Otomobiller için verilen geçici gümrük belgesi ...

 

Triptik, (Fr. triptyque), 
Otomobiller için verilen geçici gümrük belgesi.
Gümrüklerden geçiş karnesi .

Türkiye' ye tescilli taşıtların yurtdışına çıkışları ve gümrüklerden geçisleri için kullanılır. Belge 1954 ve 1956 yıllarında imzalanan ve son düzenlemeleri 1990 İstanbul Sözleşmesi ile yapılan Uluslararası Geçici İthalat Sözleşmelerine göre düzenlenir. 


Belge için gerekli evraklar;
  • Kullanıcı taşıt sahibiyse; Ruhsat aslı, TC kimlik numarası, Başvuru formu.
  • Kullanıcı taşıt sahibinden baskasıysa; Ruhsat aslı, Noter tasdikli vekaletname, Vekilin TC kimlik numarası, Başvuru formu.
  •  Taşıt tüzel kişi adına tescilli ise; Ruhsat aslı, Yetki Belgesi, Kullanıcı yetkilinin dışında biriyse beraberinde noter vekaletnamesi, Başvuru formu.
Önamli uyarı;
İran için 200 USD yada muadili ve Hindistan, Pakistan, Mısır, Libya için ise 1.000 USD yada muadili tutarında geçici bir depozito yatırılması gerekir. Bu depozito bankaya mutlaka karne sahibi ismine yatırılmalıdır.

Kazak-Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad...

Akın,
Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.

Renk renk parlak tüyleri olan, iri gövdeli bir papağan ...

Ara, (Macao) Papağanı,
Brezilya’nın kuzey yarısında, Bolivya’ nın kuzeyinde, Doğu Peru ve Ekvator’ un doğuya doğru en dış bölgesinde, Kolombiya’ nın doğu ve kuzey kısımlarında, Venezuella’ nın güneyindeki bölgelerde, Guyana ve Fransız-Guyanası’nda ve Surinam’da yaşarlar. Ayrıca Orta-Amerika’ da, Panama’ dan Meksika’ nın güney-doğusuna kadar (Yuccatana yarımadası hariç) bulunurlar. Su kenarları boyunca uzanan iç kısımlardaki tropik yağmur ormanlarında, 900 mt yükseklikte kalan bölgelerde yaşarlar. Yüksek sesli ötüşleri vardır. Çığlık atma periyotları pek görülmez.

Yaklaşık 85-95 cm olurlar. Tüylerinin rengi ağırlıklı olarak parlak kırmızı tondadır. Yüz kısımları beyaz renkte, tüysüzdür ve siyah çizgileri yoktur. Kanat üstündeki kapak kısımları sarıdan yeşile gider. Açılan kanat kısımları ise açık mavidir. Sırt kısmı da yine açık mavi renktedir. Kuyruk üstü kapanan tüyleri mavi, kuyruk kısmı kırmızımsı ve uçlara doğru yine mavi renktedir. Gaga üstü fildişi (kemik beji) renginde ve ucu siyahtır. Erişkin kuşlarda alt gaga ise siyah renktedir. Ayakları kahve gri bir tondadır. Göz irisleri sarımsı birtonda olur.
Ömürleri 50 yıldır.

Cinsiyeti bilimsel yolla tespit edilebilir. Ancak dış görünüşlerine göre değerlendirildiğinde,dişilerin başı, erkeklerden biraz daha küçük olabilir. Oldukça dayanıklı papağanlardır. Üremeleri hakkında çok fazla bilgi mevcut olmamakla birlikte, en çok bulundukları alanın güney bölgelerinde Kasım ayında kuluçkaya yatarlar. Bu dönem daha kuzeykısımlarda bulunan aralarda, sonraki aylarda olur. Tek seferde 2- 4 arası yumurta yaparlar. Kuluçka süresi 28 gün civarındadır.Yavrular 90- 100 gün sonra, yuvayı terk ederler.

Papağan Türleri; 
Jako,(Gri papağan),
Amazon, 
Muhabbet kuşu, 
Lori, 
Kakadu, 
Ara
Cennet Papağanı,
Sultan Papağanı.

Papağanların ortalama ömürleri 70 yıl kadar olan papağanların 315' ten fazla çeşidi vardır. Kafestekiler 30-40 yıl yaşayabilir. Elli yıl yaşayanları görülmüştür.

Rio De Janerio kentinde üzerinde dev İsa Heykeli bulunan tepenin adı ...


Corcovado,
Morro do Corcovado,
Kurtarıcı İsa (Portekizce: Cristo Redentor), 
Brezilya'nın Rio de Janeiro şehrinde Corcovado Dağı üzerinde yer alan ve şehrin sembollerinden biri olan dev İsa heykelidir. 7 Temmuz 2007 tarihinde, Dünyanın Yeni Yedi Harikası'ndan biri olarak seçilmiştir.

Corcovado Tepesi, Brezilya’nın Rio de Janeiro şehrinin en yüksek tepelerinden biridir. Yaklaşık 710 metre yüksekliğindeki Corcovado; “kambur” anlamına gelir. Tepenin yamaçlarında Brezilya’nın ünlü yağmur ormanı Tijuca Milli Parkı bulunur. Corcovado Tepesi tüm şehre hâkim geniş bir manzara sunar. Botanik bahçeleri, jokey kulüpleri, dünyaca ünlü Copacabana ve Ipanema Plajı, Leblon, Maracanã Stadyumu ve büyük gölet Lagoa Rodrigo de Freitas ayaklarınızın altındadır. Her zaman yukarı bakarak gördüğünüz uçakları, Corcovado’dan aşağı bakarak görebilirsiniz. 

Kıvrılarak yukarı çıkan bir yol ve Corcovado dağ treni, dağın zirvesinin yakınına kadar ulaşır. Trenden indikten sonra 233 basamaktan oluşan merdivenleri çıkarak zirveye ulaşırsınız. Ancak isterseniz asansörleri kullanarak çıkmanız da mümkün. Bu tepeyi şehirdeki diğer tepelerden ayıran en büyük özellik, tepesindeki 38 metre yüksekliğe sahip Reedemer isimli İsa heykelidir. Brezilya'nın dünyaca ünlü Reedemer Heykeli, 7 Temmuz 2007 tarihinde, dünyanın Yeni Yedi Harikası'ndan biri olarak seçilmiştir. Türkçe, "Kurtarıcı İsa" anlamına gelen 32 metre uzunluğundaki heykel, yalnızca Brezilya’nın değil, Güney Amerika'nın da simgesi durumundadır. Kollarını açmış bekleyen Reedemer, âdeta Brezilya halkının sıcaklığını simgeler. 

Aslında heykelin inşası, Katolik derneği tarafından başlatılmış; heykel, çirkin telefon direklerinin görüntüsünü engellemek için sipariş olarak verilmiştir. Heitor Silva Costa tarafından tasarlanan ve Fransız heykeltıraş Paul Landowski tarafından dokuz yıl içinde yapımı tamamlanan İsa heykeli, 8 metre yükseklikteki bir kaide üzerinde durur. Toplam 1145 ton ağırlığındaki heykelin yalnızca başı 3.75 metre yüksekliğinde olup 30 ton ağırlığındadır. Açık kollarının eni 30 metredir. Yapı malzemesi olarak beton, onun üzerinde ise sabun kayası (talk) kullanılmıştır. Bu kayanın özelliği, yumuşak bir yüzeye sahip olmasına rağmen çok dayanaklı oluşudur. Tırnaklarınızla bile bu heykelde iz bırakmanız mümkündür.

