Tahtta hükümdar olmadığı zaman ya da hükümdarın çocokluğu sırasında

Naip,

Birbirine sürtünen cisimlerin karşılıklı etkileşimini inceleyen bilim dalı ...

Triboloji, (İng. tribology).
Sürtünme bilimi.
Özellikle sürtünme, yağlanma ve aşındırma gibi bağıl harekette birbirini etkileyen yüzeyleri inceleyen bilim dalıdır. Triboloji sözcüğü eski Yunan dilindeki tribo, sürtünme ile logos prensip veya mantık kelimelerinden türetilmiştir.

Sürtünme teknikte, birbiriyle temasta olan ve birbirine göre izafi hareket yapan ya da yapma eğiliminde olan iki cismin harekete karşı gösterdikleri direnç olarak tarif edilir. İki cisim arasındaki izafi hareketi meydana getirmek isteyen kuvvete karşı, cisimlerin temas yüzeyleri arasında hareketi engelleyen ve sürtünme kuvveti olarak tanımlanan bir karşı kuvvet oluşur. Sürtünme kinematik olarak, kayma, yuvarlanma ve kayma ve yuvarlanma şeklinde olur.

Birbirlerine temas eden yüzeyler arasında izafi hareket yoksa statik sürtünmeden söz edilir. İzafi hareket iki cisim yüzeyleri arasında mevcutsa bu durumdaki sürtünmeye dinamik veya kinetik sürtünme denir. Sürtünme kuvveti sabit değildir ve sürtünme katsayısına bağlıdır ve bu katsayının değişimiyle beraber değişir. Sürtünme katsayısı statik sürtünme durumunda en büyük değerini alır. Dolayısıyla sürtünme kuvveti de izafi hareketin başlangıcından hemen önce en büyük değerini almış olur.

İzafi hareket yapan cisimlerin sözkonusu yüzeyleri arasına yağlayıcı bir madde konulup konulmaması açısında sürtünme, kuru sürtünme, sıvı sürtünme ve bu iki sürtünme türü arasında kalan yarı sıvı sürtünme olmak üzere üç durumda incelenir.





























Kaynak, http://tr.wikipedia.org/

Elbisede pili, kırma, fisto gibi süsler...

Kedeme,
Elbisede pili, kırma, fisto vb. süsler.

Gelin biçiminde yapılmış bez bebek ...


Dodopal,
Gelin,

Yöresel gelinlik giyen, el yapımı bez bebek. 
Duvaklı gelin biçiminde yapılmış bez bebek.

Gelin biçiminde yapılmış bez bebek oyuncaklar.

İz sürmede, av hayvanlarının aldığı koku ...

Soy,
İz sürmede, avda hayvanın aldığı koku.

Eski Mısır' da kedi başlı olarak betimlenen sevinç tanrıçası ...

Bastet, (Bast).
Kedilerin koruyucusu olan Tanrıça.
Ev ve Güneş ışığının kedi Tanrıçası. 

Kedi tanrıça. 
Bubastis’in Delta Şehri'nde tapılmıştır. Kedilerin ve onlara önem verenlerin koruyucusudur. Sonuçta evde önemli bir tanrıça ve ayrıca ikonografide önemlidir. Papirüste güneş tanrısına saldıran yılanın kediler tarafından öldürüldüğü resmedilmiştir.



Dişi aslanın tanrıçası Sekhmet’ in yardımsever tarafı olarak görülmüştür.

Eski Mısırlılar çok tanrılı bir dine sahiptiler. Yunanlılar gibi doğa güçleriyle özdeşleşen tanrı ve tanrıçalar sisteminden geldiler. Tanrıları arkalarına alan kralların her zaman kral olmaktan öte bir ayrıcalıkları oldu. Bu üstünlükleri krallara önce yarı-tanrı , daha sonra da tanrı-kral ;yani Firavun olma özelliğini getirdi. Çok uzun ve çok farklı iktidarları bünyesinde toplayan Mısır tarihi boyunca tapılan tanrı ve tanrıçaların da zaman içinde güçlerinin kaybolduğu ve yerine yenilerinin çıktığı görülmektedir. Mısır tanrıları, insan, hayvan veya yarı insan, yarı hayvan figürleri ile temsil edilmişlerdir.

Bastet’in M.Ö. 1500 yıllarında ortaya çıktığını görmekteyiz. Bastet, kedi şeklinde veya kedi başlı bir kadın şeklinde temsil edilmiştir.

Mısır mitolojisine göre Bastet, tanrılar tanrısı Ra'nın ve İsis'in kızıdır. Diğer adları Bast, Ailuros ve Mau’dur. Ayrıcaeski Mısır dilinde kedinin adı Mau "Myeou" imiş. Herhalde, miyavlama kelimesinden geliyor.

