçe kavrulur. Kavrulan ete, hazırlanan tatlı-eksi karışım ve bir miktar tuz eklenir. Kapağı kapatılır, kısık ateşte 35 – 40 dakika kadar pişirilir. Suyunu çekerse, göz kararı su ilave edilebilir. Kıymaya tuz eklenerek; yoğrulur ve küçük küçük köfteler hazırlanır. Bademler sıcak suya konulur ve 15 dakika bekletildikten sonra kabukları soyularak ikiye ayrılır. Kuru erikler de çekirdekleri ayıklandıktan sonra ikiye bölünür. Etler yumuşamaya başlayınca, tencereye önce köfteler ve bademler; 15 dakika sonra da kayısı ve erikler eklenir. Tuzu kontrol edilir ve 20 – 25 dakika kadar ağır ağır pişirilir. Kayısılar yumuşayınca, elmalar soyulur ve yarım ay biçiminde, orta kalınlıkta doğranarak yemeğe katılır. Kapağı kapalı olarak, çok hafif ateşte, arada bir suyu kontrol edilerek ve etler ile meyveler yumuşacık olana dek yaklaşık 20 dakika daha pişirilmeye devam edilir. Ateşten almadan önce, yemeğin suyunu koyulaştırmak için bir tatlı kasığı nişasta, biraz gül suyu ile eritilerek tencereye dökülür. Bir tasım kaynatılır ve ocaktan alınır. Toplu iğne bası kadar bir misk parçası, geri kalan gül suyunda eritilir ve yemeğe katılır. Meyveleri zedelememeye dikkat ederek karıştırılır ve servis tabağına alınır.

Not: 
Yemeğin adı, içindeki çok sayıdaki malzeme çeşitliliğinden ve Farsça’da tadına bakılmış, beğenilmiş anlamına gelen ‘çeşidiye’den geliyor. Şirvani tarafından eklenmiş bu tarif, dönemin en çok rağbet edilen şekerli ve meyveli yemeklerinin özel bir örneği olma niteliğini taşıyor. 15. yüzyıla ait şölen yemeğidir.

Osmanlı mutfağına özgü yemekler;
 
Mutancana-Kuzu eti, arpacık soğan, kırmızı üzüm, bal ve badem.
Nırbaç-Kuzu eti, kişniş, tarçın, zencefil, damla sakızı
Ayva Kalyası-Nohut, kuzu eti, havuç, ceviz, pekmez, ve ayva yemeği
Kabaklı Burani-Kuzu eti (But), kişniş, tarçın, soğan, balkabağı, kimyon
Soğanlı Kabuni-Kuzu eti, kimyon,tarçın,soğan,tereyağ, pirinç, nohut.
Çeşidiye, (Terkibi Çeşidiyye),
Lalanga,
Fırında bıldırcın dolması,
Mahmudiye,
Sefire,
Muzhir kebabı,
Gendüme,
Osmanlı kebabı,
Erikli yahni,
Merserem, Osmanlı mutfağına özgü,koyun etiyle yapılan bir yemek.
Sura,  Koyun ya da kuzu kaburgası içine pirinç doldurularak yapılan bir yemek

Başında ok biçiminde bir tel demeti bulunan balıkçıl kuşu ...

Okar,
Telli balıkçıl.
Başında ok biçiminde bir tel demeti bulunan balıkçıl, telli balıkçıl.

Anadolu' nun Pisidya bölgesinde antik bir kent ...

Alastos,
Anadolu' nun Pisidya bölgesinde antik bir kent.
Anadolu’da, Pisidya bölgesinde bir şehir, ilkçağ yerleşmesidir. Yazıtlardan varlığına ulaşılan Alastos’un, yeri tartışmalıdır. Bugün Burdur (Lysis) gölüne dökülen Gebren (Eren) çayının kıyı­sında ve Karamanlı’nın doğusunda olduğu sanılmaktadır.

"Yelyutan" da denilen bir kuş ...

Sağan,
(İng. swift ).
Yelyutan,
Çobanaldatan,
(Durulu).
Çomarlık, 
Güngüç,
Keçisağan, 
Ak karınlı sağan, 
Dağ kırlangıcı,
Kara Sağan,
Kırlangıca benzeyen ve "yelyutan" da denilen küçük bir kuş.


Yelyutanlar kırlangıçlara çok benzer. Ama kırlangıçlarla akraba olmayan bu kuşlar kolibrilerle aynı takım içinde sınıflandırılır. Kanatları çok uzun ve dar, kuyrukları kısa ve genellikle çatal uçludur. 