Kurtarıcı İsa Heykeli Rio de Janeiro 1926 ile 1931 arasında inşa edilmiştir. Mesih'in anıt Halaskar Rio de Janeiro, Ekim 12, 1931 tarihinde açıldı.

Dominik Cumhuriyeti'nin kuzeyindeki Puerto Plata şehrindeki 793 m yüksekliğindeki Pico Isabel de Torres Dağı'nda heykelin bir benzeri inşa edilmiştir. Ancak bu heykel, hiçbir zaman Reedemer kadar ünlü olamamıştır.

Küçük bir hıyar cinsi ...

Silor, (Farsça), 
İng. cucumber, Fr. concombre  
Kabakgillerden, uzun, iri meyveli, sürüngen, bir yıllık otsu bir bitki (Cucumis sativus). 

Bu bitkinin iri, yeşil ürünü, salatalık.

 

Kabakgiller (Cucurbitaceae) familyasından, erkek ve dişi çiçekleri ayrı olan, ovaryum alt durumlu, bakka tipi meyveleri olan, sarılıcı, kaba tüylü, tek yıllık kültür bitkisi. Salatalık.
Çoğunlukla yaz ve bahar mevsimlerinde yetiştiriciliği yapılmakta olup Ankara ve İstanbul'daki lüx pazarlarda rağbet görmektedir.


Kertenkele cinsi ...

Agama,
Geko, 
Varan, 
İguana, 
Boncuklu kertenkele, 
Köryılan,

Kertenkele türleri,
1 - Uçan kertenkele
2 - Dikenli kertenkele
3 - Yılansı kertenkele
4 - İguana
5 - Kelerler
6 - Zehirli kertenkele
7 - Su kertenkelesi
8 - Bukalemunlar
9 - Komada (ejderha ) kertenkelesi


Türkiye' de yaklaşık 63 kertenkele cinsi yaşamaktadır;

Mardin, Tombul, Fırat, Kafkas, Dikenli, Bozkır, Yaprak parmaklı keler, Geniş parmaklı keler, İnce parmaklı keler, Karinalı keler, Topbaş keler, Dev kertenkele, Taraklı, Oluklu, İskenderun, Harran, Aras, Step, Süphan, Yılan, Bukalemun, Tarla, Kayseri, Toros, Hemşin, Çayır, Uzzel, Valentin, Çizgili,  Kars, Trabzon, Ağrı, Radde, Gürcü, Melez, Klark, Artvin, Bendimahi, Hemşin, Yeşil kertenkele, İnce, Kör, Toprak, Tıknaz, Sarı, Benekli, Çernov, Yayla, Kıbrıs kertenkelesi.

Aynı adlı ağaçtan elde edilerek hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan bir tür sakız ...

Kardeş kanı,
Ejder kanı, 
Kardeşkanı ağacı, 
Ejder ağacı, 
Dracaena draco, Sanguis draconis,
Ülkemizde yetişmez. Doğu Hint Adaları‘nda veya Orta Afrika’da yabani olarak yetişen palmiyeye benzeyen ağacın reçinesidir. Kırmızı renkte, silindir biçiminde ince çubuklar halinde, fosilleşmiş şekilde kurumuş, taş görünümlüdür.

Bir çenekliler sınıfının, zambakgiller familyasındandır. Kanarya adalarında yetişen bir ağaçtır. Gövdesi kalındır. Yaprakları sert ve kılıç şeklindedir. 

Dallarının ucunda demet şeklinde toplanmıştır. Yaşlı gövdelerden, boyacılıkta kullanılan reçinemsi kırmızımtırak bir öz su akar.

İkinci cinsi; aynı görünümde ve Uzak Doğu’daki mercan adalarında bulunur ve denizden çıkarılır. Toplu halde bulunur ve taş parçasına benzer. Yumuşaktır ve kolay kırılır. Aktarlarda satılanı Uzak Doğu’dan getirilen mercan taşlarıdır ve Okyanustan çıkarılmaktadır.

Korku ve ruhi bozukluklara, sinirleri yatıştırmaya, nefes darlığına, astıma, kanı durdurmaya, adet kanamalarını durdurmaya, küçük çocukların uykuda sıçramasına, kabızlığa, mide gazlarına, burun kanamalarına, altını ıslatan çocuklara ve idrarını tutamayanlara kullanılır. Az miktarda dövülerek toz halinde yutulur veya bala karıştırılarak yenir.

Kertenkele ...

Gako,
Elöfen,
Kertenkele, (İng. lizard, Fr. Lézard ),
Geko, 
Varan, 
Agama, 
İguana, 
Boncuklu kertenkele, 
Köryılan,

Kertenkelelerden, uzun vücutlu, sivri kuyruklu, çevik, böcekçil, küçük sürüngen hayvan (Lacertus), Kertenkeleler familyasına giren sürüngenlerin ortak adı. 
(Arakonakçı olarak ilgimizi çeken türleri vardır.)
 

Soğuk iklime fazla dayanıklı olmadıklarından genel olarak çöllük bölgelerde ve tropikal kuşakların kurak kısımlarında çok boldur. Yer altında, ağaçlar üzerinde yaşayanları olduğu gibi, havada uçanları, suda yüzenleri, renk değiştirebilenleri de boldur.

Uzunca ve yuvarlakça olan vücutlarının üzerleri pullu veya pürtüklüdür. Çoğunlukla dört ayaklı ve pekazı iki ayaklı veya tamamen ayaksız olurlar. Her ayakta beşer adet parmak ve uçlarında gelişmiş tırnakları bulunur. Karın pulları sırt ve yanlarda olanlardan daha iridir.
Kertenkelelerin büyük çoğunlunda göz kapakları vardır ve çoğunda hareketlidir. Yer altında yaşayan türlerin haricindekilerin dışkulak delikleri mevcuttur. Bazılarının ağaçlara asılmaya yarayan ince uzun ve kuvvetli kuyrukları vardır.

Bukelemun, Kertenkelelerin kuyrukları koptuğu zaman bir ayı geçmeyen bir zaman içinde yeni bir kuyruk meydana gelir. Yalnız bu yeni yetişen eskisi gibi olmayıp pul, renk ve yapı bakımından farklıdır. İlk kuyruktaki gibi omurgalar yoktur. Yeni kuyruğa kıkırdak dokusundan bir yapı destek olur. Bunda pullar gayri muntazam olup derideki desen meydana getiren boyalar da yoktur. Kuyruk kopmadan kırılırsa o yerden yeni bir kuyruk uzar. Böylece çatal kuyruk meydana gelir.

Böcek, akrep, çokbacaklılar ile beslenen kertenkelelerin kasla hareket eden ileriye uzanan dilleri, avları yakalamada en büyük silahlarıdır. Dil üzerindeki yapışkan tükrük, avı yakalayıp bırakmamada yardımcı olur. Çene içerisine oturtulmuş dişleri vardır.