Bastet Ra'nın kızı olarak geçse de bazı metinlerde Osiris ve İsis'in kızı, Horus'un kardeşi olarak da geçer. Hathor ve Sekhmet ile benzer özellikleri taşıyan tanrıçadır. Hatta bir anlamda bu 3 tanrıça tektir. Eski Mısır dini, ülkenin siyasi yapısına ve çeşitli bölgelerdeki tanrı inancına göre değiştiğinden eski Mısır tanrıları hakkında kesin birşey söylemek çok zordur.
Güneşin iyi gücünü temsil eden kedi tanrıça Bastet başta cinsellik ve doğurganlık Tanrıçasıyken, ölüleri koruma, ölenlerin başarılı yada başarısız olduklarına karar verme, yağmur yağdırma, hastalara ve çocuklara şifa verme , müzik ve dans tanrıçası olma özelliklerine ek olarak güneş, ay, analık ve aşk Tanrıçası haline de geldi.
Bastet’in, tanrıça olarak kabulünden çok daha önceleri, aslan başlı, Sekhmet adlı bir başka tanrıça vardı. Sekhmet, sert, acımasız, korku salan, insanları cezalandıran, onlara hastalık bulaştıran, harbi ve mücadeleyi temsil eden bir tanrıça idi. Devirler değişip sosyal ve ekonomik hayat iyileştikçe, insanlar, şiddete dayanan tanrıların yanı sıra yumuşak ve kendilerine yardımcı olacak tanrıları da aramaya başladılar.
Bir efsaneye göre, bir gün Sekhmet çok kızar ve insanları terk edip Nubya çölünde yalnız başına yaşamağa başlar. Bu sıralarda Mısırın başı düşmanlarla derde girmiştir, korunmaya ihtiyacı vardır. Baba tanrı Ra, Sekhmetin Mısıra geri getirilmesini ve Mısırın bu felaketten kurtarılmasına yardımcı olmasını emreder. Bunun için akıl tanrısı Thoth’u görevlendirir. Thoth, Sekhmeti geri getirirken ; Sekhmet Mısır'ın güneyinde Philae’de bir suda yıkanır, bu yıkanma esnasında bütün kızgınlığı geçer ve sakin bir kedi şeklini alır. Böylece yüzyıllar boyunca şiddetten başka bir şey düşünmemiş olan aslan tanrıça, son derecede yumuşak bir kedi tanrıça olup çıkar.
İnsanoğlu, ilk olarak 20 bin yıl önce köpeği evcilleştirdi. Bundan ancak 15 bin yıl sonra vahşi kediyi evcilleştirebildi. Yani, 5 bin yıl önce Nil vadisinde tarım yaparak yaşayan insanlar, ürünlerini depoladıkları ambarları haşere ve fare basınca kedilerin fareleri yakaladığını fark ettiler. İşte, kedilerin Mısırda kutsallaşmaya başlaması bu tarihlerde oldu. Ambarlar doldukça fare nüfusu da arttı. Bunun üzerine firavun devreye girdi ve kedileri korunması için üstün yaratıklar ilan etti.
Kedilerin firavunla ilgisi ise; kedilerin tarihe ve mitolojiye konu olmalarının tek nedeni fare ve haşere yakalamadaki hünerleri değil. Bütün kediler firavunun olduğu için kediyi incitmek ya da öldürmek çok büyük suç sayılırdı. Kedi öldürenlerse idam edilirdi. Ev yansa önce kedi kurtarılırdı çünkü insanlar sadece insandı ama kediler firavunlar gibi yarı-tanrıydılar. Kedi eceliyle öldüğünde öteki dünyada birlikte olabilmek için hemen mumyalanırdı.
Mısırda kedinin tanrılaştırılmasının nedeni, fare yakalaması dışında, kedinin avlanma yeteneğine duyulan saygı, güzelliğine duyulan sevgi, ve gizemli kişiliğine duyulan korkuyla karışık hayranlıktı. Kedi tanrıça Bastet, dişiliğin simgesiydi. Bir tarihçi, "kedi tanrıça, garip bakışı, çekik gözleri, kıvrak beli, soylu duruşu ve hayvani hayasızlığıyla, her Mısırlı kadının aklını karıştıran ve benzemek istediği bir yaratıktı," diye yazıyor. Bir başka tarihçi de, "kadınlar günümüzün vamp kadını gibi kedinin yürüyüşüyle salınarak yürüyebilmek için çok uğraşırlardı
Avrupa'da Hıristayanlık öncesinde kedi kafalı tanrıça Freya, için törenler düzenlenirdi. Freya'nın günü -Friday- Cuma, o dönemde kutsal gündü. Tek tanrılı bir din olan Hıristiyanlığın kabulüyle tanrıça Freya şeytan ilan edildi, kedi, lanetlendi ve Freya'nın günü olan (Friday) Cuma günleri de 'Black Sabbath' oldu. Bu dönemde, özellikle Hıristiyanlığın yayılmaya çalışıldığı ortaçağda, kediler, cadı ayinleri bahane edilerek öldürüldü, yakıldı, diri diri gömüldü.
İnanışa göre, kedi miyavladıkça evin içi tanrıçanın insanlara hediyesi sayılan neşeyle dolarmış









Kaynak, http://bakirkoy.aktiffelsefe.org/

"Çin nehir yunusu" da denilen ve soyu tükenmek üzere olan yunus balığı cinsi ...


Baiji,
Baiji tun,

Çin nehir yunusu (Lipotes vexillifer),  
Lipotidae familyasının tek üyesi olan bazı kaynaklara göre nesli kısmen tükenmiş bir yunus türüdür. Dünyanın en çok soyu tükenme riski altında olan deniz memelisi olan Çin deniz yunusu en son Eylül 2004 tarihinde görülmüştür. 

Her ne kadar Çin’de "Yangtze’nin Tanrıçası" adı verilen bu yunus türünü korumak için çaba sarfedildiyse de son yıllarda yunus sayısı oldukça önemli oranlarda azaldı. 2006 yılı sonunda Yangtze nehrinde yapılan yunus araştırması sonucunda bir tane yunus bile karşılaşılmayınca soyu kısmen tükenmiş sayılmıştır. Erişkin Çin nehir yunuslarının boyu erkeklerde yaklaşık 2,3 metre, dişilerde yaklaşık 2,5 metre civarındadır ve bugüne kadar ölçülen en uzun boy 2,7 metredir. Ağırlık olarak 135-230 kilogram arasında olan yunusların doğadaki ortalama yaşam süreleri 24 yıl olarak tahmin edilmektedir. Erkekler cinsel olgunluğa dört yaşında, dişiler de altı yaşında erişir. Her seferinde tek yavru doğuran dişi yunusların hamilelik dönemi 10-11 ay arasındadır ve iki doğum arasında iki yıllık bir süre bulunur. Yavru yunuslar doğduklarında 80-90 santimetre civarındadır ve 8 ile 20 aylık bir süre boyunca anneleri tarafından bakılır. Tehlikeden kaçarken 60 kilometre/saatlik bir hıza ulaşabilen Çin nehir yunusları normal şartlarda 10 ile 15 kilometre/saat hızlarda dolaşır. Görme ve işitme duyularının zayıflığı nedeniyle yunus yönbulma için genellikle sonar özelliklerini kullanır. 

Tarihsel olarak Çin nehir yunusu, Yangtze Nehrinin Şangay şehrine yakın olan ağzından orta ve batıda Yiçang şehrinin bulunduğu yukarı kısımlarına kadar olan 1.700 kilometrelik bir bölgede yaşamaktaydı. Bu alan şu anda her iki taraftan da birkaç yüz kilometre azalmış ve Yangtze Nehrini besleyen Dongting ve Poyang gölleri arasında kalan Yangtze'nin ana kolu üzerine sıkışmıştır.

Fosil kalıntılarına göre yunusların Pasifik Okyanusundan Yangtze Nehrine yirmi milyon yıl önce göçettikleri tahmin edilmektedir. Tatlı suyu yaşam alanı olarak seçtiği bilinen dört yunus türünden biridir. 