Çobanaldatan kuşu 
(Durulu, İng. night jar ), 
Çobanaldatangillerden, kahverengimsi gri zemin üzerine benekli ve çizgili tüyleri olan, kanatları sivri, kuyruğu uzun, boynu kısa, başı iri ve enli, gagası ufak, kısa ve kancalı bir kuş türü, keçisağan (Caprimulgus europaeus). Çobanaldatanlar (Caprimulgiformes) takımının, çobanaldatangiller (Caprimulgidae) familyasından, 26 cm kadar uzunlukta, Türkiye'nin her yerinde yazın kuluçkaya yatan, açık orman kenarlarında, fundalıklarda, seyrek ağaçlı açık arazilerde, kurak ve kumlu bölgelerde yaşayan, kanatları sivri ve kuyruğu uzun olan, böceklerle beslenen ve avlarını uçarken yakalayan bir gece kuşu.

Yelyutanlara bazı yerlerde sağan da denir. Sağan, Hızlı uçan, uzun dar kanatlı küçük kuştur. Arapça kökenli olan, sürü, bölük anlamında Ebabil kuşu da denir.

Ebabil kuşu, Sağanlardan, kentler ve açık alanlarda yaşayan, kırlangıca göre kanatları daha uzun ve kavisli bir tür kuş, dağ kırlangıcı (Apus apus). Kuşlar (Aves) sınıfının, sağanlar (Apodiformes) takımının, sağangiller (Apodidae) familyasından, 17 cm kadar uzunlukta, tüyleri kahverengi kara olan, Palearktik bölgede ve Türkiye'nin hemen her tarafında yazın kuluçkaya yatan, şehir ve köylerin çevresinde, kayalık ve kovuklu ağaçlar bulunan yerlerde görülen, yuvalarını yarık ve çatlaklara yapan, böceklerle beslenen bir tür.

Kara sağan.
Yelyutanlar adlarını, hızla uçarken gagalarını sonuna kadar açmalarından alır. Bu davranışlarının amacı hemen hemen tek besin kaynakları olan havadaki böcekleri yakalamaktır. Yelyutanlar saatlerce uçabilir ve saatte 100 kilometrelik bir hıza ulaşabilirler. Bacakları tüneyemeyecekleri ölçüde küçük ve zayıftır. Yere indiklerinde yeniden havalanmakta büyük güçlük çektiklerinden kayaların yan yüzlerine ya da duvarlara tutunarak dinlenirler. 

Yelyutanların yuvası, yapışkan tükürükleriyle birbirine tutturdukları dal parçaları, diken ya da tüylerden oluşur. Hurma yelyutanı - Cypsiurus parvus hurma ya da başka palmiye ağaçlarının yaprağında tüylerden düz bir yuva hazırlar; yumurtalarını da bu yastıkçığa yapıştırır. Yuva yaprakta dikine ve bazen baş aşağı bile duruyor olabilir.

Yelyutanların sonar işlevi gören sesleri kısa patlamalar halinde çıkar ve insan kulağının duyabileceği bu seslerin frekansı 1.500-5.500 hertz arasında değişir. Bu benzer özellik yarasa ve yunuslarda da görülür.

"Pisi köftesi, kedi yumağı" gibi adlarda verilen ve ufalanmış yufka, peynir, domates, maydanoz ve soğanla yapılan bir tür köfte ...

Ovalamaç,
Kedi yumağı,
Pisi köftesi,
Köylü pastası,
(Yörükler tarafından söylenir).
Kıtır sıkma, (Mersin Yöresi).
Eritilmiş yağa ekmek doğrayarak yapılan bir çeşit yemek.


Malzemeler,

3 adet kuru ev yufkası veya saç ekmeği,
1 kase az tuzlu beyaz peynir
1 büyük baş soğan, (Yeşil soğan).
3 adet domates
½ demet maydanoz
½ su bardağı zeytinyağı,
Pul biber, Tatlı toz biber,

Hazırlanışı,
Soğan ince yemeklik doğranır ve sıvı yağda hafifçe kavrulur. Bir tatlı kaşığı veya istenilen kadar pul biber katılırak soğumaya bırakılır. Bu arada beyaz peynir rendelenir. Maydanozlar ince ince kıyılır. Domateslerin kabukları soyulur ve tavla zarı büyüklüğünde küp küp doğranır.  Kuru Ev yufkası-Saç ekmeği karıştırmak için hazırlanmış kab içine ufalanır. Kırılan yufka, ekmek kırıntıları, peynir, maydanoz,  kavrulmuş soğan, karıştırılır. Hafifçe yoğurulan malzemelere son olarak domatesler eklenir. Çok hırpalamadan karışacak kadar ovalanır. Artık köftemiz hazır olup bekletilmeden avuç içinde çiğ köfte gibi sıkılarak şekil verilir. Köftemiz ayran veya başka içeceklerle servis edilir.

Soğan olarak yeşil soğan kullanılabilir. Yağ olarak zeytinyağı tercih edilir.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