Kış mevsiminde deliklerinin içinde ilkbahara kadar kış uykusuna yatarlar. Soğukkanlı olduklarından taşlar üzerinde güneşlenmeyi severler. Yakınlarından geçen böceklere saldırarak beslenirler. Renkleri yaşadıkları ortamlara uyduğundan kolay fark edilmeyip, yırtıcı kuş ve yılanlardan kolayca kurtulurlar. Tehlike anında kuyruklarının son kısmını kopararak hızla bir yarığın içine dalıp gözden kaybolurlar. Böcek ve kurtlarla geçindiklerinden insanlar için faydalı sayılırlar.

Amerika'da yaşayan kuyrukları küt Helodermatidae familyasının iki türü mevcuttur. Derileri boncuk biçimli yuvarlak pullarla kaplı olduğundan boncuklu kertenkele olarak da bilinirler. Uzunlukları bir metreyi bulur ve her iki tür de zehirlidir. Ancak zehir iletim mekanizmaları fazla gelilmemiş olduğundan insanlar için fazlaca tehlike oluşturmazlar.

Kertenkele derisi ...

Lezar,
(Fr. lézard), 

Kertenkele derisinin sepilenmesiyle elde edilen bir tür deri.

Osmanlı toprak düzeninde yıllık geliri yüzbin akçeden yukarı olan dirlik ...

Has,
Osmanlı İmparatorluğu toprak düzeninde yıllık geliri yüz bin akçeden çok olan topraklar ve bu topraklardan alınan vergi, 

Tımar Sistemi:
Osmanlı Devleti önceki islam devletlerinde değişik isim ve şekillerde görülen bu sistemi Selçuklulardan alarak geliştirmiş ve tımar sistemi adıyla uygulamıştır. I.Murat zamanında gerçek anlamı ile uygulanan tımar sistemi devletin sınırlarının genişlemesiyle orantılı olarak yaygınlaşmış ve gelişmiştir. Osmanlı Devleti tımar sistemi ile bazı topraklarının gelirlerini hizmet karşılığı olarak askerlerine memurlarına vermiştir. 

Devlet tarafından gelir miktarlarına göre ayrılmış hizmet karşılığı devlet görevlilerine verilen topraklara dirlik denilirdi.Dirlik devlete ait miri arazinin en büyük bölümüydü. Bu bölüm belli bir toprağı ve işleyiş tarzını ifade ederdi. Bu toprakları ekip biçenler aynı zamanda tımarlı sipahi adındaki askerlerden yetiştirmek zorundaydı.Bu toprakların en büyük 2 iyi yanı hem üretimde devamlılık sağlanırdı. Hem de ordunun hazır askeri bulunurdu.

Has:
 Padişaha hanedan üyelerine sadrazama beylerbeyine sancak beyleri ve üst düzey görevlilere verilen topraklardır.Yüz bin akçeden fazla geliri olan bu topraklar emrine verilen görevli görevinden ayrılana kadar aynı kişi de kalırdı.
Zeamet:
Eyalet merkezlerinde oturan üst düzey yöneticilere verilirdi. Gelirleri yirmi bin ile yüz bin akçe arasında olan topraklardır.Zeamet sahipleri görevde kaldıkları sürede zeamatlerini kullanırlardı.
Tımar:
Senelik gelirleri yirmi bin akçeye kadar olan dirlik topraklarına tımar adı verilirdi. Osmanlı Devletine hizmeti olan bir kısım asker ve memurlara verilirdi. Tımar sahibi bu kişiler tımarın gelirlerine göre üç bin akçe kılıç hakkı alırlardı. Kalan her 3 bin akçe için bir cebelu beslerlerdi.

İltizam:
Fatih döneminde tımar sistemi dışında kalan toprakların vergilerini toplamak için getirilen bir düzenlemedir. Bu uygulama 17.yy da tamamen yaygınlaşmıştır. İltizamların açık artırma yolu ile verildiği kişilere mültezim denir. Mültemzimler aynı zamanda iltizamlarının üzerinde insanları ve bölgeyi yönetirlerdi. Osmanlı otoritesi sarsılınca mültezimler vergiyi artırdılar ve derebey gibi olmaya başladılar.
Tımar, Osmanlı İmparatorluğunda bir kısım asker ve memurlara verilen, belirli bölgelerde tahsis edilmiş vergi kaynaklarına ve yıllık geliri 20,000 akçeye kadar olan askerî dirliklere verilen ad.

Dirlik: Görev karşılığı olarak başarılı kişilere verilen topraktır. Dirlikler devlet malı olup gelirlerine göre Has, Zeamet, Tımar olmak üzere üçe ayrılır.

Has: Yıllık geliri yüz bin akçeden çok olan dirliktir. Padişahlara divan üyelerine, yüksek dereceli memurlara verilirdi. Göreve karşılık, Has alanlar devlete sipahi ya da Cebeli denilen (atlı asker) yetiştirirdi.

Zeamet: Yıllık geliri yirmi bin ile yüz bin akçe arasın*dadır. Orta dereceli memurlara ve komutanlara görev karşılığı verilirdi. Zeamet alanlar o bölgede oturmak ve asker yetiştirmekle yükümlüydü.

Tımar: Yıllık geliri üç bin ile yirmi bin akçe arasında olan dirliktir. Görev karşılığı verilen Tımar, veraset yoluyla kimseye bırakılamaz. Tımar alanlar üç bin akçeyi kendi geçimlerine ayırırlardı. Buna kılıçtımarı denilir. Diğer gelirlerle, Cebeli ve Eşkinci denilen askerler yetiştirirlerdi.

Eşkinci Tımarı: Savaşlarda yararlılık gösteren askerlere verilirdi. 
Mustahfaz Tımar: Cami imamlarına ve hatiplerine, saray görevlilerine verilirdi.

Osmanlılar'da ilk parayı Orhan beyin bastırdığı bilinmekteydi. Son yapılan araştırmalarda Osman Gazi'nin bastırdığı para bulundu. Osman Gazi'nin hangi tarihte para bastırdığı saptanamadı. Orhan beyin bastırdığı paraya Akçe denir (1327). İlk Osmanlı darphanesi Bursa'da idi. I. Murat bakır para bastırdı. II. Murat bastırdığı paralarda Sultan ünvanını kullandı. 
İlk altın para Fatih tarafından bastırıldı.

Parlaklığı geçici olarak artarak parlayan yıldız ...

Nova, (Latince) .  
İng. nova, novae, Fr. nova  

Parlaklığı birdenbire artan, patlamalı değişen yıldız.

Parlaklığı birden bire (on-onüç kadir) artan değişen yıldız. Nova' lar başlangıçta yeni doğmuş yıldızlar sanılmıştır.

Büveleğin neden olduğu bir hayvan hastalığı ...