Boto ve La Plata Yunusunun da arasında bulunduğu diğer üç tür Güney Amerika'da Rio de la Plata ve Amazon nehirleriyle Hindistan' da Ganj ve İndüs nehirlerinde yaşamlarını sürdürmüştür. 

MÖ 3. yüzyıl civarlarında eski sözlük Erya 'da tanımlandığında yaklaşık olarak 5.000 Çin nehir yunusu bulunduğu tahmin edilmiştir. Bir Çin masalına göre sevmediği bir adamla evlenmeyi reddeden ve ailesi tarafından nehirde boğulan bir prenses Çin nehir yunusu olarak yeniden doğmuştur. Barış ve gönenç simgesi olarak görülen yunusa "Yangtze'nin Tanrıçası" takma adı takılmıştır. 















Kaynak, http://www.turkcebilgi.com/ansiklopedi


Boz renkli, tepeli bir çeşit tarla kuşu...



Bakalak,

Tarla kuşu (Skylark, Alauda arvensis).
Boz renkli, tepeli bir çeşit tarla kuşu.
Çayır kuşu, 
Toygar, Turgay,
Ardıç kuşu,

Tarla kuşugillerden, tarlalarda yuva yapan, uzunluğu 20 cm, sırtı kahverengi, karnı beyaz olan, küçük, ötücü kuş, çayır kuşu, toygar (Alauda arvensis). 


Ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının,tarla kuşugiller (Alaudidae) familyasından, 20 cm kadar uzunlukta, sırtı kahverengi, karnı beyaz, Avrupa ve Asya'da ekili alanlarda ve steplerde yaşayan, böcek, tane ve tohumlarla beslenen bir tür. Ötücü kuşlar takımından boz renkli tarla kuşunun uzun ve kalın sayılabilecek bir gagası vardır. Kalın ama uzun gaganın, üst ucu kıvrıktır. Kuşun kalkık, sivri, belirgin bir ibiği var. İbiğin 1-2 tüyü çok belli şekilde sivri, çizgi gibi duruyor. Göğüs kısmı ince ve koyu çizgilidir.

Kanat üstü sadedir, firar hattı beyaz değildir, kanat altı pas rengidir (turuncu-kirli
sarı). Kuyruksokumu ve kuyruk ortası açık grimsi, kuyruğunun dış tarafı siyahımsı ve iki yanı ise açık renktir. Uçuşu yumuşak ve dalgalıdır. Kısa kanatlı olmasından dolayı kanat çırpışı yumuşak ve kelebek gibi gözükür.

Daha çok açık, ağaçsız kuru bölgelerde, tarlalarda görülmektedir. Kendisinin ağaca ya da çalıya konduğu enderdir. Tarlalarda ve açık arazilerde ürer. Yuvasını zeminde yapar. Kışın yol kenarında en çok görülen kuş türüdür.


Bir tünekte, zeminde veya havadayken öter. Havada kendine has bir ötüşü vardır. Yerde iken, bir tümseklik üzerinde ötmeyi sever. Ötüşü hüzünlü, tutuk ve kısa cümlelerden oluşur.




 








Kaynak,
http://galeri.netfotograf.com/
http://www.anlambilim.net

Mersin ilinin eski adı...

İçel, 
Mersin,

Türkiye' nin en yüksek ikinci gökdeleninin (Mertim Kulesi: 177 metre) bulunduğu Mersin ilinin ilçeleri; Anamur, Aydıncık, Bozyazı, Çamlıyayla, Erdemli, Gülnar, Mut, Silifke, Toroslar, Akdeniz, Yenişehir, Mezitli ve Tarsus' tur.
En yüksek tepesi : Medetsiz Tepesi (3.524 m) Mersin' i kuzeydoğudan Gülek Boğazı (1250 m) ile ve kuzeybatıdan Sertavul Geçidi (1990 m) İç Anadolu'ya bağlamaktadır.

Mersin ilinin en büyük iki akarsuyu Göksu Irmağı ve Tarsus (Berdan) Çayı’dır.

Tarihi ve turistik açıdan görülmesi gereken başlıca yerler;
Alahan Manastırı (Mut), Kravga Köprüsü, Kızkalesi, Yumuktepe, Kanlıdivane (Neapolis), Anamuryum Harabeleri, Viranşehir ( Soli), Tarsus - Aziz St.Paul Kilisesi, Silifke-Uzuncaburç, Karaduvar, Ayaş, Namrun Kalesi (Lampron), Alahan (Alacahan) Manastırı, Narlıkuyu, Zeus (Jupiter) tapınağı, Cennet Cehennem mağaraları, Çukurpınar Mağarası, Korikos Kalesi, Mamure kalesi, Aslanköy Kaya Mezarları, Adam Kayalar, Tarsus-Ulu Cami, Tarsus-Eski Cami, Büyükeceli Kaya mezarları sayılabilir.

Önemli plajları ise Anamur, Kızkalesi, Susanoğlu ve Ayaştır.

İpek kozası ...

Pile, (Farsça).
İpek kozası. 

 İpek.
Kukulya,
Kokolya,
Pupa,

İpek böceğinin evreleri,
Yumurta-Larva (Tırtıl),
Pupa (Koza),
Erişkin(Kelebek),

İpek böceği kozası ...

Pile, 
(Farsça)
İpek ve kozası. 

Pupa,
İpek böceği kozası, (silkworm cocoon).
Kukulya, 

İpek böceğinin evreleri,
Yumurta-Larva (Tırtıl),
Pupa (Koza),
Erişkin(Kelebek),
İpek böceği ağzından salgıladığı yapışkan bir sıvı ile (iplikle) yumurtalarını birbirine bağlar.

Bu sayede yumurtaların etrafa dağılmalarını önler. Tırtıllar, yumurtaların gelişebilmesi için salgıladıkları iplikle kendilerine koza örmeye başlarlar.

Bir tırtıl bir kozayı ortalama 3 – 4 günde örer. Yumurta olgunlaşınca tırtıl oluşur.

Tırtılın ergin hale gelinceye kadar geçirdiği uyku dönemine pupa denir. Pupa dönemi sonunda koza yırtılır ve kelebek oluşur.

Amazon ormanlarında yaşayan bir maymun türü ...

Saki,
Pithecia monachus.

