Toplumsal gerçekliği yansıtan şiirlerini “Boyundan Utan Darağacı”, “Halk Çağı”, “Şiir Sıcağı” gibi yapıtlarında toplamış şairimiz...

Ali Yüce, (d. 1928) Türk şair ve araştırmacı. 

Ali Yüce, toplumcu gerçekçi bir şairdir. Şiirlerinde, yaşadığı çevreyi, içinden geldiği toplumun dertlerini, acılarını,  umut ve özlemlerini, itilip kakılmışlıklarını sorumlu bir aydın duyarlılığıyla dile getirir.

1928'de Hatay’ın Yayladağ ilçesi Hisarcık köyünde doğdu. 1951'de Düziçi Köy Enstitüsü’nü bitirdikten sonra Anadolu’nun çeşitli köylerinde ilkokul öğretmenliği yaptı. 1961'de yeterlik sınavlarını dışardan vererek Gazi Eğitim Enstitüsü İngilizce Bölümü’nden diploma aldı. Çeşitli liselerde İngilizce öğretmenliğiyle eğitim alanındaki hizmetini sürdürdü. İlk şiiri 1956’da Yücel dergisinde yayınlandı. Daha sonraki şiirleri Yeditepe, Türk Dili, Soyut, Sanat Rehberi dergilerinde çıktı. İlk şiirlerinde İkinci Yeni'ye başarısız öykünmeler görülür. Özellikle Edip Cansever etkisindeki bu şiirde, benzeşme, niteleme, tamlama bolluğu, aşırı soyutlamalar ve dil oyunları, aşırı bir konuşkanlık etkin. Olgunluk dönemi şiirlerinde ise Metin Eloğlu ve Can Yücel şiirinin bazı özellikleri dikkat çeker. Sözcüklerin yan yana dizilmesiyle izlenimler yaratma diye tanımlanabilecek ilginç bir teknik kullanır. İlginç ritimler, konuşma dili ve sesleniş özellikleri kullanarak şiirini geliştirdi. Yaşadığı çevreyi, toplumsal sorunları yansıtan, yer yer taşlamaya yönelen, yergi ve eleştirinin ağır bastığı toplumcu şiirleriyle tanındı.


İlk şiiri 1956’da Yücel dergisinde yayımlanan Yüce'nin daha sonraki şiirleri Yeditepe, Türk Dili, Soyut, Sanat Rehberi dergilerinde çıkmıştır. Yüce, çocuklar için de şiirler yazmıştır.

Toplum gerçeklerini etkin bir eğleni anlatımı ve İkinci Yeni tekniği ile veren şairin ilk kitabı Şiirin Dili, Yapısı, İşlevi (1975) Antakya'da verdiği bir konferansın metnidir ve daha çok kendi yazdığı şiirlerin açıklanmasına yöneliktir. Şairin ilk şiirlerinin Edip Cansever etkisinde olduğu ve bu şiirlerde, benzeşme, niteleme, tamlama bolluğu, aşırı soyutlamalar ve dil oyunları, aşırı bir konuşkanlık etkin olduğu gözlenmektedir. Olgunluk dönemi şiirlerinde ise Metin Eloğlu ve Can Yücel şiirinin etkin olduğu dikkat çekmektedir. Şair bu döneminde sözcüklerin yan yana dizilmesiyle izlenimler yaratma diye tanımlanabilecek bir teknik kullanır. Bu evresinde şair farklı ritimler, konuşma dili ve sesleniş özellikleri kullanarak şiirini geliştirmiştir.

Şair, genellikle yaşadığı çevreyi, toplumsal sorunları yansıtan, yer yer taşlamaya yönelen, yergi ve eleştirinin ağır bastığı toplumcu şiirleriyle tanınır.
1977’de Antakya Ticaret Lisesi’nde İngilizce öğretmeni iken emekliye ayrılmıştır. Ölüm tarihini kendisinden dinlersek; Güzeli görür ölürüz, çirkini görür, ölürüz. Şu koca dünyada bizi birkaç kez öldüren öyle görünümler, olaylar var ki… Bütün acıları kendi acısı, bütün yaraları kendi yarası bilen insanlar, yaşamları boyunca sayısız ölümlerle ölürler. O herkesin bildiği ölüm geldiğinde Azrail’e yapacak bir şey kalmaz pek. Şöyle formalite gereği uğramıştır işte. Evet ömür boyu sayısız ölümlerle ölürüz; ama bunların tarihlerini sormayın bize lütfen; çünkü bilemeyiz.

Eserleri;
Şiirleri;
Boyundan Utan Darağacı (1976 - Halk Çağı (1981)- Ortadoğu Şiirleri (1983)- Şiir Sıcağı (1984) - Anamı Arıyorum (1985)- Antakya Çarşıları (1986)- Şiir Tufanı (1989)- Taş Tanrılar (1990)- Asılacak Kitap (1991) - Çocuklar İnsan Tomurcukları (1991)- Yunuslama (1991) - Havalı Meryem (1994) -Sevgim Servetimdir (1997) - Yunuslama (1991) - Uzaya Giden Uçurtma .
İnceleme; Şiirin Dili,Yapısı, İşlevi (1975)
Roman; Kendi özyaşamını konu edindiği Şeytanistan (1976), 12 Eylül’ü üstü kapalı anlatan Siskent .

Aldığı ödüller;
1980 Nevzat Üstün Şiir Ödülü Halk Çağı ile
1982 Yeditepe Şiir Armağanı Halk Çağı ile
1982 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü Halk Çağı ile
1985 Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü
1994 Olmaca adlı şiiri ile Palermo Akdeniz Şiir Ödülü (İtalya)
1996 Kültür Merkezi Emeğe Saygı Ödülü,
1997 Damar Edebiyat Emek Ödülü.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