Nokra, (Arapça nokra, İng. warble ), Hipodermozis, Hipodermosis. (İng. hypodermosis, warbles
Büveleğin sebep olduğu, genellikle davar ve sığırlarda, seyrek olarak insanlarda rastlanan, ortası delik şişkinliklerle tanınan hastalık.
Davar ve sığırların derilerine gömülen kurt.
Büveleklerden ileri gelen, başta sığır olmak üzere çeşitli memeli hayvanlarda, seyrek olarak insanlarda rastlanan ve bu sinek kurtçuklarının sırt derisi altında oluşturduğu, son evrede ortası delik şişkinliklerle tanınan hastalık; hokra, imiç, okra.

Sığırların sığır sineklerinin hücumuna uğradığında (büvelek tutması) kuyruklarını kaldırarak koşuştuğu görülür. Sırt bölgesine gelen larvalar Aralık Şubat aylarında sırttın 20 cm sağ ve solunda yaklaşık 3 cm çapında şişliklere neden olurlar. Şişliklerin ortası delinebilir ve içlerinden sızıntı akar. Şişlikler sıkıldığında içlerinden larva çıkar.


"Büve, Büvelek" de denilen kan emici bir sinek ...

Büvelek, Büğelek,
Büve, Büğe,
İvez,
İğrice,
Nokra, Nokra sineği,
Göğüm sineği,
Dızdız,
İmiç,
Cız sineği,
Okra sineği,

Büve, Büvelek (Hypoderma bovis).
Daha çok sığırlara saldıran, onların kanını emen, vızıltılarıyla tedirginlik yaratan sokucu sinek, büve, dızdız. Kan emici bir sinek türüdür. İki kanatlı ve kısa boynuzlu  ve iri gözlüdür. Larvaları özellikle sığır ve atların bazen de insanların derisi altına yerleşerek yumrulara neden olur. Daha çok sıcak ülkelerde yaşayan büyük sokucu sinek.
Büve, yaklaşık 2 cm uzunluğunda, kısa boynuzlu, tıknaz gövdeli bir sinektir. Kısa ama güçlü hortumuyla memeli hayvanların derisini delerek kanlarını emer, nokra adı verilen hastalığa yol açar.

Yeraltı suyunu taşıyan geçirimli katman ...

Akifer, (aquifer).
Sutaşır,

Yeraltı suyunu tutan ve ileten kayaç ortamına akifer denir. 
İçlerine suyun serbestçe girebileceği veya hareket edebileceği boyutta ve miktarda birbiriyle bağlantılı boşluk içeren kayaçlardan oluşmuş geçirimli kesimlerdir.

Suyun çok uzak mesafelere gitmesini sağlayan, yer altı sularını pınarlara ve kuyulara ileten gözenekli toprak ya da jeolojik oluşum. Yer altı suyunu içinde tutabilen, belirli miktarlarda suyun hareketine olanak sağlayan jeolojik oluşumlara akifer adı verilir.



Akifer: Boşlukları tamamen yeraltı suyu ile dolmuş olan, bu suyu bir noktadan diğerine iletebilen, tabanında geçirimsiz bir seviye ile sınırlanmış olan ve bir kaynak olarak ekonomik olarak su verme özelliğine sahip jeolojik oluşuklardır.
Serbest Akifer: Yalnız alt tarafından geçirimsiz bir ortamla sınırlanmış ve yeraltı suyu atmosfer basıncı altında (serbest yüzeyli) olan akiferlerdir .
Basınçlı Akifer: Alttan ve üstten geçirimsiz ortamlarla sınırlanmış ve yeraltı suyu jeolojik birimlerin basıncı altında bulunan akiferlerdir.
Sızıntılı Akifer: Basınçlı veya serbest akiferi sınırlayan yarı geçirimli ortamlardan su kazanıp kaybeden akiferdir. Akifer basınçlı ise sızıntılı basınçlı akifer serbest yüzeyli ise sızıntılı serbest akifer olarak nitelendirilir.

Amanos Dağı' nın eski adı ...


Nur Dağları,   
Amanos Dağları,  
Gavur Dağları,  
Korku Dağları,

Amanos Dağları, Nur Dağları olarak da bilinir. Halk arasındaki diğer adı: Gavur Dağlarıdır. Toros Dağları sisteminin en güneyindeki bölümünü olan dağlardır.   

Kuzeyden güneye doğru uzanarak Asi Nehri' nin Akdeniz' e döküldüğü Samandağ deltasında sona erer. Bittiği noktanın karşısında kıyıda ve Suriye sınırındaki gösterişli Keldağ vardır. Sıradağların büyük bir kısmı Hatay' da olup Amik Ovası ile Akdeniz' i birbirinden ayırır. Sıradağların en yüksek noktası Hatay' ın Hassa ilçesindeki Mığır Tepesi (veya Bozdağ)' dir. Bu noktada yükseklik 2262 m' dir.   Amanoslar' ın Geçtiği yerleşim yerleri; Osmaniye, Bahçe, Düziçi, Nurdağı, Adana, İslahiye, Hatay, Erzin, Dörtyol, İskenderun, Belen, Samandağı, Hassa, Kırıkhan, Antakya.

Amanos Dağlarının her tarafında Akdeniz iklimi hakimdir. Yaz aylarında yüksek yerler serin olur. Ortalama yağış 1000 milimetrenin üstünde olup, yükseklere çıkıldıkça mikdar çoğalır. Yağışın en bol olduğu mevsimler her yerde oluğu gibi kış ve ilkbahardır. Bitki örtüsü bakımından oldukça zengindir. Dağın batı yamaçlarında 900 metreye kadar olan bölümde sık makilere görülür. Daha yükseklerde ise çok zengin ormanlar vardır.

Amanos Dağları, orman ve özellikle maden bakımından çok zengindir. Çok fazla yabani zeytin ağaçları vardır. Dağın etekleri ile yüksek yerlerdeki düzlüklerde verimli topraklar bulunur. Bölge halkı kerestecilik, 

kömür işletmeciliği, odunculuk, bağcılık ve 
hayvan yetiştiriciliği ile uğraşır.

Kasaplık hayvanların sırtından elde edilen bir tür et ...

Fileto, (İtalyanca filato, İng. Fillet). 
Kasaplık hayvanların sırtında, dikensi çıkıntı boyunca iki yandaki et.
Kemiksiz lop etten elde edilen ince dilim.
Kemiklerinden ayrılmış balık eti.

Dananın bel kemiğinin iki tarafındaki et ve bundan yapılan salçalı külbastı.

Malzemeler;
1,2 kg Dana Fileto (bütün parça)
Tuz, Karabiber
1 Kahve Fincan Margarin
2 lt Et Suyu
4 Havuç
2 Kabak
2 Rezene
300 gr Brokoli
50 ml Zeytinyağı

Yemeğin Tarifi;
Filetoyu tuz ve karabiberle iyice ovun. Büyük bir tavada margarini kızdırıp filetoyu kızartın ve tavadan çıkarın. Tavada kalan yağı büyük tencereye alıp et suyu ekleyin. Et suyunu kaynatın. 

Filetoyu et suyuna ilave edip tencerenin kapağını kapatın ve 20 dakika kadar pişirin. Eti tencereden alıp alüminyum folyoya sarın. Sebzeleri yıkayıp ayıkladıktan sonra küçük parçalara bölün veya ince dilimler halinde doğrayın. Bir tavada zeytinyağını kızdırıp sebzeleri pişirin. Bir miktar et suyu ilave edip pişirmeye devam edin. Ateşten alıp soğumayacak şekilde bekletin. Filetoyu folyodan çıkarıp ince dilimler halinde kesin. Büyük bir servis tabağına alıp sebzeler eşliğinde servis yapın. 