Tüylü Saki Maymunu,
Keşiş maymunu,
Sık Amazon ormanlarında yaşayan, kalın, siyah kürklü, yalnızca meyve ile beslenen maymun.

Amazon'da yaşayan tüylü saki maymunu zamanının hemen hemen hepsini ağaçların üzerinde geçirir. "Keşiş maymunu" olarak da bilinmesinin nedeni ise yüzünün çevresindeki tüylerdir. 

Bu canlılar insanlar tarafından beslenmemektedir. 
Bunun nedeni ise paniklemeye çok yatkın olmaları ve en ufak bir korku duyduklarında bile şoka girip ölebilme özellikleridir. 




































































Kaynak; http://www.enteresan.com

1996 yılında keşfedilen kuyrukluyıldızın adı ...

Hyakutake,

Hyakutake kuyrukluyıldızı,
Japon astronom Yuji Hyakutake' in 30 ocak 1996 tarihinde keşfettiği kuyrukluyıldızdır. 
30 ocak 1996 yılında Yuji Hyakutake' nin basit dürbünler sayesinde keşfettiği kuyrukluyıldız.

Büyük Okyanus' un batısındaki sığ deniz ...

Arafura,
Arafura Denizi

Büyük Okyanus'un batısında sığ bir deniz.
 
Hint Okyanusu'nun doğusunda 650.000 kilometrekarelik bir alanı kaplayan sığ denizdir. 

Avustralya' yı Yeni Gine' den ayıran, Pacific okyanusu' nun sığ bir bölümüdür. Endonezya' ya ait bir sürü küçük büyük adanın serpiştirildiği, tropik balıkların barındığı deniz.
 
 
Batısındaki Timor Denizi ile doğusundaki Torres Boğazı'nı birleştirir. Batısında Endonezya ve Doğu Timor devletleri tarafından ikiye ayrılan Timor adası, güneyinde Avustralya ve Carpentaria Körfezi, kuzeydoğusunda ise Endonezya ve Papua Yeni Gine devletleri tarafından ikiye ayrılan Yeni Gine adası bulunur.















Kaynak; http://tr.wikipedia.org/

16. ve 17.yüzyıllarda İspanya' da ortaya çıkan mistik bir hareketin yandaşlarına verilen ad...

İlluminato, (İlluminati).
Aydınlatmaya yolu anlamında din adamı grubu veya tarikat için belirtilir. Birine yolu bilmeyi öğreten kimseler için din adamı grubu veya tarikata denir.

İlluminati, (illuminatus, Türkçe: aydınlanmış) 
Tarihteki adıyla Bavyeralı ,



Adam Weishaupt,  (6 Şubat 1748 - 18 Kasım 1830).
Johann Adam Weishaupt
Alman hukuk profesörü, gizli Illuminati topluluğunun kurucusu,

1776 yılında Almanya'nın Münih kentinde, Adam Weishaupt isimli Kabbalacı bir Hukuk Profesörü ve Baron von Knigge ile diğerlerinin yardımıyla kurulan gizli topluluk. Illuminati, "Aydınlanmış Olanlar" anlamına gelmektedir. Topluluğun kuruluş amacı cehaletle, baskıcılıkla ve kilisenin dogmalarıyla mücadele etmekti. Her ne kadar asıl amaç, aydınlanarak dinsel dogmalardan uzak, hür düşünceyi ve Newtoncu pozitif bilimin önünü açmak idiyse de, gizli siyasi amaçları olduğu öne sürülerek dünya siyaset tarihinin belki de zaman içerisinde üzerine en fazla komplo teorisi üretilmiş topluluğu halini almıştır.


Münih'te kurulup, o yörede (Bavyera) hızla gelişen Illuminati' nin üye kayıtları büyük bir gizlilik içinde saklanıyordu. Öyle ki, üyelerin her birinin takma isimleri vardı ve yazışmalarda bunlar kullanılır, üyelerin gerçek isimleri ve kimlikleri asla kullanılmazdı. Topluluğun kurucusu Adam Weishaupt'un kod adı Spartacus idi. Illuminati üyeleriyle ilgili bilinen tek şey, tüm üyelerinin Cermen kökenli beyazlardan oluştuğudur.
12 kişi ile kurulan Illuminati topluluğu, gelişmelerini Mason Localarından kendilerine uygun üyeler kazanarak sağlamaya çalışmışlar, ilk sene sonunda 80 üyeye çıkmışlardır.  

Başkan ise Areopagites ünvanı ile anılıyordu. İlluminati topluluğu, üç derecede, Çırak, Minerval ve Illumine (Aydınlanmış) Minerval olarak örgütlenmişlerdir.


















Kaynak:
http://www.msxlabs.org/

Sesin üretimini, denetimini aktarımını kaydedilmesini ve etkilerini konu alan bilim dalı ...

Akustik, (Fr. acoustique, İng. acoustics).
Sesin üretimini, denetimini aktarımını kaydedilmesini ve etkilerini konu alan bilim dalı.
Sesi inceleyen bilim dalına akustik denir.
Osmanlıca  ilm-i savt.
Ses Dağılımı,
Hava akını,
Yankı bilimi. 
Yankılanım.
Fizikte ses ile ilgili bölüm, 
Sesin titreşim sıklığı, süresi ve duyulma gücü bakımından taşıdığı nitelik; ses dağılımı, ses düzenlemesi.

Akustik çeşitleri;
Biyolojik Akustik,
Su altı Akustiği,
Psikolojik ve Fizyolojik Akustik,
Elektro Akustik,
Konuşma Akustiği,
Müziksel Akustik,
Mimari Akustik,
Gürültü Akustiği,
Fiziksel Akustik,
Yapısal Akustik,
Titreşim Yankılanımı,

Meriç ırmağı deltasında bir göl ...

Bücürmene,

Meriç Deltası, Yunanistan-Türkiye sınırlarında çok geniş sazlıklar, göller ve tarım alanlarından oluşan ülkemizdeki en önemli sulak alanlardan biridir. Meriç deltasında, meriç nehrinin yatak değiştirmesi, alüvyon yığılması ve deniz hareketleri sonucunda denizden ayrılarak göl haline gelmiş irili ufaklı göl ve lagün bulunmaktadır.