Sebzeli hindi fileto Yılbaşının klasik lezzetlerden biri olan hindiyi tercih edenler bu tarifi hindi eti ile de uygulayabilirler. 1, 2 kg hindi göğsü alıp tarife göre pişirin. Eğer eti haşlamak istemiyorsanız fırında da pişirebilirsiniz. Piştikten sonra eti dilimleyin ve sebzeler eşliğinde servis yapın.

Dana için; kol, but,  kontranuar, sokum, kürek, yumurta, döş, pençeta, gerdan, but incik, antrikot, kontrafile, nuar, tranç, T bone steak, pirzola, bonfilo.
Kuzu için; kol, but, fleto, gerdan, but incik, kanat pirzola, bonfilo, döş.

Lokman ruhu ...

Eter, (Fr. éther, İng. ether ).  
H5C2OC2H5 ,
Lokman ruhu. 

Renksiz, çok uçucu, az kullanınca ayıltıcı, çok kullanınca bayıltıcı etki yapan, tıbbi anestezide asırlarca kullanılmış olan organik sıvı madde. Oksijenli asitlerin alkollerle birleşmesinden oluşan sıvılar. Yağları ve bir çok plastik maddeyi çözer ve çok kolay tutuşan, bir tür organik yağ çözücüdür. 

İki alkol molekülünden bir molekül H2O ayrılınca oluşan R-O-R' genel formülüne sahip bileşik grubunun genel adı. R ve R' gruplarının aynı olması halinde “simetrik eter”, farklı olması halinde de “asimetrik eter” adını alırlar.

Hekimlikte kullanılan, çok uçucu, renksiz ve kendine özgü kokusu olan bir sıvıdır. Veteriner hekimlikte evcil hayvanların genel anestezisi amacıyla kullanılan ve dietil eter yapısında olan uçucu genel anesteziklerin en güvenli olanıdır. Genel formülü R-O-R’ olan, polar moleküllerden oluşan ve endüstride çözücü olarak sık kullanılan, bir kez alkillenmiş alkol veya iki kez alkillenmiş su türevidir. 

Renksiz, uçucu ve kolayca alevlenebilen bir sıvı olup, kaynama noktası 35°C, donma noktası -117,4°C ve yoğunluğu da 0,736 g/cm3tür. Suda az çözünür. Alkolde ise her oranda çözünür. İyodu, bromu, uçucu yağları, bitkisel yağ ve reçineleri, saf kauçuğu ve bâzı bitki alkaloitlerini çözer. Alkolle karışık olarak nitroselüloz için önemli bir çözücü meydana getirir. Buharının hava veya oksijen ile olan karışımı şiddetli patlayıcıdır. Eter cam şişelerde, demir ve teneke kaplarda nakliye edilebilir. Başlıca kullanılma alanı olarak dumansız pudra üretimi, organik sentezler (bir çözücü olarak, analitik kimya ve tıp sayılabilir. Hastayı cerrahî girişimlere hazırlamak için ilk kullanılan genel bir uyuşturucudur

Tangoya benzer Arjantin halk dansı ...


Milonga,
Arjantin ve Uruguay kökenli bir müzik ve dans türüdür.
Ayrıca Arjantin Tango' sunun yapıldığı partilere de verilen isimdir.
Milonga bir müzik türünün ve o müzikle yapılan dansın adıdır. Tango'ya çok yakındır ve her ikisi de aynı kökten gelirler. 

Milongaların marşa benzeyen bir ritmi vardır ve tatlı, kalbi yumuşatan bir duygu verirler.
 
Río de la Plata, Arjantin ve Uruguay kökenlidir ve 1870'lerde çok popüler olmuştur, payada de contrapunto denilen müzik türünden türemiştir. 2/4 zamanlıdır, genellikle de doğaçlama öğeler taşırdı. Zaman içerisinde diğer müzik türlerinden etkilenerek Tango'ya dahil özgün ve dinamik bir dans türü olmuştur.

Tango Şarkılar 3,4 veya 5'li Tanda denilen gruplar halinde çalınırlar ve aralarda kısa bir süre beklenir. Genellikle aynı yılların hatta aynı orkestranın şarkıları bir grup içinde bir araya getirilir. Böylece şarkıların benzer biçim ve havada olması sağlanır. Bir grup şarkı tango türünde olabilirken, diğeri milonga ve bir diğeri de Arjantin valsi olabilir.

Genellikle dans edeken konuşmamalısınız ve her zaman şarkının son ya da sondan bir önceki notasında dansı bitirmelisiniz. Dans edenlerin birbirlerine teşekkür etmeleri birlikte bir dans daha etmeyi istemediklerini gösterir. Eğer aynı kişiyle dansı sürdürmek istiyorsanız, ilk teşekkür eden kişi olmayın. Eğer dans bitmişse erkeğin kadına masasına kadar eşlik etmesi adettendir.

Yer diliminde, kayaç ya da katmanların tümüne verilen ad ...

Oluşuk,  
İng. Formation Osm. Teşekkülât Alm. Formation Fr.formation.
Bir kayaç katman (litostratigrafi) birimi.
Belli bir ya da birkaç kayaç cinsinin egemen olması ya da yapılışında göze çarpan özelliğiyle, altından ve üstünden ayırt edilebilen oluşum.
Bir jeoloji döneminde meydana gelmiş katmanlar dizisi. Oluşmuş.
Geology formation.
Dünya'nın katı dış katmanı olan litosfer, kayaçlardan oluşmaktadır. Genel olarak kayaçlar üç tiptir. Bunlar püskürük, tortul ve başkalaşım kayaçları adıyla sınıflandırılır. Kayaçlarla ilgilenen bilim dalına petroloji adı verilir. Petroloji, coğrafyanın temel dallarından biridir.

Güney Afrika Cumhuriyetinde bir yönetim bölgesi ..

Natal,
Afrika kıtasının güney ucunda yer alan Güney Afrika Cumhuriyeti' nin, Kap, Natal, Oranj Bağımsız Devleti, Transvaal olmak üzere dört eyaleti vardır.  Bu eyaletlerden, Natal,  
KwaZulu-Natal Güney Afrikada, genellikle KZN olarak anılan, ülkenin önemli vilayetlerinden biridir. 1994 yılından önce, günümüzdeki KwaZulu-Natal olarak anılan yer aslında, Natal vilayeti ile Zulu kabilesinin yurdu sayılan KwaZulu topraklarından oluşuyor. Vilayetin yönetim merkezi Pietermaritzburg kentindedir. En büyük şehir ise, günümüzde hızla büyüyen Afrika'nın en işlek limanına sahip Durban' dır.

Güney Afrika'da yönetim başkenti Pretoria, yasama başkenti Cape Town, yargı başkenti Bloemfontein'dir. Johannesburg önemli şehirlerindendir. Kuzeyden güneye doğru yaklaşık 1.600 km uzanan Güney Afrika'nın, doğu-batı doğrultusunda en geniş yeri 1.500 km kadardır. Kuzeydeki komşuları batıdan doğuya doğru Namibia, Botsvana, Zimbabve, Mozambik ve Svaziland'dır. Lesotho ise Güney Afrika topraklarıyla çevrelenmiş bağımsız bir cumhuriyettir. Ülkenin büyük bölümü yüksek plato diye adlandırılan yüksek düzlüklerdir. Birçok bölümü 1.200 metre yüksekliğindedir. Plato, kıyı bölümünden, doğudaki en yüksek tepeleri 3.300 metreyi aşan Draken Sıradağları'yla ayrılır. Oranj Irmağı ülkenin ortasında doğudan batıya doğru uzanır.

Güney Afrika'nın kuzey sınırının bir bölümünü Limpopo Irmağı oluşturur. Hint Okya-nusu'na dökülen öteki ırmaklar kısadır. Büyük bir hızla akan bu ırmaklar üzerinde çok sayıda çağlayan vardır. Geniş Vaal kolu ile beslenen Oranj Irmağı Atlas Okyanusu'na dökülen başlıca ırmaklardan biridir. Yazları gölleşen ve vleis (sünger) adı verilen bataklık düzlükler ve kıyılardaki lagünler dışında Güney Afrika'da pek az göl bulunur.

Güney Afrika'da çeşit çeşit antilopun yaşadığı birkaç yabanıl yaşam parkı vardır. Yüksek platoda yaşayan keseliceylan, spor ile ilgili alanlarda ülkenin ulusal sembolü olmuştur. Keseliceylanın akrabası olan ve alçak düzlüklerde yaşayan impala daha yaygın olarak bulunan bir türdür. Güney ve Orta Afrika'ya özgü boğa antilobu, kudu, su antilobu ve dev samur antilobu gibi hayvanlar çoğunlukla Doğu Transvaal'de bulunur. Bu yörede, manda, gnu, fil, gergedan, suaygırı, zürafa ve aslana da rastlanır. Bazı bölgelerde zebralar, ırmakların bir bölümünde ise timsahlar yaşar. Pars, babun, maymun ve yılan sıkça rastlanan hayvanlardır.

Büyükbaş hayvanlara verilen ad...

Mal,
Büyükbaş hayvan.
Sığır,

Mal, hayvan sürüsü.
Büyükbaş hayvanlar için kullanılır.
Sığır cinsinden büyükbaş hayvanlar.
Mal, davar, varlık ev bark.
Hayvan,
Ot gibi hayvanlar,
Öküzlerde bir maldır.
Mal yatmaktan, yayılmaktan hoşlanır.

İnsanlarda da mallar vardır. Bu mallar düşünmezler. Rastgele hareket ederler. Eleştirmek doğru değildir. Hayvan her zaman hayvandır. Her hayvan mal değildir. Ama her mal özellikle büyükbaş hayvandır.  Sürüsüne Davar (İnek, öküz, katır, eşeğe verilen ad) denir.

Sinop ve ilçeleri ...

Sinop,
Merkez ilçeyle beraber 9 ilçe, 2 belde ve 470 köy vardır.

İlçeler,

Erfelek,
Gerze,
Ayancık,
Boyabat,
Durağan,
Dikmen,
Türkeli,
Saraydüzü,
Sinop,

Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi sınırları içerisinde kalan bir ilidir. Sinop, ulaşım sorunlarından dolayı bir türlü kalkınamamış, işsiz kalan nüfus başka illere göç etmek zorunda kalmıştır. Karadeniz kıyı şeridinin kuzeye doğru en çok sivrilerek uzanmış bulunan Boztepe Burnu ve Yarımadası üzerinde kurulmuştur. 41o 12' ve 42o 06' kuzey enlemleri ile 34o 14' ve 35o 26' doğu boylamları arasında yer alır. 

İlin yüzölçümü 5862 km2 olup il bu yüz ölçümüyle %0.8'ini kaplar. Batısı Kastamonu, güneyi Çorum, güneydoğusu Samsun illeri, kuzeyi ise Karadeniz ile çevrilidir. 475 km. uzunluğundaki sınırlarının 300 km.si kara, 175 km. si ise deniz kıyısıdır. 

Anadolu 'nun kuzey yönde uç noktası olan İnceburun'a doğu yönün'de bağlanan Boztepe Burnu berzahında bir kale-şehir olarak kurulmuş ve tarih boyunca doğu yönde gelişmiştir. Tarih boyunca kale dışına pek taşmayan şehir bir liman kenti özelliği taşır.

Sır tutma, söylememe ...

Ketm,
Saklamak. 
Gizlemek. 
Sır tutmak. 
Söylememek.

Yunan müziğinde bir tür...

Laika,
Rebetika,

Laika Müziği (Yunan Halk Müziği). 
Laïka Yunan halk müziği ve pop müziğin birleşimi bir müzik tarzıdır. Pop ve arabesk karışımı bir yunan müzik tarzı. Rebetiko, Modern Laika ve Yunan Halk Müziği dalında birçok şarkıya hayat vermiş, çeyrek yüzyılı aşan zaman diliminde "Olmasa Mektubun", "Telli Telli" ve "Maskeli Balo" gibi pek çok şarkının aşina olduğumuz büyüleyici sesi, Yunanistan’ın Harula’sı Haris Alexiou' dur. 

Ünlü Şarkıcılar
Anna Vissi, Giorgos Mazonakis, Grup Antique, Keti Garbi, Despina Vandi, Eleni Vitali, Eleftheria Arvanitaki, Glykeria, Elena Paparizou, Apostolia Zoi, Balantis, Basia Riga, Dimitris Kokkotas, Eirini Merkouri, Elli Kokkinou, Giorgos Lembesis, Giorgos Tsalikis, Girogos Yiannias, Hristina Anagnostopoulou, Ioanna Koutalidou, Kalomira, Kostandinos Pantzis, Labis Lieveratos, Marianda Pieridi, Maro Lytra, Nancy Alexiadi, Nino, Notis Xristodoulou, Peggy Zina Sabrina (Greek singer), Sarmbel, Stella Georgiadou , Strato Dionisiou, Triandafilos, Xristos Dantis Xryspa, Yiorgos Mazonakis, Yiorgos Xristou, Vasilis karras, Zig Zag.

Rembetiko, (Rumca).  RebetikoRebetikaRembetika,
Nüfus mübadelesi sonucu, Anadolu'dan Yunanistan'a göç eden Rumların orada oluşturdukları müzik türü.
Kökeni olasılıkla rağbet sözcüğünden gelen Rebet terimindendir. Çünkü bu müzik türüne ait şarkılar genellikle herkesin bildiği/söyleyebildiği görece daha kolay ve sevilen (rağbet edilen) şarkılardır. Zembekiko' daki zeybekin y harfi nasıl düsürülmüşse; rağbetteki ğ harfi de öyle düşürülmüş olmalıdır. Bu bakımdan rembetiko Osmanlıca bir sözcüktür. Rebetiko'nun coğrafi bölgesi modern Yunanistan'dır.






Kaynak: Wikipedia

Gerçekliğin temeli olarak yalnızca tek bir ilkeyi benimseyen dünya görüşü ...