Dalyan Gölü'nün güneyindeki Bücürmene Gölü' nün alanı yaklaşık, 76 hektardır. Bu alan mevsimlere göre değişebilmektedir. Ortalama derinlik 50-80 santimetre arasında değişir. Suyu sodyumlu ve tuzlu olduğundan kullanılmaz. 

Kuzey ve doğu bölümlerinde doğal bitki örtüsü sazlık ve kamışlıktır. Bunun dışında kalan kıyıları kumluk olduğundan herhangi bir bitki örtüsü yoktur.
 
Diğer göller;
Gala,
Pamuklu,
Sığırcı,
Dalyan gölü (Enez),
Taşaltı,

Ankara' nın Beypazarı ilçesine özgü, un, süt ve cevizle yapılan bir poğaça ...


Ebesüt,
Yağlı süt ile yoğrularak yapılmış ekmek.
Ankara'nın Beypazarı ilçesine özgü, un, süt ve cevizle yapılan bir tür poğaça-pohaça .
Un ve sütten yapılan özel ekmek. 

Beypazarı yöresinde poğaça tarzı hamur işine verilen ad ebesüt. Aslında ebesüt yağlı sütle yapılan bir tür cevizli çörektir. 

Ebesüt hamuru nohut mayasıyla mayalanır. Kaba gerekli su konur. Hamur yoğrulur. Ceviz katılarak çörek yapılır. 

Kahvaltıda tüketimi yapılan bu çörekler kuru ve serin yerde saklanabilir ve bozulmadan tüketilir.

Ankara yöresine özgü bir börekler ,
Altüst böreği,
Ay böreği ,
Bohça böreği,
Ebesüt (Beypazarı, Un, süt ve cevizle yapılan bir tür poğaça)
Entekke böreği (kıymalı bir börek cinsi),
Gömme (Beypazarı),
Poğaça (Nallıhan),
Homman (Akdoğan-Kızılcahamam, külde pişirilen çörek ya da ekmek),
Kaha (Kalecik-bir tür puf böreği),
Kolböreği ,
Papaç (Keskin),
Pazar böreği,
Tandır Böreği,
Yalkı (Kozalan-Beypazarı), 

Halk dilinde "Arkadaş" anlamında kullanılan bir sözcük ...

Ayen,
Ayan,
Ayegen.
Dost, arkadaş, yeğen anlamında hitap.
Muhtar,
Refik,
Arkadaş,
Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik.
Dost, (Farsça),
Sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi görüşülen kimse, düşman karşıtı.

Çin müziğine özgü bir tür lavta ...

Pipa,
Çin lavtası,

Kısa saplı bir Çin lavtası. 
Çin'e özgü, dört ya da beş telli lavta.
Çin müziğine özgü dört veya beş telli lavta.

Pipa,
Armut biçimli gövdesi olan 30 perdeli dört telli ud' a benzer bir Çin çalgısıdır.  Müzisyen aleti dik tutararak ve sağ elinin her parmağına bağlı beş küçük mızrapla çalar. Pipa' nın en az 2.000 yıl geçmişe sahip olmuştur. Bu müzik aleti son derece geniş dinamik bir alanda ve son derece zengin ve etkileyici bir biçimde günümüze kadar kullanıla gelmiştir. 


Özgün pipa İkinci yüzyıl M.Ö.' den bu tarihe kadar gelmiştir. Pipa anlamı şiir ve çizimleri tasvir eden yatay olarak düzenlenen ve ileri ve geriye doğru çalınan bir araç anlamına pi, ipliklerini koparma şeklinde çalma anlamına pa olarak adlandırılmıştır.  Pipa Çin' e has bir müzik aletidir. 

Çin halkı kendi geçmişini yeniden keşfetmek için pipa gibi klasik aletleri, bir çoğu zamanla kaybolmaya yüz tutmuş kompozisyonlar ve bestelerle dinlemek zevk vermektedir. 

Bazı çağdaş sanatçılar da yeni nesil oluşturmak için Batı sesleri ile tümleştirmek üzere pipa ile  müzik yapmaya başlamışlardır.

Zaviye ...

Açı,
Zaviye, 
Köşe.
Küçük tekke.
Dergâh.
Tekkenin küçüğü. 
Kervansarayların seyrek bulunduğu yerlerle geçit ve derbentlerdeki konak yerlerine verilen ad.
Anlayış, görüş, bakış açısı .


İki çizginin birleşmesi ile hasıl olan köşe, şekil.
Birbiriyle kesişen iki satıh veya iki çizginin birleştiği yerde meydana gelen açıklık.

Açı, Başlangıç noktaları aynı olan iki ışının birleşimine açı denir.  
Açı Ölçü birimleri; Derece (°),  Radyan (rad, R)Grad (Gon,  g )

Açı ölçü birimi 360 eşit parçaya bölündüğü takdirde "derece", 400 eşit parçaya bölündüğü takdirde "grat" tır.
Bir tam çember yayının 360 eş parçaya bölünmesiyle elde edilen her bir yayı gören merkez açının ölçüsüne 1 derece denir.
Bir tam çember yayının 400 eşit parçaya bölünmesiyle elde edilen her bir yayı gören merkez açının ölçüsüne 1 grad denir.
Bir çemberde yarıçap uzunluğundaki yayı gören merkez açının ölçüsüne 1 radyan denir. Çember yayının ölçüsü \ 2\pi radyandır ve radyanla çarpılarak bulunur.

Genellikle ayakkabı ve terlik yüzü yapılan, parlak ve dayanıklı bir kumaş...

Karamandola,  (Yunanca).
Tifin,
Karamandola (İng. prunella),
Genellikle ayakkabı ve terlik yüzü olarak kullanılan satene benzer dayanıklı kumaş çeşidi
Daha çok ayakkabı yüzü yapılan bir çeşit sağlam ve parlak kumaş. 
Bu kumaştan yapılmış. 
Daha çok ayakkabı yapılan bir çeşit sağlam ve parlak kumaş 

Yazı için kullanılan kağıt ya da deri ...

Ruka, 
(Rıka'-Ruka') Kısa mektub.
Üzerine yazı yazılan kâğıt veya deri parçası.
Dilekçe.
Yama.

Osmanlı devletinde kıdemsiz kapıkulu askerlerine verilen ad...