Monizm, (Yun. monos = tek),
Çokçuluk karşıtı, Tekçilik. Gerçekliğin herhangi bir organ gibi bölünmez bir bütün olduğuna ve bağımsız parçaları bulunmadığına inanan öğreti.  

Evreni tek bîr ilkeye dayandırarak açıklamaya çalışan öğreti. Özellikle ruhu maddeye, maddeyi de ruha irca eden, diğer bir ifadeyle, ruh ile maddeyi özdeş sayan öğretilerdir. Diğer bir deyişle ister cevher açısından, ister kanunlar ve ilkeler (Fizik veya Mantık), isterse ahlaki ve estetik de­ğerler bütünü yönünden olsun bütün varlığı tek bir ilkeye bağlayan bütün felsefi sistem­lere bu ad verilir. Bu sebeple Spinoza ve bü­tün panteistler, idcalisUer, kaba materya­listler, batı mistikleri ve bazı doğu sufileri monisttir. Alman düşünürü Wolf tarafın­dan, Yunanca monos kelimesinden türetil­miştir. Wolf, alemi cevher açısından tek bir ilkeye, unsura indirgeyen görüşlere bu adı vermiştir. Eğer bu unsurlar maddi olursa, (Ostwald, Haeckcl, Lenin vb. de olduğu gi­bi) Maddeci Monizm (Monisme Materia-iiste); ruh, zihin gibi manevi olgular olursa (Hegcl'de olduğu gibi) İdealist Monizm (Monisme İdealiste) adını alır.

Her şeyin bir tek zorunluluğun, ilkenin, madde veya enerjiden olduğunu iddia eden görüştür. Monizm, mutlak olarak iki tür madde (veya zorunluluk, ilke) olduğunu ileri süren dualizmden ve mutlak olarak birçok türde madde (veya zorunluluk, ilke) olduğunu ileri süren pluralizmden ayrılmaktadır. Felsefe alanında temel sorulardan biri olan teklik, çokluk sorununa çokluğun da aslında tek olabileceği görüşünü getirmektedir.

Genellikle monizmin panteizm, panenteizm ve içkin bir Tanrı inanışı ile ilişkili olduğu düşünülür. Ayrıca, saltçılık (absolutizm) ve monad da monizmle yakından ilgilidir. İlk temsilcisinin Parmenides olduğu bilinmektedir. Pisagor'da monist olarak bilinmektedir. "Bir" sayısı Pisagor'a göre mutlak ve kutsaldır. Aynı zamanda Çok'u da içinde barındırmaktadır.

Gerçekliğin temeli olarak yalnızca tek bir ilkeyi örneğin yalnızca özdeği (özdekseltekçilik), yalnızca tini (tinseltekçilik) vb. kabul eden dünya görüşü. 

Ahlak felsefesinde ise bircilik, gerçekte yalnızca tek bir iyi olduğunu, diğer iyi olduğu düşünülen şeylerin de bu iyiden türediğini öne süren ahlak anlayışına karşılık gelmektedir.

Monizm, Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam'a aykırıdır. Çünkü monizm öncelikle evrende birliği, yani cevherlerin yaratıcının bir ol­duğunu (Monoteizmi) ifade etmektedir. Bu bakımdan monoteizmde Yaratıcı (Halik) ve yaratılan (mahluk) gibi iki ayrı varlık dola­yısıyla cevher mevcuttur. Halbuki materya­list monizm Yaraüci ile yaratılan maddey­le, doğayla özdeş kılmakladır. Bu ise ilahi veya vahiy kaynaklı dinlerin Özüne aykırı­dır.

Topluluğu kaplayan ani dehşet duygusu, korku ...

Panik, (Fr. panique). 
Ani dehşet duygusu, büyük korku.
Ürkü,
Topluluğu saran korku,
Korku, heyecan. 
Belâ, musibet, kargaşalık, panik.

Avusturalya' da yaşayan gösterimli bir kuş ...

Lirkuşu,
Lirkuşugiller (Menuridae). 
Avustralya ormanlarında yaşayan, kuvvetli bir gaga, kısa ve yuvarlak kanatları mevcut olan kuşun  iki türü bulunur. 
Kuyrukları zarif bir lir şeklindedir. 
 
Lirkuşugiller familyası türlerinin genel adıdır. İsmini eski zamanlarda kullanılan bir müzik aletinden alan lirkuşunun erkeklerinin, çok uzun ve yelpaze biçiminde açılan kuyrukları vardır. Kuyruğunun açılmış hali lir denen müzik aletini andırır. Böcekler ve solucanlarla beslenir. Kuşlar içinde en güzel şakıyanlardandır. Bir başka özellikleri de diğer kuşların seslerini kolaylıkla taklit edebilmesidir. Erkek lir kuşu dikkate değer bir ses sanatkârıdır.

İki ayrı türü bilinmektedir. Bunlardan “Menura superba” türü Avustralya' nın doğusundaki ormanlık alanlarda yaşar. Kuzeydoğu Avustralya'daki astropikal bölgede bulunan (M. alberti) türlerinden daha iridir. Boyu 75 ile 100 cm kadardır.

Rebap veya lir biçimii uzun dış kuyruk tüyleri vardır. Lir kuşunun erkeğinin 130 santimlik uzunluğunun 70 santimi kuyruktur. Beyazımsı olan bu tüyler, V biçimli koyu kahverengi bölgelerle işaretlidir. Beyazımsı orta kuyruk tüylerinin pek ince ve dantelamsı bir yapısı vardır.
Daha çok kahvemsi gri renkli bir kuş olan lir kuşunun yuvası iri ve küre biçiminde bir yapıdır. Yumurta tek ve bol beneklidir. Beş haftada yumurtadan çıkan yavruların gelişmesi de o nispette uzun zaman alır. Eski gezginler, başının ve gagasına yapısıyle kuvvetli bacaklarına bakarak lir kuşunu sülünler ailesine katmışlardı.

Yardakçılar ...

Koşuntu,
Yardakçı,
Dalkavuk.
Kötü işlerde birine yardım eden kimse.
Karagöz oyununda şarkı söyleyen kişi. 

Yardım eden ...

Muin,
Yardımcı.
Muâvin. 
İane eden.

Avn, 
Yardım. İmdâd.
Mededkâr. 
Yardım eden. 
Yardımcı. 
Zahir.

İnsan dışkısı ...

Gaita, (Arapça), (İng. gaita).  
İnsan dışkısı.
Dışkı.
Kazurat, (Arapça).

Tropikal Amerika' da yaşayan memeli bir hayvan ...


Koati (Nasua), 
Coati,
Amerika' da yaşayan, rakuna benzer memeli bir  hayvan.

Memeli bir hayvan cinsi olup rakungiller (Procyonidae) familyasından bir cinstir. 

Orta Amerika' da Peru ve Nikaragua' da ve Güney Amerika yağmur ormanlarında yaşarlar.  Ona sıklıkla küçük ayı denir. 


Koatinin kısa ayakları güçlü tırnaklarla donatılmıştır. Aslında koati daha çok çamaşırcı ayıya benzer; gövdesi onunkinden daha ince, kuyruğu daha uzun ve kabarıktır. Burnu daha çıkık ve yumuşaktır. Burnu yiyecek ararken toprağı karıştırmaya yarar. 

Koati hem et, hem ot hem omnivor hem de karnivordur: Böcekler, küçük hayvanlar, kuş yumurtaları, ama en çok tercih ettiği meyvelerdir. Küçük gruplar halinde yaşar ve ağaca tırmanır. Zaten öyle iyi bir tırmanıcıdır ki, tıpkı sincap gibi ağaçlardan baş aşağı inme yeteğine sahiptir.

Keşmir' deki göl ve ırmaklarda kullanılan bir tür gondol ...

Şikara, (Shikara).
Keşmir (Hindu / Dogri, Baluçi), 
Hindistan, Pakistan ve Çin' in sınırlarında bir dağlık bölgedir. Himalayalar' ın batı ucunun güneyindeki vadi bu adla anılmıştır. Bölgede üretilen Kaşmir adlı kumaşın ismi de buradan gelmektedir.
1947' de Britanya' nın sömürgesinden bağımsızlığı kazandığında nüfusunun çoğunluğunu Müslümanlarından ibaret olduğundan Pakistan, Keşmir Emirliği' ne ait bu bölgeyi talep etmiştir. Ancak Keşmir Emirliği' nin kendisi Hindistan' a bağlanmasını istediği için Hindistan da bölgede hak iddia etmiştir.

Srinagar başta olmak üzere bölgenin güney kısmı Hindistan' ın Jammu ve Kashmir eyâleti olmuş kuzey kısmı ise Pakistan' ın kontrolü altına girmiştir. Pakistan' ın kontrolü altındaki bölgeye Azadi Kaşmir denilmektedir. 

Keşmir Vadileri tam bir tarım bölgesidir. Başlıca ürünleri pirinç, buğday, mısır, arpa ve tütündür. Meyvecilik ve ipekböcekçiliği ekonomide önemli yer tutar. Hayvancılık gelişmiş olup, yak, koyun, sığır ve keçi beslenir. Keşmir keçisi dünyaca Ünlüdur. Bu keçiden elde edilen yünden yapılan dokumalar çok ünlüdür. Keşmir topraklarında bakır, demir, boksit, çinko, mermer ve antrasit yatakları vardır.

Buradaki göl ve ırmaklarda kullanılan bir tür gondola şikara(shikara) denir.









Kaynakça;
http://tr.wikipedia.org

"Sayı farkı" anlamında kullanılan spor terimi,..

Averaj, (Fr. average). 
Ortalama. 
Sayı farkı.
Futbol vb. karşılaşmalarda bir takımın elde ettiği sayıların, karşı takımın elde ettiklerine oranlanmasıyla bulunan sayı, averaj.

Pamuk ipliğine sırma katılarak eğrilmiş iplik ...

Kılaptan,
Pirinç, bakır, kalay vb. madenlerden çekilerek gümüş ve altın yaldız vurulmuş ince metal iplik. 
Pamuk ipliğine sırma katılarak eğrilmiş iplik.
Bu tür iplikten yapılmış.
Süslü, giyimli kuşamlı.

Bindallı olarak bilinen elbiseler; kadife ya da atlas kumaş üstüne, sırma, kılaptan ya da sim ile, serpme dal, yaprak, çiçek motifleri işlenerek elde edilen kumaşla dikilir.

Eli sıkı...

Pinti
Cimri, 
Hasis, 
Nekes, (Nâ-kes) 
Cimri, tamahkâr, hasis.

Eli açık, cömert ...

Akı, 
Eliselek, 
Ekrem,  
Muhterem, 
Müsamahakâr.
Koçak, 
Kerim,
Cömert, Eli açık, ikramcı, kerem sahibi.

1894-1906 yılları arasında Fransız kamuoyunun bölünmesine neden olan, hukuksal ve siyasal bir skandalın kahramanı olmuş Fransız subay ...


Alfred Dreyfus,  (d. 9 Ekim 1859 - ö. 12 Temmuz 1935) 
Yahudi asıllı Fransız subayıdır. 1894' de orduya ihanet ettiği ileri sürülüp mahkûm edildi. Suçlanışı Avrupa tarihinde Dreyfus olayı olarak bilinmektedir.

Dreyfus davası, 1894-1906 yılları arasında fransız kamuoyunun bölünmesine neden olan hukuksal ve siyasal skandal.

Fransız haberalma servisi, Paris’teki Alman askeri ataşesinin kâğıt sepetinde yaptığı bir araştırmada, Fransız milli savunmasına ait gizli belgelerle ilgili imzasız bir yazı bulunduğunu açıklar.  1894’ te bu imzasız kâğıttaki yazının, el yazısına benzerliği iddiasıyla Fransız ordusunda subay olan Yahudi asıllı Dreyfus suçlanır. Genelkurmay Askeri Mahkemesi’ ne gönderilen Dreyfus, kendisine gösterilmeyen belgelere dayanılarak ömür boyu hapisle cezalandırıldı ve bir adaya sürgüne gönderildi.
 
Ünlü Fransız yazarı Emile Zola, konu üzerine eğildi ve 4 yıl sonra 1898’ de Fransız Cumhurbaşkanı’na hitaben Suçluyorum başlığıyla bir mektup yayımladı. Zola, bu açık mektubunda, Dreyfus’u kanıt olmaksızın mahkûm ettiği için Genelkurmay Askeri Mahkemesi’ni ağır bir dille suçluyordu. Dava kamuoyuna yansıdı. Bu suçlayıcı açıklaması nedeniyle bu kez yazar Emile Zola bir yıl hapis ve 3000 frank para cezasına mahkûm edildi. Ancak Zola’ya verilen bu hapis cezası Fransız kamuoyunu ikiye böldü. İnsan hakları, kişisel özgürlük savunucuları, solcular, demokrat aydınlar bir yanda, vatanın yüksek menfaatlerini” düşünenler öte yanda yer aldılar.


Kamuoyunun baskısı sonucu Dreyfus’u suçlayan belge bilirkişi heyetine gönderildi ve Dreyfus davasının omurgasını oluşturan, suçlayıcı, imzasız belgenin sahte olduğu ispatlandı. Bu sahte belgeyi düzenleyen Albay Henry dayanamayıp intihar etti. Yargıtay davanın yeniden bakılmasına karar verdi. 1899’ da Dreyfus, Harp Divanı’ nca yeniden yargılandı. Bu kez hafifletici sebeplerle, ömürboyu hapis cezası 10 yıl hapse çevrildi. Kamuoyu baskısıyla kısa bir süre sonra serbest bırakıldı, ancak hâlâ suçlu sayılıyordu.Aydınların baskısı sürüyordu, 1904’te Dreyfus davasının yeniden bakılması kararlaştırıldı ve 1906’da Fransız Yargıtayı tarafından Dreyfus’u mahkûm eden ilk karar iptal edildi. Dreyfus aklandı, yeniden orduya alınarak Legion Dhonneur nişanı ile ödüllendirildi.
 
Bu davaya bakan ve Dreyfus’u haksız yere mahkûm eden mahkeme heyeti bütün dünyada suçlandı ve suçlanıyor.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