Karakullukçu,
En Kıdemsiz Yeniçeri Eri
Yeniçeri ocağı bölük ve ortalarında odaları ve odaya gelen konukların ayakkabılarını temizlemek, yemek kaplarını yıkamak ve benzeri işler görmekle yükümlü er.
İşçi, gündelikçi,

Yeniçeri, (Osmanlı Türkçesi: Yeni asker
Osmanlı Devleti’ nde askeri bir sınıf.
Orhan Gazi veya I. Murad dönemlerine dayandıran görüşler bulunmaktadır. Yeniçeriler, Padişah’ a bağlı Kapıkulu Ocakları’ nın piyade kısmıdır. Osmanlı Devleti’ nin sınırlarının genişlemesi ile, kuruluşundan bir süre sonra gayr-i müslim çocukların 8-18 yaşlarında alınarak müslüman bir asker yetiştirilmesi (devşirme) ile oluşturulmaya başlanmış, XVII. yüzyıldan itibaren tekrar müslümanlardan da Acemi Ocağı’na alım yapılmaya başlandı.

 Devletin ilk yüzyıllarında çok yararlı olan ve Türklerin Rumeliye yerleşmesinde etkili olan bu sistem, daha sonra bozulması ile değişik sorunları birlikte getirdi. Yeniçeri ocağı II. Mahmud tarafından 1826’ da kaldırıldı. Yeniçeriler barış zamanında İstanbul’ u korur, savaş zamanında Padişah’ ı korurlardı. Ayrıca devletin farklı bölgelerinde konumlanmış yeniçeri birlikleri de vardı.
Karakullukçu tabiri, hizmetlerinde bu­lundukları yeniçerilerin aynı zamanda kul adıyla anılmış olmasına dayanır. "Onlara hizmet eden" anlamında kullukçu ve yaptığı işin bir ayak hizmeti olması dola­yısıyla karakullukçu şeklinde adlandırı­lan bu görevlilerin ayrıca inzibat noktala­rında görev yaptıkları bilinmektedir. Bu hizmet zamanla Ön plana çıkarak asayiş ve güvenliği sağlayanları ifade eder bir anlam kazanmıştır.

Karakullukçuluk görevi muhtemelen Fâtih Sultan Mehmed zamanında ortaya çıkmıştır. Nitekim bu dönemde Yeniçeri Ocağfnin yeniden tanzimi sırasında her koğuşa aşçı. alemdar, vekilharç, odabaşı ve çorbacı gibi zabitler tayin edilirken her 100 nefer için acemi oğlanlarının ocağa alınanları arasından on karakullukçu ve­rilmiş, bunların da başına bir başkarakullukçu getirilmişti. Acemi oğlanlarından kapıya çıkan (bedergâh) neferlere "kara­kullukçu acemi oğlanı" denir.

Karakullukçular resmi günlerde başla­rına kavuk, sırtlarına kollu bir nevi cepken demek olan kırmızı renkte salta ile siyah nimten kullanılardı. Altlarına şalvar, dizlerine beyaz tozluk, ayaklarına da kırmızı yemeni gi­yerlerdi. Bellerine geçme pirinç levhalar­dan bir kemer bağlayıp saltaların sağ ta­rafını sarı ipek püsküllerle süslerlerdi. Başlarına giydikleri nefer kalafatı, adi bir kavuğa açık kahverenginde astar sarılmasıyla oluşmuş bir serpuştan ibaretti.


Üretilen mal değerlerinin iniş çıkışına göre saptanan ücret ödeme ölçümü...

Eşelmobil,  (Alm. Gleitende skala, Fr. Echelle mobile, İng. Sliding scale).
Ücret endekslemesi, 
Üretilen mal değerlerinin iniş çıkışına göre tespit edilen ücret ödeme düzeni.
Ücretli ve maaşlıları, hayat pahalılığı karşısında korumak amacıyla fiyat artışlarıyla doğru orantılı olarak artmasının sağlanmasıdır.


Değişken ücret sistemi. Oynak ücret, hareketli merdiven sistemi anlamına da gelir. 

Fiyat artışlarıyla birlikte ücretlerin de orantılı olarak artırılması prensibine dayanır. Gayesi, ücretlilerin satın alma gücünü muhafaza etmektir. Enflasyon artışı neticesinde meydana gelen ücret artışları, ücretlilerin satın alma gücünü azaltmaktadır.

Eşel mobil sistemi, otomatik ve yarı otomatik sistem olmak üzere ikiye ayrılır. Otomatik sistem, belli bir fiyat artışında ücretlerin de otomatik olarak aynı oranda artmasına dayanır. Artışlar altı aylık dönemlerde yapılır. Sene içinde vuku bulan böyle bir artış, mali yıl başında denkleştirilen bütçenin gelir-gider dengesini bozar. Giderlerin artarak bütçenin açıkla kapanmasına sebeb olur. Bu mahzuru ortadan kaldırmak için, bütçe hazırlanırken bütçe döneminde muhtemel (beklenen) fiyat artışları hesaba katılır. Ek gelir kaynakları tesbit edilerek, bütçe gelir-gider dengesi muhafaza edilmeye çalışılır.  

Otomatik eşel mobil sisteminin mahzurlarını ortadan kaldırmak için yarı otomatik sistem geliştirilmiştir. Ücretlerdeki artışların, fiyat artışlarından sonraki bütçe yılında yapılmasına dayanan bir sistemdir. Bunun yapılabilmesi için fiyat artışlarının mutlaka belli bir seviyeyi aşması gerekir. 

Bütün bunlara rağmen eşel mobil sisteminden iyi netice almak pek kolay değildir. Enflasyonun daha da artmaması için devlet gelirlerinin artırılması gerekir. Bu da yeni gelir kaynaklarının bulunmasını icap ettirir. Mümkün olmazsa karşılıksız para basma cihetine gidilir ki, bu da enflasyonu artırır. Eşel mobil sisteminin netîce verebilmesi için sadece ücret artışları kafi değildir. Bunun yanında asgarî geçim sınırının yâni asgarî ücretlerin tesbit edilmesi gerekir. Ayrıca alacak ve borçların anapara ve faiz yüzdelerinin enflasyona göre ayarlanması gerekir. Çünkü enflasyon paranın değerini düşürdüğünden, borç dengesi bozulur. Tasarruflar azalır, tüketim artar, bütçe açığı çoğalır, ödemeler dengesi bozulur.




































Kaynak; http://www.turkcebilgi.com/

İnsan şeklinde meyveleri olduğuna inanılan efsane ağaç ...


Vakvak Ağacı,
Ortaçağ Anadolu Türk mimarisinde kıvrım dal ve yapraklara eklenen insan veya hayvan başları ya da figürlerinden oluşan bir grup bezeme, bazı araştırmacılarca Şamanizm, eski Türk dini, on iki hayvanlı takvim, burç hayvanları veya Türk mitolojisinde yer alan hayvanlarla ilişkilendirilerek açıklanır. Ortaçağ Anadolu Türk sanatında 13. yüzyılın ortalarından itibaren yaygınlaşan bu bezemeler, Şamanizm, burç veya takvim hayvanlarıyla ilişkili olmayıp Vakvak adı verilen bir ağacın üsluplaştırılarak mimari bezemeye aktarılan örnekleridir. 

Hint Okyanusu’ ndaki adalardan biri olduğuna inanılan Vakvak Adası’ nda yetişen ve bulunduğu adaya adını da veren Vakvak Ağacı, dallarının uçları veya meyveleri insan ya da hayvan şeklinde olan ve vak vak şeklinde ses çıkaran efsanevi bir ağaçtır. 

Vakvak Ağacı’ndan gelişen ve mimari bezeme dışında kitap, seramik, maden, cam, ahşap, kumaş ve halı gibi diğer sanat dallarında da yaygın olarak kullanılan bu bezeme türünün bir üslup olduğu 16. yüzyıla ait bir kaynak tarafından da doğrulanır. Bu nedenle kıvrım dal ve yapraklara eklenen insan veya hayvan başları ya da figürlerden oluşan bu bezemeleri, Şamanizm, burç veya takvim hayvanlarıyla ilişkilendirilmek yerine bir bezeme üslubu olarak değerlendirilmek gerekir.

İslam Mitolojisi’ ne göre cehennemde bulunan, meyveleri insan kafası olan efsanevi bir ağaçtan adını alan “Vakvak Ağacı” aynı zamanda tarihsel bir olaya ismini vermiştir. 1656 yılında Sultanahmet' te bulunan çınar ağacına o kadar çok adam asılmış ki bu ağaca ‘şecere-i vakvak’, insanların bu ağaca asılmasıyla oluşan olaya da ‘vaka-i vakvakiye’ denmiştir.






















Kaynak; Yesevi Universitesinin yayınlarından alıntıdır.

Kısa paçalı pantolon ...


Kapri,
Capri,

Bermuda,


Capri pantolonlar (Kapriler, Kırpma pantolon) sıcak havalarda giyilir. Kadınlar tarafından çok popüler giyilen erkekler tarafından da giyilmektedir. Avrupa ve Latin Amerika ülkelerinde çok kullanılır.  Kadınlarda yaygın olarak kullaılan ve çok popüler olan bu pantolonlar aynı zamanda, özellikle de Avrupa ve Latin Amerika' nın pek çok ülkesinde de erkekler tarafından giyilir.

Capri pantolonlar, Avrupa moda tasarımcısı tarafından getirilmiş ve Sonja de Lennart 1948 yılında pantolon adı türetmiştir. 

İtalyan adasına, Capri 1950' lerin sonlarında ve 1960' ların başlarında popülerlik getirmiştir.  Amerikalı aktris Grace Kelly adada kapri giydiği ilk film yıldızları arasındadır.


Ufak kulaklı keçi ya da koyun ...


Doğu,
Ufak kulaklı keçi ya da koyun.
Kulaksız koyun ya da keçi. 

Çomu, 
Küçük kulaklı koyun veya keçi.

Yayınbalığı ...


Yayın balığı, 
Şaput, (Fırat ve Dicle ırmaklarında yaşayan yayınbalığı).
Pulsuz, büyük ağızlı ırmak balığı.
Gelebicin,
Galyanos, Gılyanus,
Yılanus, 
Çılpık, (Bir çeşit tatlı su balığı).
Kelebek, 
Atbalığı, (Su aygırı).
Karabalık,
Ağzıbüyük,

Yabancı kaynaklarda;
Wells,  Wels catfish,
Catfish, European catfish, Danube catfish,

Som isimleri ile bilinir.


Yayın balığı;
Vücut yapıları uzun ve az kısa, genelde yuvarlakça,silindirik ve kalın yapılıdırlar. Büyük yassı ve geniş başlı, geniş ağızlı, pulsuz, pütürsüz ve yumuşak bir deriye sahip, kulakları ile yüzme kesesi arasında çifte kemik zinciri bulunan, bir kemikli balıktır. Üst çenesinde dört kısa, alt çenesinde 4 uzun bıyık vardır. Gözleri birbirinden uzak ve küçüktür. Kuyruk yüzgeci yuvarlak, sırt yüzgeci küçüktür. Derin suları sever, ağır hareket eder. Kemikli balıkların en büyüğüdür.


Vücutları genel olarak pulsuz ve bazılarında pula benzeyen kemiğimsi sert plakalar bulunur. Bıyık yayınların en belirgin özelliklerinden biridir. Ağızda sıralar halinde dizilmiş ince pek çok diş bulunur. Beslenme alışkanlıkları türe göre farklılık gösterir. Bazı türleri bitkisel gıdalar, bazıları ise canlı balıklarla beslenir. Genel olarak dip balıklarıdırlar ve su dibinde yaşar.

Yayın balığının , ülkemizde Avrupa yayın balığı yada bayağı yayın balığı (Silurus glanis) ve mezopotamya yayın balığı (Silurus triostegus) olmak üzere iki türü bulunur.

Avrupa yayın balığı yada bayağı yayın balığı (Silurus glanis), 3 metre boy ve 300 kilogram ağırlığa ulaşabilen, eti kılçıksız ve çok lezzetli, ticari değeri yüksek bir balıktır. Yayın balığı uzun ömürlü olup yüz sene kadar yaşayabilir. Oksijensizliğe dayanıklıdır. Ilık su balığı olmasına rağmen düşük sıcaklıklarda da hızlı gelişir. Sürü halinde dolaşmaz, sakin sulardan hoşlanır. Gün boyunca yatağında saklanır ve gece olunca sığ kesimlerde avlanır. Su sıcaklığının azaldığı dönemlerde, çukur kısımlarda kışı geçirir. Bayağı yayın balığının dişisi kilo başına 30.000 yumurta üretir. Türkiye'de de büyük ırmaklarda ve baraj göllerinde bulunur.

Mezopotamya yayın balığı (Silurus triostegus), Mezopotamya bölgesinde, yani Suriye, Irak, Iran ve Türkiyede bulunur. Mezopotamya yayınların üreme zamanları mayıs, haziran ve temmuz aylarındadır.

Yayın balığı genellikle balıkla beslenir, ama solucan, sülük, böcek ve yengeç de yer. Belli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra, kurbağa, fare, sıçan, ördek ve su kıyısında yaşayan kuş türleriyle de beslenir.

Fırat ve Dicle ırmaklarında yaşayan yayınbalığı ...

Şaput,
Fırat ve Dicle ırmaklarında yaşayan yayınbalığı, 

Yayın balığı, 
Pulsuz, büyük ağızlı ırmak balığı.
Gelebicin,
Galyanos, Gılyanus,
Yılanus, 
Çılpık, (Bir çeşit tatlı su balığı).
Kelebek, 
Atbalığı, (Su aygırı).
Karabalık,
Ağzıbüyük,

Yabancı kaynaklarda;
Wells,  Wels catfish,
Catfish, European catfish, Danube catfish,
Som isimleri ile bilinir.

Yayın balığı;
Vücut yapıları uzun ve az kısa, genelde yuvarlakça,silindirik ve kalın yapılıdırlar. Büyük yassı ve geniş başlı, geniş ağızlı, pulsuz, pütürsüz ve yumuşak bir deriye sahip, kulakları ile yüzme kesesi arasında çifte kemik zinciri bulunan, bir kemikli balıktır. Üst çenesinde dört kısa, alt çenesinde 4 uzun bıyık vardır. Gözleri birbirinden uzak ve küçüktür. Kuyruk yüzgeci yuvarlak, sırt yüzgeci küçüktür. Derin suları sever, ağır hareket eder. Kemikli balıkların en büyüğüdür.


Vücutları genel olarak pulsuz ve bazılarında pula benzeyen kemiğimsi sert plakalar bulunur. Bıyık yayınların en belirgin özelliklerinden biridir. Ağızda sıralar halinde dizilmiş ince pek çok diş bulunur. Beslenme alışkanlıkları türe göre farklılık gösterir. Bazı türleri bitkisel gıdalar, bazıları ise canlı balıklarla beslenir. Genel olarak dip balıklarıdırlar ve su dibinde yaşar.

Yayın balığının , ülkemizde Avrupa yayın balığı yada bayağı yayın balığı (Silurus glanis) ve mezopotamya yayın balığı (Silurus triostegus) olmak üzere iki türü bulunur.

Avrupa yayın balığı yada bayağı yayın balığı (Silurus glanis), 3 metre boy ve 300 kilogram ağırlığa ulaşabilen, eti kılçıksız ve çok lezzetli, ticari değeri yüksek bir balıktır. Yayın balığı uzun ömürlü olup yüz sene kadar yaşayabilir. Oksijensizliğe dayanıklıdır. Ilık su balığı olmasına rağmen düşük sıcaklıklarda da hızlı gelişir. Sürü halinde dolaşmaz, sakin sulardan hoşlanır. Gün boyunca yatağında saklanır ve gece olunca sığ kesimlerde avlanır. Su sıcaklığının azaldığı dönemlerde, çukur kısımlarda kışı geçirir. Bayağı yayın balığının dişisi kilo başına 30.000 yumurta üretir. Türkiye'de de büyük ırmaklarda ve baraj göllerinde bulunur.

Mezopotamya yayın balığı (Silurus triostegus), Mezopotamya bölgesinde, yani Suriye, Irak, İran ve Türkiye' de bulunur. Mezopotamya yayınların üreme zamanları mayıs, haziran ve temmuz aylarındadır.

Yayın balığı genellikle balıkla beslenir, ama solucan, sülük, böcek ve yengeç de yer. Belli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra, kurbağa, fare, sıçan, ördek ve su kıyısında yaşayan kuş türleriyle de beslenir.

Japon kökenli bir tür zincirli topuz ... .

Nunçaku, (mınçıka), 
Nunçhaku, 
Japonya' nın Okinawa adasının geleneksel savunma sanatı olan Okinawa Ko-bujutsu' nda kullanılan silah.   Çin' den Okinawa' ya geçtiği düşünülmektedir. Enter The Dragon (Ejder Kalesi) filminde Bruce Lee tarafından kullanılmasıyla popüler olmuştur. Çince' de shuāng jié gùn, liǎng jié gùn; èr jié gùn olarak Türkiye'de halk arasında "mınçıka", "mınçuka" ve "sallama" gibi kullanımlarla tanınan ancak İngilizce ve diğer batı dillerinde nunçhaku, nunçuk veya çaks şeklinde değişik isimlerle bilinen Kobuda silahlarından biri olan savaş sanatları aleti. 

Aralarında zincir veya ip olan iki kısa sopadan oluşur. Diğer Kobudo silahları arasında, tonfa, bo, sai, eiku, tekko, tinbe, roçin, surucin ve kama yer alır. Sansetsukon nunçhakuya çok benzemekle birlikte iki sopa yerine üç sopalıdır.

Nunçhaku'nun kökenleri kesin olarak bilinmemekle birlikte büyük bir ihtimalle Çin' de icat edildiği düşünülmektedir. Pirinci çapağından ayırmakta kullanıldığı şeklinde yaygın bir inanış bulunmaktadır.

Diğer bir inanışa göre ise tarım amaçlı değil Satsuma beyliğinde 17. yüzyılda silahları kısıtlayıcı politikası sırasında bir savaş sanatçısı tarafından silah olarak geliştirilmiş olan üç sopalı Sansetsukon zamanla ortaya çıkmıştır ancak genellikle savaş sanatçıları tarafından sınırlı bir alet olarak kabul edilmektedir.

Nunçhaku sopanın uzunluğuna ve kılıcın keskinlik avantajına sahip olmayan ve aynı zamanda kullanıcının usta olmayışı durumunda kendisine zarar verebilecek bir alettir.

Nunçhaku taşımak Kanada, Almanya, Norveç, İspanya ve İngiltere gibi ülkelerde yasal değildir. Amerika Birleşik Devletlerinin bazı eyaletlerinde yasal olmakla birlikte New York, California ve Massachusetts gibi eyaletlerde yasal değildir.








Kaynakça;
http://tr.wikipedia.org/wiki/

Popüler Yayınlar

Yeni içerikler için takip edin!